<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Jeomorfoloji arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/category/jeomorfoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/category/jeomorfoloji</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 May 2022 11:48:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Süper Volkanların Kıyısında Ölümle Dans Eden İnsanoğlu</title>
		<link>https://utopikdunya.com/super-volkanlarin-kiyisinda-olumle-dans-eden-insanoglu.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/super-volkanlarin-kiyisinda-olumle-dans-eden-insanoglu.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 17:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Jeomorfoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Naples gulf]]></category>
		<category><![CDATA[süper volkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[supervolcano]]></category>
		<category><![CDATA[Toba supervolcano]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[Yellowstone]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm bu koşuşturmacanın içerisinde durmaya vakit bulduğumda fark ettiğim en büyük gerçeklik; daima ölüm olmuştur. İnsanı diğer yaşayan canlılardan ayrı kılan en büyük özelliği bu sanırım: Öleceğinin farkında olması! Bir çoğumuz bunu fark etmeyi haklı olarak reddediyor. Zira bu farkındalık bizi çıldırışa götürür. Gelin bugün bir coğrafi olguyla ölüme ne denli yakın olduğumuzu anlatalım: Süper...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/super-volkanlarin-kiyisinda-olumle-dans-eden-insanoglu.html">Süper Volkanların Kıyısında Ölümle Dans Eden İnsanoğlu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm bu koşuşturmacanın içerisinde durmaya vakit bulduğumda fark ettiğim en büyük gerçeklik; daima ölüm olmuştur. İnsanı diğer yaşayan canlılardan ayrı kılan en büyük özelliği bu sanırım: Öleceğinin farkında olması! Bir çoğumuz bunu fark etmeyi haklı olarak reddediyor. Zira bu farkındalık bizi çıldırışa götürür. Gelin bugün bir coğrafi olguyla ölüme ne denli yakın olduğumuzu anlatalım: Süper Volkanlar</p>
<figure style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="irc_mi" src="http://i.on5yirmi5.com/image/2012/04/25/271250.gif" alt="yer katmanları ile ilgili görsel sonucu" width="500" height="280" /><figcaption class="wp-caption-text">Yer katmanları</figcaption></figure>
<p>10.000 °C&#8217;ye dayanan zirkonyum kristallerinde yaptığımız yaşlandırma yöntemi sayesinde gezegenimizin en az 4.5 milyar yaşında olduğunu öğrendik. Milyarlarca yıl önce dünyamız gaz ve toz bulutlarının dönerek sıkışması ve soğumaya başlamasıyla meydana geldi. Bu dönerek soğuma sonucunda yüzeyde bir kabuk oluştu. Ancak hala kabuğun altında binlerce derecelik sıcaklığa sahip bir lav denizi bulunmakta.</p>
<p>Bu lav denizi, üzerinde yürüdüğümüz kabuğun altında konveksiyonel (yükselim-alçalım) hareketler gerçekleştiriyor. Yani 6000°C sıcaklığa sahip çekirdeğin etkisiyle ısınan magma yükseliyor ve yer kabuğuna alttan çarpıyor. Çatlak bulduğu yerden de yer kabuğunda yüzeye çıkıyor. Ki biz lavın bu çıkış olayına <strong>volkanizma</strong> diyoruz.<img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://4.bp.blogspot.com/-cIlt-eaEjls/UrtEavx5OZI/AAAAAAAABKo/paYP27Oma4U/s1600/konveksiyonel+ak%C4%B1m.jpg" alt="magma konveksiyonel akım ile ilgili görsel sonucu" width="528" height="298" /></p>
<p>Çıkan lavın asidik ve bazik karakterine göre volkanizma bazen patlayarak bazen yavaş yavaş akarak çıkıyor. Düşünün kabuğun altından 2000°C ile 5000°C arasında değişen eriyik lav yer kabuğu çatlaklarından çıkış yapıyor. Bu Volkanlar, patlama yaparken lav çıkışının yanında beraberinde kül, volkan taşı, volkan bombası, tüf gibi piroklastik malzemeler ile kükürt gibi zehirli gazları da kabuğun altından çıkarıyor.</p>
<p>Yeryüzündeki birçok insan bu devasa olayın küçük versiyonlarından haberdar. Oysa esas tehlikeden çoğumuz habersiz. Tüm insanlığın sonunu getirecek bir felaket altımızda kış uykusuna yatmış vaziyette: <strong>Süper volkanlar<img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://www.thetimes.co.uk/imageserver/image/methode%2Ftimes%2Fprod%2Fweb%2Fbin%2Ffd90fd64-d523-11e7-9825-214165100f73.jpg?crop=1219%2C686%2C32%2C108&amp;resize=685" alt="supervolcano yellowstone ile ilgili görsel sonucu" width="685" height="385" /></strong></p>
