<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nüfus arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/category/nufus/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/category/nufus</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2020 08:31:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>&#8220;İlk Sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane&#8221; Kitap Analizi ile Sanayi Devrimi</title>
		<link>https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2020 08:07:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ilk sanayi inkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[İlk sanayi İnkılabı - Phyllis Deane]]></category>
		<category><![CDATA[Phyllis Deane]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi devrimi ve toplumsal çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[Vaatler ülkesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cambridge üniversitesinde verilen iktisat derslerinden doğan İlk sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane kitabını incelerken İngiltere’de sanayileşme sürecinde yaşanan sosyal ve ekonomik yapıdaki değişimleri irdeleme fırsatını buluyoruz: &#160;Öncelikle İlk sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane kitabında demografi, tarım, ticaret, taşıma inkılapları, pamuklu ve demir-çelik sanayisinin sanayileşen Ingiltere’deki önemi; işgücünün, sermayenin, bankaların, devletin rolleri ve ekonomik dalgalanmalar ile...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html">&#8220;İlk Sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane&#8221; Kitap Analizi ile Sanayi Devrimi</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cambridge üniversitesinde verilen iktisat derslerinden doğan İlk sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane kitabını incelerken İngiltere’de sanayileşme sürecinde yaşanan sosyal ve ekonomik yapıdaki değişimleri irdeleme fırsatını buluyoruz:</p>



<p>&nbsp;Öncelikle <strong><mark>İlk sanayi İnkılabı</mark> &#8211; <mark>Phyllis Deane</mark></strong> kitabında demografi, tarım, ticaret, taşıma inkılapları, pamuklu ve demir-çelik sanayisinin sanayileşen Ingiltere’deki önemi; işgücünün, sermayenin, bankaların, devletin rolleri ve ekonomik dalgalanmalar ile toplumdaki hayat standartları üzerinde sanayileşme boyunca yaşanan değişimler, bu değişimlerin yaptığı etkiler; sınıf çatışmaları üzerinden irdelenmiş.&nbsp;</p>



<p><strong><mark><mark>İlk sanayi İnkılabı</mark></mark> &#8211; <mark><mark>Phyllis Deane</mark></mark></strong> kitabı boyunca Profesör Rostow’un modern gelişim tezi ile İngiltere’nin sanayileşme sürecindeki benzerlikleri ve farklılıkları karşılaştırılırken bir taraftan Adam Smith’in liberalizm politikasının İngiltere’de nasıl taraftar bulduğunu görüyoruz. Ancak &#8220;laissez faire&#8221; tezine ters olarak İngiliz devletinin yeniden kendini düzenleyerek İngiltere’de milli sanayiye yaptığı yasalar ile müdahalelerin ve sınıflar arasındaki çatışmalardan doğan yasal düzenlemelerin Ingilizlerin sanayi tecrübelerinde ne denli etkin olduğunu anlamaktayız.</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>Tarım ve sanayi ışığında sınıf mücadelesi; Hububat Yasası</strong></em></h2>



<p>Devrimin ilk yıllarında tarımın etkin ekonomik sektör olarak yaygın olduğu İngiltere’de iklime bağlı olarak görülen dalgalanmaların İngiliz sanayisindeki etkilerini gördük. Zamanla şehirleşen ve proleterleşen İngiliz halkı sanayi sektörü için önemli bir potansiyel haline gelmiştir. Topraktan kopmalar sonucu burjuva sınıfı bu emek gücünü kullanarak 18.yy İngiltere’sinden gücünü hissettirmeye başlamıştır. </p>



