<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Müzik arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/category/muzik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/category/muzik</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 May 2022 11:47:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Coğrafya ve Müzik</title>
		<link>https://utopikdunya.com/cografya-ve-muzik.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/cografya-ve-muzik.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2022 20:41:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Geography and music]]></category>
		<category><![CDATA[Jazz and blues]]></category>
		<category><![CDATA[Köle ticareti]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik ve Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Slave Trade]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her şey her şey ile ilişkilidir. Ancak yakın şeyler birbirileri arasında uzak şeylere kıyasla daha ilişkilidir. Waldo Tobler coğrafyanın ilk yasası olarak bu sözleri sarf etti. Bu yasa ne anlama geliyor gerçekten? Biz coğrafi olarak her şey ile ilişki kurabilir miyiz? Gerçekten de her şey her şey ile ilişkili midir? Mesela müzik, tarım, ticaret, özgürlük...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/cografya-ve-muzik.html">Coğrafya ve Müzik</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey her şey ile ilişkilidir. Ancak yakın şeyler birbirileri arasında uzak şeylere kıyasla daha ilişkilidir. Waldo Tobler coğrafyanın ilk yasası olarak bu sözleri sarf etti. Bu yasa ne anlama geliyor gerçekten? Biz coğrafi olarak her şey ile ilişki kurabilir miyiz?</p>
<p>Gerçekten de her şey her şey ile ilişkili midir? Mesela müzik, tarım, ticaret, özgürlük olgularını birbirleriyle ilişkilendirebilir miyiz? Bu olguların coğrafi açıdan bir ilişkisi gerçekten mevcut mudur? Gelin cevap için coğrafi zihin haritamda bir yolculuğa çıkalım:</p>
<p>Öncelikle insanlık medeniyetini geliştiren tarım olgusunu inceleyelim. Tarım, iklim bozulduğu için insanların yerleşik yaşama geçmesiyle kadınların başlattığı insanlık dünyası için çok önemli bir devrimdir. İnsanlık kadınların toplayıcılıktan kazandığı tohum bilgisi sayesinde akarsu kenarlarında yerleşip verimli alüvyon ovalarında tarıma başladı. Akarsuların verimli topraklar getirdiğini keşfeden insanlık tarım yapmaya ve yerleşik hayatı kurmaya başladı.  <a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarım_devrimi1-660x330.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1084 aligncenter" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarım_devrimi1-660x330-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarım_devrimi1-660x330-300x150.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarım_devrimi1-660x330-400x200.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarım_devrimi1-660x330.jpg 660w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Tarımsal üretimin giderek artmasıyla tarımsal ürünlerde artış yaşandı. Bu artıştan dolayı şehir yapılanmasında gerekli olan sınıfları besleme imkanı doğdu. Artık çiftçiler kent sınıfındaki din adamı, bürokrat, bilim insanı gibi tipolojileri besleyen medeniyetin temel üreticileriydiler. Kent bu kolonlar üzerinde yükseldi. Gün geçtikçe ürün fazlasını ticaret için kullandı. Tüm dünyaya yayılma süreci derinden bir hız kazandı.</p>
<p style="text-align: left;">Ticaret; refahı getirdi. Ancak refah beraberinden sömürü adındaki bir şeytanı taşıyordu. Toplumlar refahlarını arttırmak için önce kendi halkını sömürdü. Bu sömürü kent medeniyetlerini doyurmaya yetmeyince rakip kent medeniyetleri ile rekabet ve sömürü yarışının içine girdiler. Örneğin Fırat ve Dicle nehirlerinin oluşturduğu Mezopotamya medeniyeti Nil nehrinin oluşturduğu Mısır medeniyetiyle mücadele içine girdi. İnsanlık bu alanlarda rekabetin getirdiği yaratıcı güçle medeniyetlerini ileri taşıdılar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1085" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850-300x219.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850-768x561.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850-1024x747.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850-400x292.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tmp746845356423118850.jpg 1240w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Dinler ticaret ile bilgi iletişiminin artması sonucu doğdukları alandan dünyanın öteki alanlarına yayıldı. Netice itibariyle acılar,  sevinçler, gelenekler, bilgi birikimi bu kaotik düzende yayılmaya başladı. Artık medeniyetler arasında bloklaşma derinleştikçe sömürü de şiddetlendi. Örneğin Haçlılar Müslüman coğrafyaların zenginliklerini ele geçirmek için ağızlarının sularını akıta akıta binlerce km ötelerden diyarlarını terk edip geldiler. Ancak karşısında kendisi gibi kaya gibi köklü bir medeniyet karşısında tutunamadı ve kabuğuna geri çekildi. Bu sefer şansını okyanus ötesinde aramaya başladı.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1086 aligncenter" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315-300x227.jpg" alt="" width="374" height="283" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315-300x227.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315-768x581.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315-400x303.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/tarihi_olaylar_cografi-jpg_175974882_1457197315.jpg 835w" sizes="(max-width: 374px) 100vw, 374px" /></a></p>