<p>Süper volkanların büyüklüğünü anlatmak için şöyle bir örnek verelim: Tüm Napoli körfezinin yahut Kuzey Amerika&#8217;nın büyük kısmını kaplayan Yellow Stone sahasının tümden patladığını düşünün! Dürüst olmak gerekirse bunlar benzetmeden ziyade gelecekte dünyamızın yaşayacağı süper volkan aktiviteleridir.</p>
<figure style="width: 329px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://i0.wp.com/www.thelibertybeacon.com/wp-content/uploads/2014/04/eruption.png" alt="supervolcano yellowstone ile ilgili görsel sonucu" width="329" height="247" /><figcaption class="wp-caption-text">Yellowstone süpervolkanının patlama sonucu muhtemel yayılım alanı</figcaption></figure>
<figure style="width: 381px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://www.pbs.org/wgbh/nova/next/wp-content/uploads/2017/10/yellowstone.jpg" alt="supervolcano yellowstone ile ilgili görsel sonucu" width="381" height="214" /><figcaption class="wp-caption-text">Yellowstone</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure style="width: 268px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://www.porchester.notts.sch.uk/.a/6a00d83513e5a153ef01a511cec585970c-800wi" alt="İlgili resim" width="268" height="293" /><figcaption class="wp-caption-text">İtalya Napoli körfezindeki volkanlar</figcaption></figure>
<figure style="width: 419px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://static01.nyt.com/images/2012/07/22/travel/22JOURNEYS1_SPAN/22JOURNEYS1-jumbo.jpg" alt="ıtaly volcano ile ilgili görsel sonucu" width="419" height="263" /><figcaption class="wp-caption-text">Etna volkanik dağı</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıdaki görseller üzerinden durumun vehametini anlatalım:</p>
<blockquote><p>İtalya Vezuv, Etna gibi aktif yanardağların bulunduğu Napoli körfezinde esas tehlike bu aktif volkanlar değil. Körfezin tamamı bir süper volkan! Tüm körfezin patladığını düşünün! Ortaya çıkacak enerjiden oluşacak depremi! Depremin Akdeniz&#8217;de yaratabileceği Tsunamiyi! Tüm körfezin patlamasıyla çıkacak zehirli gazları! Patlamayla çıkacak lavları! Ve daha da kötüsü patlamayla çıkacak külleri!</p>
<p>Tüm dünyanın külle kaplanma ihtimalinden bahsediyorum. Güneşi yıllarca görememe ihtimalinden! Güneşi göremeyen bitkiler fotosentez yapamayınca besin üretilemeyeceğinden. Tarım yapamayacak insanın karşılaşacağı kıtlıktan!</p>
<p>Tüm patlamadan bir kısmımız sağ kurtulsa da geride kalanların karşılaşacağı büyük bir felaket daha var! Tüm küller atmosferi kapattığında dünyamız mini bir buzul devri yaşayacak! Büyük ihtimalle insan soyu yok olma noktasına gelecek. Aynı durum Yellowstone için de geçerli. Bizden binlerce km ötede Amerika kıtasında onlar düşünsün diyebilirsiniz. Ancak durum öyle değil. Mini buzul devri, fotosentez yapamayan bitkiler, besin üretiminin durması, kıtlık ve yok oluş..</p></blockquote>
<figure style="width: 578px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-92a42cbeedf4dcf98eda238d2ddf16fc" alt="İlgili resim" width="578" height="321" /><figcaption class="wp-caption-text">Toba patlaması sonrası yaşanmış mini buzul devrinin tasviri</figcaption></figure>
<p>Tüm bu anlattıklarım bir bilim kurgu gibi gelebilir bazılarınıza. Ancak günümüzden 75 bin yıl önce <strong>Endonezya Toba&#8217;da</strong> son 25 milyon yılın en şiddetli volkan patlaması yaşandı: Bir <strong>süper volkan patlaması!</strong> Peki ya sonuç?</p>
<blockquote><p>Patlama sırasında çıkan enerji ile deprem yaşandı. Deprem sonucu adaları tsunami vurdu. Kilometrelerce uzaklıktaki Hindistan yarımadasının tamamı 15 cm kalınlığında kül tabakası ile kaplandı. Atmosfere milyarlarca ton sülfürik asit yayıldı. Patlama esnasında önce bütün dünyada sıcaklıklar 9°C kadar arttı. Ancak atmosfere yayılan partiküller güneş ışığının dünyaya gelişini engellediği için mini bir buzul çağı yaşandı.</p>