<p>Örneğin Adam Smith’in üzerinde durduğu Hububat yasası üzerinden toprak sahibi olan Aristokrat sınıfı ile yatırımlarla sanayi atılımları yapan banker, tüccar, sanayici burjuva sınıfının İngiltere’de karşı karşıya geldiğini görmekteyiz. Hububat yasası temelde toprak sahibi olanların haklarını korumak üzere İngiliz aristokratlarının desteği ile çıkmış bir yasaydı. Ülkeye ithal hububatın girmesini engellemek için özel vergiler konarak yerel üreticinin ürettiği hububatın fiyatlarının düşmesi engellenmeye çalışılmıştı. Ancak sanayisi için hububatı ham madde olarak kullanan burjuva sınıfı; ham madde maliyetini düşürebilmek için ucuz amerikan malını ülkeye sokmak niyetindeydi. Çünkü hububattan üretilen ekmek fiyatlarının yükselmesi burjuvanın işine gelmemektedir. Proleter sınıfının Çartist hareketler gibi ayaklanmaları burjuvanın varlığını tehdit ettiği gibi aynı zamanda ham maddeyi yerli üreticiden aldığı için burjuvanın kar marjında kayıplar yaşamasına sebep olmaktaydı. Bu sebeple Burjuva toprak sahibi olan Aristokrasi ile karşı karşıya gelmiştir. Ancak ucuz ekmek propogandası ile proleteri arkasına alan Burjuva yasanın kaldırılmasını sağlayıp İngiliz toplumu içinde yerini kuvvetlendirmiştir.</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>Devrimin ilk yıllarında  İngiltere&#8217;nin dönüşen demografik yapısı:</strong></em></h2>



<p>Sanayileşme sürecinde çocuk ve kadın işçilerin kullanılması ile bozulan demografik yapı; makineleşme ile birlikte ilerleyen yıllarda işçi saatlerinde yapılan yasal düzenlemelerle &nbsp;kendine gelmeye başlıyor. Özellikle üretimin kuvvetlenmesi ile kıtlık sorununa çare bulan ingiliz toplumu ilerleyen yıllarda nüfusunu giderek artırmıştır. Bunun yanı sıra İngiliz işçisi kendi çağdaşlarına göre en zengin topluluktur. Ancak Engels bunun görünüşte olduğunu söylemektedir. Genelde artı değer olarak nitelendirilen sanayi gelirinin üst ve orta sınıfın kesesinde toplandığını alt sınıfın bir önceki jenerasyondan bile daha fakir olduğu tezini ortaya sürmektedir.</p>



<p> Açıkçası kitaptaki analizleri karşılaştırınca bende Engels gibi düşünmekteyim. İngiliz toplumunda vahşi kapitalizmin demografik yapıyı ilk yıllarda ezip geçtiği açıktır. Ancak zamanla bu vahşi evreden sonra kendine gelmeye başlamıştır. Bugün artan refahla birlikte İngiltere sosyal devlet karakterine kavuşmuştur. Bu karakterin gereğince halkın yaşam standartlarının geliştirilmesine verilen önem artmıştır. Üstelik bugün Britanya sanayi üretimini &#8220;outsorcing-dış kaynak&#8221; denilen yöntem ile ucuz işgücünün olduğu ülkelerde gerçekleştirmektedir. Eğitim ile giderek dönüşen İngiliz toplumu ise ağırlıklı olarak hizmet sektörüne kaymıştır. Devrimin ilk yıllarında büyük zorluklar yaşayan İngiliz halkının yeni jenerasyonları bugün o sefaletten epey uzaklaşmış gözükmektedir.</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>Devrimin ilerleyen süreçlerinde İngiliz sanayicilerinin yaşadıkları:</strong></em></h2>



<p>İngiliz ticaretinin köklü geçmişi sayesinde pazar arayışlarını başarılı sonuçlandırması İngiliz sanayisini ileri doğru itmiştir. İsveç demiri gibi ham maddeleri ucuza alıp işleyerek hem kendi sosyal sermayesini kuvvetlendirmiş hem de dünya pazarına hakim olmaya başlamışlardır. Demiryolları gibi risk oranı yüksek olan sosyal sermayeler bir çok burjuvayı iflas ettirse de sonuç itibariyle altyapıdaki bu güçlenmeler ham madde taşınma maliyetini ve dolayısıyla ham maddenin kendisini ucuza getirmiştir. Sonuç itibariyle uzun vadede İngiliz sanayicileri kar etmişlerdir.&nbsp;</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>İngiliz sanayisi ve teknolojik dönüşüm</strong></em></h2>