<p><strong>Coğrafi keşifler</strong> ile Amerika&#8217;yı keşfeden Batı medeniyeti kendinden teknolojik olarak daha az örgütlenmiş bir medeniyet bulduğu gibi sömürü düzenini ince ince işlemeye başladı. Bir zamanlar Babil&#8217;de kentlerde halkı,çiftçiyi sömüren din adamlarının torunları bu sefer kilise adı altında Tanrı sözleriyle Amerika kıtasını sömürmeye başladı. Milyonlarca yerli halkı katleden İspanyol ve Portekizli kaşifler kadim dünyalarının tüm açgözlülüğüyle saldırıya geçtiler.</p>
<figure id="attachment_1079" aria-describedby="caption-attachment-1079" style="width: 382px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/The-Slave-trade-triangle.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1079" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/The-Slave-trade-triangle-300x213.jpg" alt="" width="382" height="271" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/The-Slave-trade-triangle-300x213.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/The-Slave-trade-triangle-400x285.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/The-Slave-trade-triangle.jpg 700w" sizes="(max-width: 382px) 100vw, 382px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1079" class="wp-caption-text">Afrika-Avrupa-Amerika arasındaki <strong>köle ticaret</strong> üçgeni</figcaption></figure>
<p>Ne bulduysa sömüren bu devlet akıl almaz bir ticaret ağı kurdu. Avrupa kıtasının refahı artacak diye Amerika ve Afrika&#8217;yı sömürmeye başladılar. Afrika&#8217;ya baskın düzenlediler. Kentleri, köyleri yağmaladılar. Ele geçirdikleri insanları<strong> köle ettiler</strong>. Gemilerle hayvan muamelesi ettikleri Afrika yerlisini kırbaçlar ile terbiye etmeye kalktılar. Anavatanlarından kopardıkları insanlara işkenceler ettiler. Peki ne için?</p>
<figure id="attachment_1082" aria-describedby="caption-attachment-1082" style="width: 401px" class="wp-caption alignright"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/how-slavery-became-the-economic-engine-of-the-souths-featured-photo.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1082" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/how-slavery-became-the-economic-engine-of-the-souths-featured-photo-300x169.jpg" alt="" width="401" height="226" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/how-slavery-became-the-economic-engine-of-the-souths-featured-photo-300x169.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/how-slavery-became-the-economic-engine-of-the-souths-featured-photo.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/how-slavery-became-the-economic-engine-of-the-souths-featured-photo-400x225.jpg 400w" sizes="(max-width: 401px) 100vw, 401px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1082" class="wp-caption-text">Pamuk tarlalarında çalışan Afro kökenli köleler</figcaption></figure>
<figure id="attachment_1081" aria-describedby="caption-attachment-1081" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1081" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson-300x225.jpg" alt="" width="310" height="232" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson-300x225.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson-768x576.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson-400x300.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/ansel-adams-manzanr-farm-workers-and-mt-williamson.jpg 800w" sizes="(max-width: 310px) 100vw, 310px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1081" class="wp-caption-text">Avrupalıların kurduğu plantasyonlar</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amerika kıtasında katlettikleri yerlilerden dolayı insan gücüne ihtiyaç duydukları için. Tarlalarda kim çalışacaktı. Kıymetli batılı beyaz hanımefendi ve beyefendiler mi? Bu bir hakeret kabul edileceğinden bir hayvan gibi Afrikalı köleler satın almaya başladılar. Amerika&#8217;nın pamuk tarlaların çalışacak zenciler İncil ile uyuşturulup hadım edilen hayvanlara dönüştürüldüler. Hristiyanlık hurafeleri ile zehirlenen Afrikalı insanlar kırbaçlarla pamuk <strong>plantasyonlarında</strong> çalıştırıldılar.</p>
<figure id="attachment_1073" aria-describedby="caption-attachment-1073" style="width: 195px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/media-587-58749893-1158-482a-b6ed-d5a9399199a6-phpPNKlaE.png"><img decoding="async" class="wp-image-1073 size-medium" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/media-587-58749893-1158-482a-b6ed-d5a9399199a6-phpPNKlaE-195x300.png" alt="" width="195" height="300" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/media-587-58749893-1158-482a-b6ed-d5a9399199a6-phpPNKlaE-195x300.png 195w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/media-587-58749893-1158-482a-b6ed-d5a9399199a6-phpPNKlaE.png 665w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/media-587-58749893-1158-482a-b6ed-d5a9399199a6-phpPNKlaE-400x616.png 400w" sizes="(max-width: 195px) 100vw, 195px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1073" class="wp-caption-text">1769 yılındaki bir köle ilanı</figcaption></figure>
<p>Acı, dram, vatan hasreti, yas Afrika insanının özüne işledi. Tarlalarda tecavüze, işkenceye, zulme uğrayan Afrikalı insanlar Blues müziğini ortaya çıkardılar. Kendi dramlarını, hislerini geldikleri toprakların melodileriyle harmonize eden Afrikalıların Blues müziği; binlerce yıllık tarım, ticaret, sömürü düzeninin köklerinden meydana geldi.</p>