<figure style="width: 358px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://images.slideplayer.com/13/3835679/slides/slide_5.jpg" alt="İlgili resim" width="358" height="268" /><figcaption class="wp-caption-text">74 bin yıl önceki Toba süper volkanının etkileri</figcaption></figure>
<figure style="width: 364px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://media.npr.org/assets/img/2012/10/22/volcano-2_wide-18a680c0255b89f67b32100af5a56ea48e4bad61.jpg?s=1400" alt="İlgili resim" width="364" height="204" /><figcaption class="wp-caption-text">Toba süper volkanının diğer volkanlara kıyasla etkileme alanı</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşin en enteresan tarafı Dünya üzerinde yaşayan insan sayısı 1000 ile 10000 kişiye kadar düştü. Tüm genetik birikimimiz yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu yüzden bugünkü 7.5 milyar insan nüfusu bu 1000 kişiden türediği için insanlar birbirine çok yakın akrabalar haline döndü. Bu yüzden benzerliğimiz oldukça fazla çünkü Süper volkan faciasından sonra bütün genetik birikimimiz neredeyse yok oluyordu. Geriye kalan çok az sayıdaki insandan yayılarak genişledik ve bugün ki 7.5 milyar nüfusu kazandık. Zaten bu kadar yakın akraba olduğumuz bir dünyada bu kadar bölünmüşlüğün olması bana daima tuhaf gelmiştir.</p></blockquote>
<p>Geride olanlara bakıyorum ve sahip olduğum coğrafi bilgi ile gelecekte olabilme ihtimali olan senaryoları düşünüyorum. Kurduğumuz medeniyete, bizi koruyacağını düşündüğümüz o teknolojiye. Sonra yuvamız olan Dünya&#8217;nın sahip olduğu enerjiyi ve zamanı geldiğinde gerçekleştireceği yıkımı düşünüyorum. Doğaya hükmedebileceğine zanneden insanoğlu! Bir süper volkanı önleyebilme ihtimalimizin olmadığının farkında olmayan insanoğlu! Ne kadar da çocuksu&#8230;</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://www.xn--aciokullar-6ub.com/blog/wp-content/uploads/2016/03/k%C3%BClt%C3%BCr-medeniyet-cemil-meri%C3%A7-yaz%C4%B1-deneme-1508x706_c.jpg" alt="medeniyet ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="413" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>VOLKAN BARTIK       </strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/super-volkanlarin-kiyisinda-olumle-dans-eden-insanoglu.html">Süper Volkanların Kıyısında Ölümle Dans Eden İnsanoğlu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/super-volkanlarin-kiyisinda-olumle-dans-eden-insanoglu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</title>
		<link>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 16:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Jeomorfoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kartografya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Aborjinler]]></category>
		<category><![CDATA[Cultural geography]]></category>
		<category><![CDATA[Didgeridoo]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Native people of Australia]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel kültürler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tek bir kıta, tek bir devlet, tek bir halk, tek bir dil. Benzeri olmayan bir bileşim bu. Buna karşılık ülkenin yüzey şekilleri de o kadar çeşitli; kuzeydeki balta girmemiş tropik yağmur ormanlarından, ortadaki savan ve çöller bölgesine, oradan da güney ve doğudaki verimli kıyılara kadar her şey var. Antik çağın ünlü coğrafyacı Ptolemaios, daha İS...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html">TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek bir kıta, tek bir devlet, tek bir halk, tek bir dil. Benzeri olmayan bir bileşim bu. Buna karşılık ülkenin yüzey şekilleri de o kadar çeşitli; kuzeydeki balta girmemiş tropik yağmur ormanlarından, ortadaki savan ve çöller bölgesine, oradan da güney ve doğudaki verimli kıyılara kadar her şey var.</p>