<p>İngiliz sanayisinin teknolojik dönüşümü de incelenmesi gereken ayrı bir husus olarak gözüme çarptı. İngiltere&#8217;nin sanayileşmede öncü olması bir çok sorunla ilk kez kendisi karşılaştığı için başını çok belaya soksa da rekabet edecek kimse olmadığı için arz ettiği mamül maddeye kendisi fiyat biçebilmiştir. Bu da ingiliz sanayisini Dünya&#8217;da zirveye çıkarmıştır. Ancak  teknolojik gelişmede geleneksel yapısından dolayı çok tutucu kalmışlardır. Amerikan sanayisi ile karşılaştırdığımda emek gücü sıkıntısı çeken Amerikalıların her türlü teknolojik gelişmeye açıklığı onları ekonomik büyüme konusunda öne geçirmeye başlamıştır. Hatta Alman eğitim sistemi bile İngilizlerden daha açık görüşlü olduğu için bir çok buluşu geliştirip sanayi alanında üretimde hızlanmıştır. Her şeye rağmen 1850’de yapılan fuardanda anlaşıldığı üzere İngiliz teknolojisi diğer tüm rakiplerine göre çok öndedir. Üstelik pazarları kapmış olması, kökleşmiş banka yapısıyla , toplumsal emek gücünü kullanma tecrübesiyle, siyasi yapılanması ile İngiliz toplumu sanayileşmede öncü lokomotif olmuştur.&nbsp;</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>İngiliz sanayisi ve pamuklu dokuma</strong></em></h2>



<p>Devrimin ilk yıllarında pamuklu dokumanın  İngiliz piyasasında teknolojik gelişmeler sayesinde nasıl yer kazandığını görmekteyiz. Ancak bu benim de fark ettiğim gibi enteresan bir durum. Zira İngiliz pamuk endüstrisinin bağlı bulunduğu pamuk ham maddesi iklimden ötürü İngiltere’de yetişmeyen bir ürün. Bu sebeple dokuma sanayisinin direnci ile karşılaşıyor başlarda. Ancak ham madde dışarıdan da geliyor olsa kar marjının yüksekliği ve pazar imkanları sebebiyle teknolojik yardımların da etkisiyle İngiliz sanayileşmesinin temel lokomotifi olmuş. İngiltere’nin Asya’da Hindistan sömürgesi uğruna Birinci Dünya savaşına girmesinin sebebini bu durumu fark edince kavrayabiliriz. </p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>İngiliz sanayisi, alt yapı, enerji kaynağı, ham madde ve işçi ücretleri</strong></em></h2>



<p>Daha sonra demiryolu ve bina gibi alt ve üst yapı yatırımlarında önemli bir yere sahip olan demirin İngiliz sanayisini taşıdığı nokta ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. Tüm bu lokomotif üretim alanları için gerekli olan enerji ihtiyacı İngilizler için ayrı bir problemdi. İlk başta ormanları tüketmişler, daha sonra İskoç dağlarından çıkardıkları kömürleri kullanmışlar. Bu enerji kaynağının taşınması için gerekli olan taşımacılık teknolojisi de ihtiyaç sonrasında üretilmiş. Buharlı sanayileri İngiliz sanayisinin emeğe olan ihtiyacını azaltmış. Bu ilk başlarda İngiliz vatandaşları için acı verici sonuçlar doğursa da halkın yaşam standartlarında iyileşme imkanına izin vermiştir. Çünkü ingiliz burjuvası yaşam standartlarını iyileştirmek gibi bir kaygı giden bir sınıf değildi. Aksine halkın maaşlarında yapılan düzenlemenin halkı tembelleştireceğini düşünmekteydiler. Çünkü ihtiyacını kazananın çalışmayacağını bu sebeple üretimin aksayacağına inanıyorlar. Bu geleneksel bir vahşi kapitalizm güdüsüdür. </p>