<div class="mceTemp"></div>
<figure id="attachment_1078" aria-describedby="caption-attachment-1078" style="width: 330px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02.png"><img decoding="async" class="wp-image-1078 " src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02-300x203.png" alt="" width="330" height="223" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02-300x203.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02-768x520.png 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02-400x271.png 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/United_States_1862-1863-02.png 1000w" sizes="(max-width: 330px) 100vw, 330px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1078" class="wp-caption-text">Afro-Amerikan nüfusun yaşadığı eyaletler yeşil ile gösterilmiştir.</figcaption></figure>
<p>Pamuk plantasyonlarında kırbaçlanan bir Afrikalı kardeşine destek olmak için ve çığlıkları bastırmak için hep bir ağızdan Blues yapmaya başladılar. Yahut bir maden ocağında ayakları zincirliyken yüksek sesle ritm tutan insanlar zulmün hüküm sürdüğü coğrafyalara ağıtlarıyla bir gelenek armağan ettiler.</p>
<figure id="attachment_1074" aria-describedby="caption-attachment-1074" style="width: 321px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1074" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton-300x196.jpg" alt="" width="321" height="210" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton-300x196.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton-768x502.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton-1024x670.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/cotton-400x262.jpg 400w" sizes="(max-width: 321px) 100vw, 321px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1074" class="wp-caption-text">Kırbaçlı bir Avrupalı Afrikalı köleleri çalıştırırken</figcaption></figure>
<p>Bugün Amerika&#8217;nın güney eyaletleri siyahi afro-amerika kökenli insanların en yoğun olduğu alanlardır.<strong> Blues müzik</strong> Texas, Alabama, Georgia, Arkansas,Louisiana(New orleans şehri bugün  Jazz ve Blues müziğin kalbinin attığı yer),Mississipi&#8217;den tüm Amerikan şehirlerini sarmış durumda.</p>
<figure id="attachment_1077" aria-describedby="caption-attachment-1077" style="width: 348px" class="wp-caption alignright"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/jazz_singer.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1077" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/jazz_singer-300x235.jpg" alt="" width="348" height="273" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/jazz_singer-300x235.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/jazz_singer-400x313.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/jazz_singer.jpg 500w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1077" class="wp-caption-text">Amerika kültürünün derinden bir parçası haline gelen Jazz ve Blues</figcaption></figure>
<figure id="attachment_1075" aria-describedby="caption-attachment-1075" style="width: 348px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/us_1840_slvden_053101_400.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-1075" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/us_1840_slvden_053101_400-300x230.jpg" alt="" width="348" height="267" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/us_1840_slvden_053101_400-300x230.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/us_1840_slvden_053101_400.jpg 400w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1075" class="wp-caption-text">Köle nüfusun yoğun olduğu Amerika&#8217;nın güney eyaletleri</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>At üzerindeki sözgelimi beyaz efendilerin kırbaçları maden ocaklarında, tarlalarda çalıştırılmak için köle edilmiş Afrika insanının seslerini kesmeyi başaramadı. Müzik ile Amerika toprağına kök salan bu insanlar kendi kaderlerini artık yeniden yazacak.</p>
<p><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/RUN05019.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1080 aligncenter" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/RUN05019-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/RUN05019-300x218.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/RUN05019-400x290.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/10/RUN05019.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Görüldüğü üzere  Amerika&#8217;da güney eyaletlerini sulayacak bir Mississipi nehri olmasaydı, tarım yapılamayacaktı. Tarım yapılmasaydı belki de Afrika&#8217;dan insanlar tarım için köle edilip vatanlarından koparılmayacaktı. Belki de İnsanlık hiçbir zaman blues müziğine gerek duymayacaktı. Tüm bu acılara göğüs geren talihsiz coğrafi olayların mağduru Afrikalı kardeşlerimizin; tüm dünyada blues müziğini sadece kadim bir hatıra olarak çalması dileğiyle&#8230;.</p>
<p style="text-align: center;">Bu yazı büyük insan Martin Luther King&#8217;in anısına ithafen yazılmıştır.</p>
<p><iframe title="I Be So Glad... When The Sun Goes Down" width="1300" height="975" src="https://www.youtube.com/embed/C-zlSq4mWiE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>I be so glad when the sun goes down (Güneş battığında çok mutlu olurum)<br />
I be so glad when the sun goes down (Güneş battığında çok mutlu olurum)<br />