<p>Antik çağın ünlü coğrafyacı Ptolemaios, daha İS 2. yüzyılda güneyde bulunduğu sanılan dev kıtayı &#8221;terra australis&#8221;, yani güney ülkesi diye adlandırmış. Kimsenin bilmediği bu ülkeyle ilgili pek çok gizemli öykü dolaşırmış ortalarda. Oraya ilk kez 17. yüzyılın başında Hollandalılar gitmişler; hem kuzey, hem de batı kıyılarına. Ama buralara Yeni Hollanda adını verdikten sonra pek ilgilenmemişler. İngiltere Kralı 2.James&#8217;in emrindeki  William Dampier&#8217;in 1688&#8217;de Batı Avustralya&#8217;nın açıklarında yer alan ve daha sonra onun adıyla anılan takımadaya ayak basmasından sonra İngilizler de Hollandalılar&#8217;dan çok farklı davranmamışlar. 1770&#8217;te James Cook onu İngiltere adına işgal edip öteden beri söylenegeldiği gibi dev bir kıta olmadığını ortaya koyuncaya kadar Güney ülkesi yaklaşık yüz yıllık bir unutulmuşluğa gömülmüş. Bundan sonra da, ama bu kez daha kısa bir süre için, yeniden kimse onunla ilgilenmemiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure style="width: 607px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://www.australia.com/content/australia/en_us/facts-and-planning/useful-tips/time-zones/_jcr_content/image.adapt.584.HIGH.jpg" alt="australia cities ile ilgili görsel sonucu" width="607" height="341" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Modern Avustralya</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın modern dünya tarafından keşfedilişi (Avrupalılar burayı keşfettiğini iddia etse de orada yaşayan Aborjin halkı Güney topraklarının gerçek sahibidir) Amerikalılar&#8217;ın bağımsızlık savaşının sonunda İngiliz kolonicileri ülkeleri kovmasından sonraya rastlıyor. Çünkü İngiliz egemenliğinin kaldırıldığı 1781&#8217;e kadar Amerika, Londra yargıçlarının sürgün cezasına çarptırdığı kişilerin gönderildiği yermiş. Bu tarihten sonra bu uygulama sürdürülemez olunca, yeni bir yer aranmış ve hükümlüler 1788&#8217;den sonra Avustralya&#8217;ya gönderilmiş. Böylece Avustralya yasadışı kişilerin yaşadığı ve kendilerine göre yeni bir düzen kurdukları ülke olarak tarihine başlamış. Yeryüzünde çoğu sularla kaplı yarıkürede bulunan ve hala oldukça az bir nüfusa sahip olan bu kıta bugün de uygarlıktan kaçan, ama tümüyle de vazgeçemeyen pek çok insana sığınak olmayı sürdürüyor. Kıtanın iç bölgeleri hala ilk göçmenlerin öncü ruhunun sürdürülebileceği koşullara sahip. Canberra, Sidney, Melbourne, Brisbane, Adelaide yahut Perth ise çağdaş insana yaşamı için gerekli kentsel nimetleri sunuyor.</p>
<p>Ülkenin içlerinde kıtanın göbeği olarak anılan Ayers kayası bulunuyor; bu yeryüzünün tek parçadan oluşan en büyük kayasıdır. Avustralyalılar bu kumtaşı kütlesine ülkelerinin &#8221;kırmızı yüreği&#8221; olarak da adlandırıyorlar. Bu ad kayanın renginden geliyor; sanki Güneş&#8217;in içinden çıkarılmış gibi bazen kan kırmızısı bir renk alıyor, bazen de mora çalıyor. İnsanları şaşırtıcı ışık oyunları yapmaktan da geri kalmıyor.</p>
<figure style="width: 882px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://s27688.pcdn.co/wp-content/uploads/2013/08/canstockphoto1830254.jpg" alt="ayers rock australia ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="521" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Avustralya&#8217;nın kızıl kalbi Uluru kayalıkları</strong> </em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın ortasında 348 metre yüksekliğinde bu kaya parçası yaklaşık 600 milyon yıldır durmakta. Üstüne tırmanmak için bir tek yol var,o da ancak iplerle bağlanarak kullanılabiliyor. Yukarı çıkmayı göze alanlar ise görkemli bir görüntüyle ödüllendiriliyorlar. Bunu yapmayanlar, 3.5 km uzunluğundaki çevresinde bir keşif gezisine çıkıyorlar. Bu da az ilginç değil, çünkü en eski çağlardan beri kayanın orasında burasında kovuklar, mağaralar açılmış; bunların içinde yaşayan Avustralya yerlileri de mitolojik öykülerinin izlerini kaya resimleri olarak duvarlarda bırakmışlar.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://s1.at.atcdn.net/wp-content/uploads/2013/08/mount-borradaile-art-5.jpg" alt="ayers rock australia native paint ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="515" /></p>
<p>Bilim dünyası hala yerlilerin yaratılış efsanesi olarak kabul ettikleri bu çizimlerin anlamını çözmekte zorlanıyor. Bazısı 30 bin yıldan eski olan bu resimleri yapanlar röntgen resimlerini biliyor olmalılar, çünkü resmini yaptıkları hayvanları iç organlarıyla birlikte göstermişler.</p>