<p>Oysa daha akıllı bir kapitalizm üreticinin de potansiyel bir tüketici olduğunu bilir. Zira biz fordizm tecrübesinden elde ettiğimiz bilgiler ışığında işçinin tüketici olarak potansiyelinin ekonomik büyümeyi ne denli etkilediğini gördük. İşçi; maaşları yükseltilirse artı değerden pay alıp tüketici konuma gelir. Bu da üretici için yeni pazar anlamına gelmektedir. Aslında günümüzdeki yapıyı düşündüğümüzde turbo kapitalizmin bunu nasıl kullandığını fark ediyorum. Ürettiği malı alt ve orta sınıfa tekrar satarak ona verdiği maaşı fazlasıyla geri alıyor. Fazlasıyla diyorum zira ; Günümüzün tüketici sınıfı üretilen bir malı alacak iktisada sahip olmasa da bankalardan aldığı kredilerle tüketimi her halükarda gerçekleştiriyor. Böylelikle uzun vadeli biçimde kapitalist sistemin banka ayağına borçlanıyor aynı zamanda bu borcu ödemek için işinde çektiği tüm ezaya rağmen özgürlüğünü burjuvaya satmış oluyor. (Haciz korkusu, mülkiyet ile köleleşen toplumsal sınıflarımız&#8230;)</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><em><strong>Sanayi devriminin sebep olduğu &#8220;düşünce ekolleri&#8221;</strong></em></h2>



<p>Tüm bu süreçlere bir de teorisyenlerin perspektifinden baktığımda iki düşünce okulunun gelişmiş olduğunu görüyorum. Engels,Marks,Toynbe gibi düşünürler tarafından benimsenen kötümser görüşe göre İngiltere’de sanayileşmenin ilk safhası bazılarına refah getirmesine rağmen çalışan yoksul kesimin hayat standartlarında net bir kötüleşmeye yol açmış. Clapham, Ashton, Hartwell tarafından ileri sürülen iyimser görüşe göre ise ekonomik değişme bazı işçileri huzursuz ve rahatsız etmesine rağmen onların çoğunluğu düşen fiyatlardan &nbsp;daha düzenli istihdamdan ve yükselen bir hayat standardına kavuşmak için geniş kazanç fırsatlardan yararlanmıştı. </p>



<p>Tartışma elbette politik önyargıların yol açtığı miyopik görüşlerle bulandırılmaktadır. Proleteryanın acıları ile ilgilenen sol kanat yazarları kötümser görüşü benimserken, kapitalist teşebbüsün üstünlüklerine inanan sağ kanat yazarlarının iyimser görüşü tutması yaygın bir durumdur. Dünya genelinde zaman ve mekan değişse de bu miyobik durum süregelen bir kısır döngüdür. Ancak şu bir gerçek ki İngiltere’nin bu acılı dönüşüm tüm sancılarına rağmen uzun vadede milli bir kalkınmayı gerçekleştirmiştir. Ekonomik olarak büyüme, toplumsal dönüşüm, şehir yapısındaki değişim ülkenin genel olarak geçirdiği modernizasyon başarısı 2020 yılından açıkça görülmektedir. Tabi ki büyük çarpıklıklar hala devam etmekle birlikte dünyanın birçok bölgesine göre daha iyi yaşam standartlarına, güvenilir bir ekonomiye, sürdürülebilir bir geleceğe sahip durumdalar.</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><strong><em><mark><mark>İlk sanayi İnkılabı</mark></mark> &#8211; <mark><mark>Phyllis Deane</mark></mark>&#8216;</em></strong>in<strong><em> kitabındaki İngiltere&#8217;nin sanayi sürecinden örnek almamız gerekenler</em></strong></h2>



<p> Bu tecrübeleri boyunca yaşadıkları ekonomik, sosyal, ahlaki krizleri iyice analiz ederek ülkemiz ile ilgili durumla kıyaslama yapmak bizim için çok önemlidir. Zira üretim yapmak yerine rant üzerinde yapılan ticari bir ülke olmamızı engellemek istiyorsak yaşayacağımız durumları anlayıp 2020 yılının yapılarıyla karşılaştırmak zorundayız. Milli üretim yapan ekonomi ile iç pazara hakim olduktan sonra dış pazara açılarak mamül madde ürünlerimizden elde ettiğimiz kar marjını maksimize etmek temel hedefimiz olmalıdır. Bu sebeple ülkedeki asgari ücretlerde artışı, halkın refah seviyesini arttırarak sınıflar arasında açılan ekonomik makası daraltabiliriz. Böylelikle sosyal yapılara nefes aldırarak yaşayabileceğimiz krizlerin önüne geçebiliriz. Ufuk açıcı bu <strong><mark><mark>İlk sanayi İnkılabı</mark></mark> &#8211; <mark><mark>Phyllis Deane</mark></mark> </strong>kitabından öğrendiklerimizi Marx, Adam Smith, David Ricardo, David&nbsp;Harvey, Keynes, Piketty gibi yazarlardan yaptığımız okumalar ile bağdaştırabiliriz.&nbsp;Ayrıca bu <strong><mark><mark>İlk sanayi İnkılabı</mark></mark> &#8211; <mark><mark>Phyllis Deane</mark></mark> </strong>kitabından&nbsp;Leo huberman’ın sınıfsal analizleri ile bağdaştırılabilecek bir çok ortak nokta&nbsp;bulunmaktadır. </p>