I ain&#8217;t all that sleepy but I wanna lie down (Uyuyamayacağım tamamiyle ama en azından uzanmak istiyorum)<br />
I ain&#8217;t all that sleepy but I wanna lie down (Uyuyamayacağım tamamiyle ama en azından uzanmak istiyorum)<br />
I wanna lie down (Uzanmak istiyorum)<br />
I wanna lie down (Uzanmak istiyorum)</p>
<p>I ain&#8217;t all that sleepy but I wanna lie down (Uyuyamayacağım tamamiyle ama en azından uzanmak istiyorum)<br />
Oh what&#8217;s it gotta matter, baby (Ne önemi var bebeğim)<br />
I can&#8217;t see (Göremiyorum)<br />
Oh what&#8217;s it gotta matter, baby (Ne önemi var bebeğim)<br />
I can&#8217;t see (Göremiyorum)</p>
<p>No the silent drive was bold (Sessiz sürücü cesur değildi)<br />
He was down on me (Üzerime sürdü)<br />
No the silent drive was bold (Sessiz sürücü cesur değildi)<br />
He was down on me (Üzerime sürdü)</p>
<p>Yes drop your corner lad (Evet, köşeye adamını bırak)<br />
You ain&#8217;t got your own mind (Kendin yapacak dirayetin yok)<br />
Yes drop your corner lad (Evet, köşeye adamını bırak)<br />
You ain&#8217;t got your own mind (Kendin yapacak dirayetin yok)<br />
You won&#8217;t be worried when (Güneş battığında artık endişelenmeyeceksin)<br />
The sun goes down<br />
You will never be worried (Güneş battığında asla artık endişeli olmayacaksın)<br />
When the sun goes down</p>
<p>I hope I won&#8217;t (Umarım olmayacağım)<br />
Let the lord get (Tanrım lütfen olmayayım)<br />
I hope I won&#8217;t (Umarım olmayacağım)<br />
Let the lord get (Tanrım lütfen olmayayım)<br />
I need you living when (Özür kadlığımda yaşamak için sana ihtiyacım var)<br />
When I was free<br />
I need you living when</p>
<p>When I was free (Özgür kaldığımda bir duvarda seninle başım beladaydı)<br />
I&#8217;m in a wall of trouble you<br />
Oh right to me  (Tam olarak bana doğru)<br />
I&#8217;m in a wall of trouble you<br />
Oh right to me<br />
Oh right to me<br />
I&#8217;m in a wall of trouble baby<br />
Oh right to me</p>
<blockquote><p>Aşk, özgürlük, özlem, umut hislerini anlatan bir blues. Müzikteki çalışan kölelerin sesine dikkat&#8230;</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><strong><em>VOLKAN BARTIK </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/cografya-ve-muzik.html">Coğrafya ve Müzik</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/cografya-ve-muzik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</title>
		<link>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 16:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Jeomorfoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kartografya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Aborjinler]]></category>
		<category><![CDATA[Cultural geography]]></category>
		<category><![CDATA[Didgeridoo]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Native people of Australia]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel kültürler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tek bir kıta, tek bir devlet, tek bir halk, tek bir dil. Benzeri olmayan bir bileşim bu. Buna karşılık ülkenin yüzey şekilleri de o kadar çeşitli; kuzeydeki balta girmemiş tropik yağmur ormanlarından, ortadaki savan ve çöller bölgesine, oradan da güney ve doğudaki verimli kıyılara kadar her şey var. Antik çağın ünlü coğrafyacı Ptolemaios, daha İS...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html">TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek bir kıta, tek bir devlet, tek bir halk, tek bir dil. Benzeri olmayan bir bileşim bu. Buna karşılık ülkenin yüzey şekilleri de o kadar çeşitli; kuzeydeki balta girmemiş tropik yağmur ormanlarından, ortadaki savan ve çöller bölgesine, oradan da güney ve doğudaki verimli kıyılara kadar her şey var.</p>
<p>Antik çağın ünlü coğrafyacı Ptolemaios, daha İS 2. yüzyılda güneyde bulunduğu sanılan dev kıtayı &#8221;terra australis&#8221;, yani güney ülkesi diye adlandırmış. Kimsenin bilmediği bu ülkeyle ilgili pek çok gizemli öykü dolaşırmış ortalarda. Oraya ilk kez 17. yüzyılın başında Hollandalılar gitmişler; hem kuzey, hem de batı kıyılarına. Ama buralara Yeni Hollanda adını verdikten sonra pek ilgilenmemişler. İngiltere Kralı 2.James&#8217;in emrindeki  William Dampier&#8217;in 1688&#8217;de Batı Avustralya&#8217;nın açıklarında yer alan ve daha sonra onun adıyla anılan takımadaya ayak basmasından sonra İngilizler de Hollandalılar&#8217;dan çok farklı davranmamışlar. 1770&#8217;te James Cook onu İngiltere adına işgal edip öteden beri söylenegeldiği gibi dev bir kıta olmadığını ortaya koyuncaya kadar Güney ülkesi yaklaşık yüz yıllık bir unutulmuşluğa gömülmüş. Bundan sonra da, ama bu kez daha kısa bir süre için, yeniden kimse onunla ilgilenmemiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure style="width: 607px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://www.australia.com/content/australia/en_us/facts-and-planning/useful-tips/time-zones/_jcr_content/image.adapt.584.HIGH.jpg" alt="australia cities ile ilgili görsel sonucu" width="607" height="341" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Modern Avustralya</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın modern dünya tarafından keşfedilişi (Avrupalılar burayı keşfettiğini iddia etse de orada yaşayan Aborjin halkı Güney topraklarının gerçek sahibidir) Amerikalılar&#8217;ın bağımsızlık savaşının sonunda İngiliz kolonicileri ülkeleri kovmasından sonraya rastlıyor. Çünkü İngiliz egemenliğinin kaldırıldığı 1781&#8217;e kadar Amerika, Londra yargıçlarının sürgün cezasına çarptırdığı kişilerin gönderildiği yermiş. Bu tarihten sonra bu uygulama sürdürülemez olunca, yeni bir yer aranmış ve hükümlüler 1788&#8217;den sonra Avustralya&#8217;ya gönderilmiş. Böylece Avustralya yasadışı kişilerin yaşadığı ve kendilerine göre yeni bir düzen kurdukları ülke olarak tarihine başlamış. Yeryüzünde çoğu sularla kaplı yarıkürede bulunan ve hala oldukça az bir nüfusa sahip olan bu kıta bugün de uygarlıktan kaçan, ama tümüyle de vazgeçemeyen pek çok insana sığınak olmayı sürdürüyor. Kıtanın iç bölgeleri hala ilk göçmenlerin öncü ruhunun sürdürülebileceği koşullara sahip. Canberra, Sidney, Melbourne, Brisbane, Adelaide yahut Perth ise çağdaş insana yaşamı için gerekli kentsel nimetleri sunuyor.</p>