<figure style="width: 764px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://galeri7.uludagsozluk.com/211/seks-futbol-din-ucgeninden-cikamayan-basliklar_301570.jpg" alt="İlgili resim" width="764" height="548" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>&#8221;Hepimiz bu mekana ve bu zamana gelen birer ziyaretçiyiz. Hepimiz sadece buradan geçmek için geldik. Buradaki amacımız gözlemlemek, öğrenmek, büyümek ve sevmektir&#8230; ve sonra yuvamıza geri döneceğiz.&#8221; Aborjin atasözü&#8230;</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın iç bölgelerinde özellikle de Kuzey toprakları Queenslanda ve Batı Avustralya&#8217;nın ıssız yörelerinde bugün bile yerliler var ve bunlar uygarlığı benimsemeyerek Taş çağındaki yaşama biçimlerini sürdürüyorlar. Kendi dillerinde ULURU adını verdikleri AYERS KAYASI&#8217;nı kutsal sayıyorlar.<strong> Dinleri, insanlarla tüm canlı doğa arasında ruhsal bir bağ olduğu inancına dayanıyor.</strong></p>
<figure style="width: 496px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://aboriginalhistoryandculture.weebly.com/uploads/1/3/8/4/13849102/1955987.jpg?352" alt="aboriginal australians folk ile ilgili görsel sonucu" width="496" height="318" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Aborjinlerin yerel çalgısı Didgeridoo</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya yerliler kendilerine ayrılan bölgelerde kabileler halinde yaşıyorlar. Ama artık giysisi olmadan çıplak dolaşan, kollarında, göğüslerinde, sırtlarında süs olarak yaralar açan, bumerangla kanguru yahut emu avlayanların sayısı birkaç bini geçmiyor. 18.yüzyılda İngilizler buraya geldiği zaman, 40 bin yıl önce Asya&#8217;yla Avustralyaa arasında var olan kara bağlantısı üzerinden geldikleri sanılan YERLİLER&#8217;in sayısı yaklaşık 400 bin kadarmış.</p>
<p><em><strong>Didgeralia müziğinden bir örnek:</strong></em></p>
<p><iframe title="David Hudson - DIDGERALIA - Trekking" width="1300" height="975" src="https://www.youtube.com/embed/51cZAVEguHk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Bugün bu sayı 150 bin dolayında. Ayers kayasında ya da ondan biraz ilerideki başka bir kumtaşı oluşumu olan OLGALAR&#8217;da en eski Yerlilerden biriyle karşılaşabilirsiniz.</p>
<figure style="width: 882px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://d3e3l1b1bn3qs1.cloudfront.net/uploads/content/blog_image/14/blogImage_mercan.png" alt="İlgili resim" width="882" height="463" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Mercanlar</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya kıtasının Ayers kayası gibi  görülecek pek çok ilginç yeri var. Büyük set resifi de yeryüzünde eşi bulunamayan oluşumlardan biri ve dünyanın en uzun mercan birikintisi. Avustralya&#8217;nın batı kıyısındaki Queensland açıklarında, Büyük okyanusun güneyinde yer alan Büyük Set Resifinin uzunluğu 2000 km. Resifle kıyı arasında 600 ada ve adacık bulunmaktadır.</p>
<figure style="width: 770px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://www.yachtturkiye.com/wp-content/uploads/2016/07/ThinkstockPhotos-533909304-770x375.jpg" alt="mercan resifleri ile ilgili görsel sonucu" width="770" height="375" /><figcaption class="wp-caption-text"><strong><em>Büyük mercan set resifi</em> </strong></figcaption></figure>
<p>Bunların her biri palmiyelerle çevrili koyları görülmemiş tropik bitkileriyle donanmış durumdadır.  Bu topografyada dolaştığınızda Tabiat nedir gerçek anlamda anlayacağınızdan şüpheniz olmasın. Yeryüzünün laser ışınları ve sesten hızlı uçaklarla küçücük bir hale gelmediğini anlıyorsunuz; onun bütün büyüklüğünü duyumsuyor, henüz sonu yazılmamış olan varoluş hikayesinin bir parçasını okuyabiliyorsunuz. Uygarlık sona erdiği zaman geride kalacak olan insan soyu bunu daha iyi anlayacak.</p>
<figure id="attachment_1213" aria-describedby="caption-attachment-1213" style="width: 403px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo.png"><img decoding="async" class="wp-image-1213" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-300x287.png" alt="" width="403" height="386" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-300x287.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-400x383.png 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo.png 600w" sizes="(max-width: 403px) 100vw, 403px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1213" class="wp-caption-text"><em><strong>Avustralya nüfüsunun kıta üzerinde dağıldığı alanlar genelde kıyı sahalarıdır. Çünkü ülkenin ortasını geniş bir çöl sahası kaplamaktadır.</strong></em></figcaption></figure>