<p>Son olarak sanayi devriminin toplumsal, politik krizleri gözümüzde daha iyi canlandırabilmek için &#8220;Ziemia Obiecana/Vaatler ülkesi&#8221; adlı filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Böylelikle gerekli okumaları da yaparak sürece dair daha aydın bir analiz bilgisine sahip olunabilir.</p>



<figure class="wp-block-gallery aligncenter columns-1 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img fetchpriority="high" decoding="async" width="445" height="640" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana.jpg" alt="İlk Sanayi İnkılabı - Phyllis Deane" data-id="2661" data-full-url="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana.jpg" data-link="https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html/z19374957vplakat-ziemia-obiecana" class="wp-image-2661" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana.jpg 445w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana-209x300.jpg 209w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana-375x539.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2020/07/z19374957VPlakat-Ziemia-Obiecana-365x525.jpg 365w" sizes="(max-width: 445px) 100vw, 445px" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Ziemia Obiecana / Vaatler Ülkesi
Andreja Wajda</figcaption></figure></li></ul></figure>



<div style="height:76px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h3 class="has-text-align-center wp-block-heading">İnceleme Yazısı: <a href="https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html">Batının Günah Çıkarması İçin Yapılmış Dizi: Genç Papa (The Young Pope)</a></h3>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html">&#8220;İlk Sanayi İnkılabı &#8211; Phyllis Deane&#8221; Kitap Analizi ile Sanayi Devrimi</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/ilk-sanayi-inkilabi-phyllis-deane-kitap-analizi-ile-sanayi-devrimi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danimarka Krallığının Buz Tacı: GRÖNLAND ve İnsanlığın Kaderi</title>
		<link>https://utopikdunya.com/danimarka-kralliginin-buz-taci-gronland-ve-insanligin-kaderi.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/danimarka-kralliginin-buz-taci-gronland-ve-insanligin-kaderi.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Dec 2018 10:32:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Eskimo]]></category>
		<category><![CDATA[Greenland]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma ve Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Malthus]]></category>
		<category><![CDATA[world population's overgrowth]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Grönland bağlı olduğu Danimarka'dan 52 kat daha büyük olan, dünyanın en büyük adası, Avrupa ile Amerika arasındaki havayolunun tam ortasında bulunmaktadır. </p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/danimarka-kralliginin-buz-taci-gronland-ve-insanligin-kaderi.html">Danimarka Krallığının Buz Tacı: GRÖNLAND ve İnsanlığın Kaderi</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Grönland</strong> bağlı olduğu Danimarka&#8217;dan 52 kat daha büyük olan, dünyanın en büyük adası, Avrupa ile Amerika arasındaki havayolunun tam ortasında bulunmaktadır. Uçağın penceresinden hayranlık içinde bu buz çölüne bakanlar kendi kendilerine &#8221; Burada insanlar ve hayvanlar yaşayabilir mi? diye soruyorlar. Burada çiçekler yetişir mi, doğa hareket eder mi, yoksa tümüyle donmuş ve durağan mıdır?</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="http://www.celebialper.com/wp-content/uploads/norve%C3%A7-izlanda-gr%C3%B6nland-harita.jpg" alt="GRÖNLAND ile ilgili görsel sonucu" width="640" height="378" /></p>