<p>Ülkenin içlerinde kıtanın göbeği olarak anılan Ayers kayası bulunuyor; bu yeryüzünün tek parçadan oluşan en büyük kayasıdır. Avustralyalılar bu kumtaşı kütlesine ülkelerinin &#8221;kırmızı yüreği&#8221; olarak da adlandırıyorlar. Bu ad kayanın renginden geliyor; sanki Güneş&#8217;in içinden çıkarılmış gibi bazen kan kırmızısı bir renk alıyor, bazen de mora çalıyor. İnsanları şaşırtıcı ışık oyunları yapmaktan da geri kalmıyor.</p>
<figure style="width: 882px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://s27688.pcdn.co/wp-content/uploads/2013/08/canstockphoto1830254.jpg" alt="ayers rock australia ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="521" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Avustralya&#8217;nın kızıl kalbi Uluru kayalıkları</strong> </em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın ortasında 348 metre yüksekliğinde bu kaya parçası yaklaşık 600 milyon yıldır durmakta. Üstüne tırmanmak için bir tek yol var,o da ancak iplerle bağlanarak kullanılabiliyor. Yukarı çıkmayı göze alanlar ise görkemli bir görüntüyle ödüllendiriliyorlar. Bunu yapmayanlar, 3.5 km uzunluğundaki çevresinde bir keşif gezisine çıkıyorlar. Bu da az ilginç değil, çünkü en eski çağlardan beri kayanın orasında burasında kovuklar, mağaralar açılmış; bunların içinde yaşayan Avustralya yerlileri de mitolojik öykülerinin izlerini kaya resimleri olarak duvarlarda bırakmışlar.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://s1.at.atcdn.net/wp-content/uploads/2013/08/mount-borradaile-art-5.jpg" alt="ayers rock australia native paint ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="515" /></p>
<p>Bilim dünyası hala yerlilerin yaratılış efsanesi olarak kabul ettikleri bu çizimlerin anlamını çözmekte zorlanıyor. Bazısı 30 bin yıldan eski olan bu resimleri yapanlar röntgen resimlerini biliyor olmalılar, çünkü resmini yaptıkları hayvanları iç organlarıyla birlikte göstermişler.</p>
<figure style="width: 764px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://galeri7.uludagsozluk.com/211/seks-futbol-din-ucgeninden-cikamayan-basliklar_301570.jpg" alt="İlgili resim" width="764" height="548" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>&#8221;Hepimiz bu mekana ve bu zamana gelen birer ziyaretçiyiz. Hepimiz sadece buradan geçmek için geldik. Buradaki amacımız gözlemlemek, öğrenmek, büyümek ve sevmektir&#8230; ve sonra yuvamıza geri döneceğiz.&#8221; Aborjin atasözü&#8230;</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya&#8217;nın iç bölgelerinde özellikle de Kuzey toprakları Queenslanda ve Batı Avustralya&#8217;nın ıssız yörelerinde bugün bile yerliler var ve bunlar uygarlığı benimsemeyerek Taş çağındaki yaşama biçimlerini sürdürüyorlar. Kendi dillerinde ULURU adını verdikleri AYERS KAYASI&#8217;nı kutsal sayıyorlar.<strong> Dinleri, insanlarla tüm canlı doğa arasında ruhsal bir bağ olduğu inancına dayanıyor.</strong></p>
<figure style="width: 496px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://aboriginalhistoryandculture.weebly.com/uploads/1/3/8/4/13849102/1955987.jpg?352" alt="aboriginal australians folk ile ilgili görsel sonucu" width="496" height="318" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Aborjinlerin yerel çalgısı Didgeridoo</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya yerliler kendilerine ayrılan bölgelerde kabileler halinde yaşıyorlar. Ama artık giysisi olmadan çıplak dolaşan, kollarında, göğüslerinde, sırtlarında süs olarak yaralar açan, bumerangla kanguru yahut emu avlayanların sayısı birkaç bini geçmiyor. 18.yüzyılda İngilizler buraya geldiği zaman, 40 bin yıl önce Asya&#8217;yla Avustralyaa arasında var olan kara bağlantısı üzerinden geldikleri sanılan YERLİLER&#8217;in sayısı yaklaşık 400 bin kadarmış.</p>
<p><em><strong>Didgeralia müziğinden bir örnek:</strong></em></p>
<p><iframe title="David Hudson - DIDGERALIA - Trekking" width="1300" height="975" src="https://www.youtube.com/embed/51cZAVEguHk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Bugün bu sayı 150 bin dolayında. Ayers kayasında ya da ondan biraz ilerideki başka bir kumtaşı oluşumu olan OLGALAR&#8217;da en eski Yerlilerden biriyle karşılaşabilirsiniz.</p>
<figure style="width: 882px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://d3e3l1b1bn3qs1.cloudfront.net/uploads/content/blog_image/14/blogImage_mercan.png" alt="İlgili resim" width="882" height="463" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Mercanlar</strong></em></figcaption></figure>