<p>Ama günümüz insanı bu beyaz kıtada bir katliam gerçekleştirmektedir. Buldozerler ne zaman iç bölgelerden birinde yeni bulunan bir doğal kaynağı çıkarmak için çalışmalaya başlarsa Yerliler ya oradan çekilmekte yahut geride kalan çöplüklerde baş düşmanları olan alkolün tutsağı olarak sürünmek zorunda kalıyorlar. (Beyazlar Aborjinleri alkole alıştırarak uyuşturdukları toplumu talan ettiler) Doğayı hiçbir zaman kendi özel malı olarak görmemiş bu küçük topluluk, Homo Novus&#8217;un yani YENİ İNSAN&#8217;ın sahiplenme tutkusu karşısında yenik düşüyor. Acaba bu yüzden mi 25 milyonluk toplam Avustralya nüfusunun yalnızca %3&#8217;ünü oluşturuyor?</p>
<p>Yazıyı C.C. Bergius&#8217;un sözleriyle sona erdirmek istiyorum:</p>
<blockquote><p>Yoksul olmalarına ve kendilerini çok zor besleyebilmelerine karşın, Avustralya Yerlileri ne kavgayı ne de savaşı biliyorlar. En sıkışık zamanlarda bile bir kabilenin aklına başka bir kabilenin bölgesinde yiyecek aramak gelmez. Bunu beyazlar gelip onları av hayvanı gibi izlemeye başladıkları zaman bile yapmadılar.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>BU MAKALE GROSSER WELTATLAS&#8217;TAN REVİZE EDİLEREK OLUŞTURULMUŞTUR!!! </strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>VOLKAN BARTIK</strong></em></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html">TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavuşmanın Hikayesi: Hindistan Yarımadası ve Himalaya Dağları</title>
		<link>https://utopikdunya.com/kavusmanin-hikayesi-hindistan-yarimadasi-ve-himalaya-daglari.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/kavusmanin-hikayesi-hindistan-yarimadasi-ve-himalaya-daglari.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2018 20:43:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Jeomorfoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kartografya]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred wegener]]></category>
		<category><![CDATA[Everestin oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[formation of himalaya's]]></category>
		<category><![CDATA[himalaya dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Himalaya dağlarının oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[theory of continental drift]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alfred Wegener dünya haritasının karşısına geçtiğinde tüm dünya kıtalarının bir yap boz parçası gibi birbirine uyumlu olduğunu fark etti. Bu bağlamda yazdığı Kıtaların Kayma teorisinde tüm kıtaların eskiden Pangea adı altında bütün olduğunu ve zamanla tektonizma sebebiyle parçalandığına dair bir teori ortaya attı. Wegener teorisinde bu parçalanmanın devam ederek günümüzdeki 7 kıtanın meydana geldiğini açıklamıştır....</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/kavusmanin-hikayesi-hindistan-yarimadasi-ve-himalaya-daglari.html">Kavuşmanın Hikayesi: Hindistan Yarımadası ve Himalaya Dağları</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_785" aria-describedby="caption-attachment-785" style="width: 263px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-785 " src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL-208x300.jpg" alt="" width="263" height="380" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL-208x300.jpg 208w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL-768x1108.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL-710x1024.jpg 710w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL-400x577.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/81Ni6-LdEYL.jpg 1547w" sizes="(max-width: 263px) 100vw, 263px" /></a><figcaption id="caption-attachment-785" class="wp-caption-text">Kıta kayması teorisi ve bilimsel açıklaması</figcaption></figure>