<p>Grönland&#8217;da tutulan bir tür sombalığı Angmagssalik adını taşıyor. Aşağıda fotoğrafı görülen yerleşme merkezinin adı da ismini bu balıktan alıyor. Buraya Kopenhag&#8217;dan uçak seferleri bulunuyor. Yaz aylarında İzlanda&#8217;dan da buraya seferler yapılabiliyor. Olağandışı şeylere ilgi duyanların görmek istediği yer ise Grönland&#8217;ın doğu kıyılarıdır.</p>
<p><figure style="width: 828px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://c1.staticflickr.com/3/2564/3671068866_215c737a0f_b.jpg" alt="Angmagssalik ile ilgili görsel sonucu" width="828" height="552" /><figcaption class="wp-caption-text">Angmagssalik</figcaption></figure></p>
<p>Üstelik burada otellerin sunduğu konfordan yoksun kalmaya da gerek yok. Buradan helikopterle adanın içindeki buzullara doğru keşif yolculukları düzenleniyor, buzlar arasında gemilerle dolaşılıyor yahut çevrede yürüyüşlere çıkılıyor. Yürüyüşlerimizden birini 50 bitki türünün kış uykusundan uyanıp buzdan tabutunu kırdığı Çiçekler vadisinde yapabiliriz. Bütün gemi ve tekne trafiğinin durduğu kış aylarında ise köpeklerin çektiği kızaklara binerek manzaranın tadını çıkarabiliriz. Bu tecrübe insanın önüne yaşamanın, duymanın, doğal olarak da düşünmenin yepyeni boyutları açılacaktır.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://gezimanya.com/sites/default/files/styles/650xheight/public/vg-marts-2015-44.jpg?itok=tT-usBgt" alt="grönland kızaklar ile ilgili görsel sonucu" width="650" height="433" /></p>
<p>Angmagssalik karşıtlıklarla dolu bir yerdir. Bu karşıtlıklar diyarında insan, hayvan ve bitkilerin yaşam temposunu, gece gibi karanlık kış günlerinde -30 dereceye düşen, gündüz gibi aydınlık yaz gecelerinin de +20 dereceye kadar çıkan sıcaklık farklılıkları beliriyor. Canlıların bu farka nasıl uyum sağladığına şaşmamak mümkün değil.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://i.pinimg.com/originals/4d/6c/57/4d6c5719b6cb5692b2dd7020fcf2e7e6.jpg" alt="alluitsup paa hot water ile ilgili görsel sonucu" width="824" height="552" /></p>
<p>Grönland&#8217;ın güneyinde Sydproven&#8217;de bulunan sıcak su gayzerlerinde banyo yapma olanağı bile mümkün. Kuzeyde ise buzullar, fiyortlar ve 3700m yüksekliğe ulaşan dağlar bulunmaktadır. Söylencelere konu olan ünlü <strong>Eskimo kenti Thule</strong>&#8216;de kış aylarında cıva donduğundan eskiden sıcaklık ölçülemiyordu. Zaman zaman sıcaklığın -60 derecenin altına düştüğü de olmuş. Tüm bu karşıtlıklar adanın isminde bile mevcut: Green:Yeşil Land:Arazi kelimelerinden oluşan adanın ismi Vikinglerin verdiği bir ad. Adanın eski zamanlarda yaz dönemlerinde arazilerin yeşilli olmasından dolayı bu ismi verdiği tahmin ediliyor. Ancak gelin görünki Greenland gerçekte tam bir buz diyarıdır.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://gezimanya.com/sites/default/files/styles/650xheight/public/photo_4.jpg?itok=tDbpvru8" alt="GRÖNLAND ile ilgili görsel sonucu" width="702" height="415" /></p>
<p>Bin yıl kadar önce Asya&#8217;dan Kanada&#8217;ya geçen Eskimolar&#8217;ın geçiş kapısı olan besteci Karl Friedrich Zelter&#8217;e THEULE KRALI adlı yapıtı için esin veren eski Thule artık yok. Orada yaşayan Eskimolar 1954&#8217;te burada bir üssü bulunan ABD Hava Kuvvetleri&#8217;ne bağlı jetlerin çıkardığı gürültüden kaçmışlar. Artık birkaç yüz km daha kuzeyeki yeni Thule&#8217;da yaşıyorlar.</p>