<p>Avustralya kıtasının Ayers kayası gibi  görülecek pek çok ilginç yeri var. Büyük set resifi de yeryüzünde eşi bulunamayan oluşumlardan biri ve dünyanın en uzun mercan birikintisi. Avustralya&#8217;nın batı kıyısındaki Queensland açıklarında, Büyük okyanusun güneyinde yer alan Büyük Set Resifinin uzunluğu 2000 km. Resifle kıyı arasında 600 ada ve adacık bulunmaktadır.</p>
<figure style="width: 770px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://www.yachtturkiye.com/wp-content/uploads/2016/07/ThinkstockPhotos-533909304-770x375.jpg" alt="mercan resifleri ile ilgili görsel sonucu" width="770" height="375" /><figcaption class="wp-caption-text"><strong><em>Büyük mercan set resifi</em> </strong></figcaption></figure>
<p>Bunların her biri palmiyelerle çevrili koyları görülmemiş tropik bitkileriyle donanmış durumdadır.  Bu topografyada dolaştığınızda Tabiat nedir gerçek anlamda anlayacağınızdan şüpheniz olmasın. Yeryüzünün laser ışınları ve sesten hızlı uçaklarla küçücük bir hale gelmediğini anlıyorsunuz; onun bütün büyüklüğünü duyumsuyor, henüz sonu yazılmamış olan varoluş hikayesinin bir parçasını okuyabiliyorsunuz. Uygarlık sona erdiği zaman geride kalacak olan insan soyu bunu daha iyi anlayacak.</p>
<figure id="attachment_1213" aria-describedby="caption-attachment-1213" style="width: 403px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo.png"><img decoding="async" class="wp-image-1213" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-300x287.png" alt="" width="403" height="386" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-300x287.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo-400x383.png 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/12/file-20170627-24760-18g9rdo.png 600w" sizes="(max-width: 403px) 100vw, 403px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1213" class="wp-caption-text"><em><strong>Avustralya nüfüsunun kıta üzerinde dağıldığı alanlar genelde kıyı sahalarıdır. Çünkü ülkenin ortasını geniş bir çöl sahası kaplamaktadır.</strong></em></figcaption></figure>
<p>Ama günümüz insanı bu beyaz kıtada bir katliam gerçekleştirmektedir. Buldozerler ne zaman iç bölgelerden birinde yeni bulunan bir doğal kaynağı çıkarmak için çalışmalaya başlarsa Yerliler ya oradan çekilmekte yahut geride kalan çöplüklerde baş düşmanları olan alkolün tutsağı olarak sürünmek zorunda kalıyorlar. (Beyazlar Aborjinleri alkole alıştırarak uyuşturdukları toplumu talan ettiler) Doğayı hiçbir zaman kendi özel malı olarak görmemiş bu küçük topluluk, Homo Novus&#8217;un yani YENİ İNSAN&#8217;ın sahiplenme tutkusu karşısında yenik düşüyor. Acaba bu yüzden mi 25 milyonluk toplam Avustralya nüfusunun yalnızca %3&#8217;ünü oluşturuyor?</p>
<p>Yazıyı C.C. Bergius&#8217;un sözleriyle sona erdirmek istiyorum:</p>
<blockquote><p>Yoksul olmalarına ve kendilerini çok zor besleyebilmelerine karşın, Avustralya Yerlileri ne kavgayı ne de savaşı biliyorlar. En sıkışık zamanlarda bile bir kabilenin aklına başka bir kabilenin bölgesinde yiyecek aramak gelmez. Bunu beyazlar gelip onları av hayvanı gibi izlemeye başladıkları zaman bile yapmadılar.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>BU MAKALE GROSSER WELTATLAS&#8217;TAN REVİZE EDİLEREK OLUŞTURULMUŞTUR!!! </strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>VOLKAN BARTIK</strong></em></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html">TERRA AUSTRALİS ve ABORJİNLER</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/terra-australis-guney-topraklari-aborjinler-ve-avustralya.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AMA YİNE DE SIRF SEN SÜRDÜRÜLEBİL DİYE&#8230;</title>
		<link>https://utopikdunya.com/ama-yine-de-sirf-sen-surdurulebil-diye.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/ama-yine-de-sirf-sen-surdurulebil-diye.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Apr 2019 17:09:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1849</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/ama-yine-de-sirf-sen-surdurulebil-diye.html">AMA YİNE DE SIRF SEN SÜRDÜRÜLEBİL DİYE&#8230;</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Yaşasın Ne Kadar da İdeolojik Yaklaşıyoruz Birbirimize (Akustik) -  Umut Tugay Temel" width="1300" height="731" src="https://www.youtube.com/embed/nbAzz-Yb65I?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/ama-yine-de-sirf-sen-surdurulebil-diye.html">AMA YİNE DE SIRF SEN SÜRDÜRÜLEBİL DİYE&#8230;</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/ama-yine-de-sirf-sen-surdurulebil-diye.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz Hep Aynı!</title>
		<link>https://utopikdunya.com/biz-hep-ayni.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/biz-hep-ayni.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 17:42:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Biz Hep Aynı]]></category>
		<category><![CDATA[Emir Yargın]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Simge Pınar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz Hep Aynı &#8211; Simge Pınar Evimi sırtıma taktım Yürüyorum sana ama biraz zaman alacak Yollar ürkütücü ve karanlık Senin cesaretin, senin güneşin sızar içime İnsanlar değişir Şehirler değişir Biz hep aynı Sen yokken öğrendim birkaç şeyi Birden fazla aşk varmış, bil istedim Sözler tutulmamak, sevgiler gelip geçmek içinmiş İnsanlar değişir Şehirler değişir Biz hep...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/biz-hep-ayni.html">Biz Hep Aynı!</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Biz Hep Aynı &#8211; Simge Pınar</strong></h3>