<p>Alfred Wegener dünya haritasının karşısına geçtiğinde tüm dünya kıtalarının bir yap boz parçası gibi birbirine uyumlu olduğunu fark etti. Bu bağlamda yazdığı Kıtaların Kayma teorisinde tüm kıtaların eskiden Pangea adı altında bütün olduğunu ve zamanla tektonizma sebebiyle parçalandığına dair bir teori ortaya attı. Wegener teorisinde bu parçalanmanın devam ederek günümüzdeki 7 kıtanın meydana geldiğini açıklamıştır.</p>
<figure id="attachment_781" aria-describedby="caption-attachment-781" style="width: 366px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29.png"><img decoding="async" class="wp-image-781" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29-300x195.png" alt="" width="366" height="238" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29-300x195.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29-768x499.png 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29-400x260.png 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.30.29.png 873w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" /></a><figcaption id="caption-attachment-781" class="wp-caption-text">Kıtaların kayması</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zamanla Alfred Wegener&#8217;in teorisi geliştirildi ve bugün Levha tektoniği teorisi sayesinde dünyadaki katmanların ve bu katmanların hareketliliği hakkında daha anlamlı açıklamalara kavuştuk. Bu teoriye göre magmanın konveksiyonel hareketleri sayesinde yer kabuğu alttan aldığı darbelerle yükselir alçalır. Kabuğun üzerinde bu konveksiyonel hareketlerin etkisiyle dağlar, okyanus çukurlukları meydana gelir. (Mariana çukuru, Everest dağı, And dağları&#8230;)</p>
<figure id="attachment_783" aria-describedby="caption-attachment-783" style="width: 383px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.36.46.png"><img decoding="async" class=" wp-image-783" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.36.46-300x160.png" alt="" width="383" height="204" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.36.46-300x160.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.36.46-400x213.png 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Ekran-Resmi-2018-09-28-23.36.46.png 622w" sizes="(max-width: 383px) 100vw, 383px" /></a><figcaption id="caption-attachment-783" class="wp-caption-text">Magmanın konveksiyonel hareketleri</figcaption></figure>
<p>Bu ön bilgileri verdikten sonra dünyanın en yüksek dağı olan Everest dağını(8850m) içinde barındıran Himalaya kıvrımlı dağ silsilesinin nasıl oluştuğundan bahsedelim. Himalaya dağları formasyonunun oluşması kıtların kayması ile alakalıdır. Lav denizi (manto) üzerinde yüzen kıta parçacıkları(levhalar) milyonlarca yıldır hareket halindedir. Himalaya yarımadası da milyonlarca yıl önce hareket ederek Asya kıtasına güneyden çarpmıştır. Bu çarpışma konverjans sahasında(yakınlaşma sahası) kıvrılmaya yol açmıştır. Konverjans sahasında meydana gelen kıvrılmalar çarpışmanın devam etmesiyle yükselmiş ve bugünkü görkemli Himalaya dağları ve onun içerisindeki Everest dağı oluşmuştur.</p>
<div style="width: 1280px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-779-1" width="1280" height="720" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Formation-of-Himalayas-HD.mp4?_=1" /><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Formation-of-Himalayas-HD.mp4">https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Formation-of-Himalayas-HD.mp4</a></video></div>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Peki 8850 m yükseltiye sahip olan Everest dağının yükselmesi uzaya ulaşana kadar devam edecek mi?</strong></p></blockquote>
<h3 style="text-align: right"><strong>Volkan BARTIK</strong></h3>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/kavusmanin-hikayesi-hindistan-yarimadasi-ve-himalaya-daglari.html">Kavuşmanın Hikayesi: Hindistan Yarımadası ve Himalaya Dağları</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/kavusmanin-hikayesi-hindistan-yarimadasi-ve-himalaya-daglari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		<enclosure url="http://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/09/Formation-of-Himalayas-HD.mp4" length="8140828" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-06-02 01:31:13 by W3 Total Cache
-->