<p><figure style="width: 561px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://1.bp.blogspot.com/-CGrOwafJCVk/UWwO7wtgs-I/AAAAAAAAr5Q/h3DSR6pOLAU/s1600/gr%C3%B6n.+%C5%9Fehirler.gif" alt="GRÖNLAND city map ile ilgili görsel sonucu" width="561" height="421" /><figcaption class="wp-caption-text">Grönland yerleşmeleri. Adanın güneyinde yoğunlaştığını görüyoruz. Çünkü kuzey bölgeleri kutba daha yakın fiyort arazisidir. Kuzeyde daha çok Eskimolar yaşamaktadır. Adanın başkenti Nuuk güneybatı sahilinde bulunmaktadır.</figcaption></figure></p>
<p>Grönland&#8217;ın gerçek bir başkenti de vardır.Adı <strong>Nuuk</strong>( Grönland dilinde denize uzanan kara parçası, kıyı dili anlamına geliyor.) yahut <strong>Godthab</strong>(Danca&#8217;da iyi umutlar demektir.)Nuuk&#8217;ta 17 bin kişi yani adanın toplam nüfusunun neredeyse üçte biri burada yaşamaktadır. (Grönland toplam nüfusu ise 56 bindir.) Kentin kurucusu, aynı zamanda adada araştırma çalışmaları yürütmüş olan misyoner Hans Egede&#8217;dir. Egede adanın güneybatısına yerleşerek Protestan bir cemaat oluşturmaya çalışmıştır. Egede&#8217;nin ölümünden 24 yıl sonra yani 1782&#8217;de Danimarkalı yetkililer onun kurduğu yerleşmeyi adanın yönetim merkezi yapmışlardır.</p>
<p><figure style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="irc_mi" src="https://i2.wp.com/www.cluesarena.com/wp-content/uploads/2015/12/Gr%C3%B6nland-Eskimos.jpg?fit=800%2C524" alt="grönland eskimo ile ilgili görsel sonucu" width="800" height="524" /><figcaption class="wp-caption-text">Adanın yerlileri Eskimolar</figcaption></figure></p>
<p>Adanın en önemli özelliği kuşkusuz buzdur. Buz yalnızca Grönlandlılar ile balina, fok, mors, kutup kurdu, beyaz tilki, ve kar tavşanı gibi hayvanlar için değil, aynı zamanda bizim içinde yaşamsal önem taşıyor. Yaklaşık 2.200.000 km&#8217; büyüklüğündeki adanın altıda biri buzlarla kaplıdır. Bu buz katmanının ortalama kalınlığı 1500m en kalın yeri ise 3400 metreyi buluyor. Ama adayı kaplayan buzlar bütün dünyayı etkileyen iklim değişiklikleri nedeniyle erimeye başlamıştır. Hala oraya gidip bu kıyıları yeşil, ortası beyaz adayı görme olanığımız var.</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://cdn.webtekno.com/media/cache/content_detail_v2/article/56885/dunyanin-3-7-milyar-yillik-en-yasli-topragi-gronland-da-bulunmus-olabilir-1541845293.jpg" alt="GRÖNLAND ile ilgili görsel sonucu" width="788" height="443" /></p>
<p>Bu erime devam ederse okyanusta artan su seviyesi yüzünden kıyılar su altında kalacaktır. Aynı zamanda ayna görevi gören Grönland buzları olmazsa gelen zararlı ışınların albedo yoluyla uzaya geri döndürülemeyecek ve tüm dünyada küresel ısınma hızlanacak ve kuraklık, çölleşme, erozyon süreçleri hızlanacak. Yaşanan toprak kaybı sebebiyle de tarım yapılacak alanlar kısıtlanacak ve 7.8 milyara dayanan dünya nüfusu kıtlık ile karşı karşıya kalacaktır!</p>
<p><img decoding="async" class="irc_mi aligncenter" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/52f7c4d2-852f-4a9e-b343-be9ef8b66754/2018%2F07%2Fdunya_nufusu_864.jpg" alt="dünya nüfusu büyümesi ile ilgili görsel sonucu" width="507" height="707" /></p>
<p>Sanırım <strong>Malthus haklıydı</strong> ve atalarımız ihtirasları yüzünden Malthus&#8217;u dinlemediler ve teknolojilerinin tabiati dize getireceklerine inandılar. Ancak unuttukları bir şey vardı; <em><strong>İNSAN TABİATTAN GAYRI DEĞİLDİR!</strong></em></p>