<p></p>



<p> Evimi sırtıma taktım </p>



<p>Yürüyorum sana ama biraz zaman alacak</p>



<p> Yollar ürkütücü ve karanlık  </p>



<p>Senin cesaretin, senin güneşin sızar içime </p>



<p>İnsanlar değişir</p>



<p> Şehirler değişir</p>



<p><strong> Biz hep aynı</strong></p>



<p> Sen yokken öğrendim birkaç şeyi</p>



<p> Birden fazla aşk varmış, bil istedim </p>



<p>Sözler tutulmamak, sevgiler gelip geçmek içinmiş</p>



<p> İnsanlar değişir  </p>



<p>Şehirler değişir </p>



<p><strong>Biz hep aynı</strong></p>



<p> Gerçekleşirken hayallerin hep yanında olacağım </p>



<p>Kıyıda köşede kalmış güzellikleri hatırlatacağım </p>



<p></p>



<p> Söz &amp; Müzik: <strong>Simge Pınar</strong> Düzenleme: <strong>Harun Tekin</strong> Yönetmen: <strong>Emir Yargın</strong> Vokal &amp; Gitar: <strong>Simge Pınar</strong> Davul: <strong>Mertcan Bilgin</strong> Bas Gitar, Akustik Gitar, Geri Vokal, Programlama: <strong>Harun Tekin</strong> Kayıt: <strong>Babajim İstanbul </strong>Mix: <strong>Tarkan</strong> Gözübüyük Mastering: <strong>Güven Ersoysal</strong> Prodüktör: <strong>Harun Tekin </strong></p>



<p></p>



<div style="height:100px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<div class="wp-block-cover has-background-dim aligncenter is-layout-flow wp-block-cover-is-layout-flow" style="background-image:url(https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/04/Simge-Pınar.jpg)"><p class="wp-block-cover-text"><strong>Simge Pınar</strong></p></div>



<p><br></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/biz-hep-ayni.html">Biz Hep Aynı!</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/biz-hep-ayni.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşam Yolculuğundan Aforizmalar -2-</title>
		<link>https://utopikdunya.com/yasam-yolculugundan-aforizmalar-2.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/yasam-yolculugundan-aforizmalar-2.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Mar 2019 19:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Kendin Yap - DIY]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Aforizma]]></category>
		<category><![CDATA[Arayış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mooji, &#8220;Bazen en iyi arkadaşların onlara en ihtiyaç duyduğun anda yanında olmayanlardır. Çünkü bu durumda ihtiyacın ötesine geçmek zorunda kalırsın ve yaşam seni kendinle baş başa bıraktığında zihninin aradığı rahatlıktan çok daha derin bir şey bulursun.Çünkü en güçlü keşifler yoğun bir yalnızlıkla ya da acıyla gelir&#8221; der.&#160; Sıkı sıkıya kapadığın yumruğunu açıp avucunun boş olduğunı...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/yasam-yolculugundan-aforizmalar-2.html">Yaşam Yolculuğundan Aforizmalar -2-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Evgeny Grinko - Epilogue" width="1300" height="731" src="https://www.youtube.com/embed/zKCVz3WPE4E?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Mooji, &#8220;<em>Bazen en iyi arkadaşların onlara en ihtiyaç duyduğun anda yanında olmayanlardır. Çünkü bu durumda ihtiyacın ötesine geçmek zorunda kalırsın ve yaşam seni kendinle baş başa bıraktığında zihninin aradığı rahatlıktan çok daha derin bir şey bulursun</em>.Çünkü en güçlü keşifler yoğun bir yalnızlıkla ya da acıyla gelir&#8221; der.&nbsp;</p>



<p>Sıkı sıkıya kapadığın yumruğunu açıp avucunun boş olduğunı görmek cesaret ister.Her şey farkındalıktan doğar ve bunca zaman farkında olmadığın şeyleri gördüğünde/fark ettiğinde kabullenebilmek bedel ister. Özgürlük kaybedecek hiçbir şeyinin olmaması demek ise kaybetmeye mahkum muyuz yoksa özgür olmamakta bir seçenek midir? </p>



<p>Kendimize yalan söylediğimizi fark ettiğimizde yalan söylemekten vazgeçer miyiz ya da herkes için dürüstlük bu kadar önemli midir? Sanmıyorum. Kendimizle tanışmak için fırsat bulmak sadece kuyuya uzatılan bir ip gibidir. İpi tutma cesareti göstermediğiniz sürece kuyudan çıkamazsınız. İpi tutmak artık iradeniz dahilindedir, ipi tutmayabilirsiniz. </p>



<p>Neden? Uzun zamandır kuyuda olmak kolaydır -normal yaşam şartları dışında-, kuyudan çıktığınızda ne göreceğinizi bilmemek kafa karıştırıcıdır. Bilinmezlik insanın en ince zincirlerinden biridir, bilinmezlikten kaçabilirsiniz. Alışmışlıksa köleliği bile size sevdirebilir. İşte kendinle tanıştıktan sonraki adımı atmak -ipi tutmak- alıştıklarınla yaşamak ve bir bilinmezliğe tırmanmanın arasında sıkışıp kalmış bir cesarettir. </p>



<p>Doğumlar sancılı bir süreçtir. Acı çekmeden yeni bir hayat dünyaya gelemez. Acıyı kabullenmeyi, sevmeyi, bitti diye üzülmek yerine yaşandı diye sevinmeyi öğrenmek gerekir. </p>



<p style="text-align:center"><strong><em>Peki neden konuşuyorum? Neden bu söylenenler? </em></strong></p>



<p style="text-align:center"><strong><em>Kuyudan çıkmak zorunda mıyız gerçekten?</em></strong> </p>



<p>Değiliz, değilsin. Ama kuyudan, belki de Jostein Gaarder&#8217;ın dediği gibi <em>&#8220;Tavşanın tüylerinin dibinden&#8221; gökyüzünü hiçbir zaman göremezsin. Ayağa kalkma fırsatı yakaladığında yürüme cesaretini gösterebildiysen, güzellikler su yüzüne çıkmaya başlayacak. Yaşamı okumaya başladığında evren tüm çıplaklığıyla gözlerinin önüne serilecek. Bildiklerini de, bilmediklerini de seveceksin ve birlikte yaşayacaksın. Kendine ve evrene rağmen değil kendinle ve evrenle birlikte yaşamaya başlayacaksın. Yoklukta kendini görebilirsin ve kelimelere dahi ihtiyaç duymadan konuşabilirsin. Tüm bunları keşfetmek içinse artık ipi tutman gerek, ama ipi tutmak cesaret ister. </em></p>



<p style="text-align:center"><strong>&#8220;Çünkü en güçlü keşifler yoğun bir yalnızlıkla ve acıyla gelir.&#8221;</strong></p>



<p style="text-align:center"><em>Yazar</em><strong><em>: İNANÇ</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/yasam-yolculugundan-aforizmalar-2.html">Yaşam Yolculuğundan Aforizmalar -2-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/yasam-yolculugundan-aforizmalar-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-04-16 20:38:28 by W3 Total Cache
-->