<p><em><strong>BU MAKALE GROSSER WELTATLAS’TAN REVİZE EDİLEREK OLUŞTURULMUŞTUR!!!</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>VOLKAN BARTIK    </strong></em></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/danimarka-kralliginin-buz-taci-gronland-ve-insanligin-kaderi.html">Danimarka Krallığının Buz Tacı: GRÖNLAND ve İnsanlığın Kaderi</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/danimarka-kralliginin-buz-taci-gronland-ve-insanligin-kaderi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lewis Mumford: The City(1939) Kısa Filminin Işığında Kentleri Anlamlandırma Çabası</title>
		<link>https://utopikdunya.com/lewis-mumford-the-city1939-kisa-filminin-isiginda-kentleri-anlamlandirma-cabasi.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/lewis-mumford-the-city1939-kisa-filminin-isiginda-kentleri-anlamlandirma-cabasi.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2018 17:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Şehircilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kentleşme Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis Mumford]]></category>
		<category><![CDATA[Urban Enviroment]]></category>
		<category><![CDATA[Urban population]]></category>
		<category><![CDATA[Urban Rates]]></category>
		<category><![CDATA[urbanization]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde dünya nüfusunun %50&#8217;sinden fazlası kentlerde yaşamaktadır. Babilden Antik Yunan&#8217;a, Roma&#8217;dan Ortaçağ kentlerine, Yeni Dünya koloni kentlerinden Modern Mekanik Dünya&#8217;ya kadar geçen bunca zamanda, içinde yaşadığımız kent fenomeninde karşılaştığımız ve gün geçtikçe evrilen problemler içerisinde kadim dünya vatandaşları gibi eriyip gitmekteyiz.Yani aslında Dünya nüfusunun kentsel çevrede yaşayan kesimi kent problemlerini en derinden hisseden kesim olarak...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/lewis-mumford-the-city1939-kisa-filminin-isiginda-kentleri-anlamlandirma-cabasi.html">Lewis Mumford: The City(1939) Kısa Filminin Işığında Kentleri Anlamlandırma Çabası</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><figure style="width: 988px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="img-responsive" src="https://www.lavanguardia.com/r/GODO/LV/p4/WebPrint/2017/05/07/DIN03A07_CAS.jpg" alt="El mundo crece en las ciudades" width="988" height="532" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Dünya&#8217;da Yaşayan Kentli Nüfus Sayısı ve Oranları</strong></em></figcaption></figure></p>
<p>Günümüzde dünya nüfusunun %50&#8217;sinden fazlası kentlerde yaşamaktadır. Babilden Antik Yunan&#8217;a, Roma&#8217;dan Ortaçağ kentlerine, Yeni Dünya koloni kentlerinden Modern Mekanik Dünya&#8217;ya kadar geçen bunca zamanda, içinde yaşadığımız kent fenomeninde karşılaştığımız ve gün geçtikçe evrilen problemler içerisinde kadim dünya vatandaşları gibi eriyip gitmekteyiz.Yani aslında Dünya nüfusunun kentsel çevrede yaşayan kesimi kent problemlerini en derinden hisseden kesim olarak karşımızda durmaktadır. Bu bağlamda içinde bulunduğumuz kent fenomenini anlandırmak ve fark etmek bizler için çok kıymetli.</p>
<p><figure style="width: 882px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="irc_mi" src="http://mediad.publicbroadcasting.net/p/wfae/files/styles/x_large/public/201408/UN_Growth_Map.JPG" alt="urban population rate map ile ilgili görsel sonucu" width="882" height="485" /><figcaption class="wp-caption-text"><em><strong>Kent Aglomerasyonlarının Büyüme Oranları ve Kent Nüfusları</strong></em></figcaption></figure></p>
<p>Bu belgesel 1939 yılında çekilmiş olup <strong>Lewis Mumford&#8217;un</strong> mekanik ilerlemeci kentleşmelerinin sebep olduğu sorunları gözlemlememiz ve etrafımızda yaşanan benzer durumları fark etmemiz açısından çok kıymetlidir.</p>
<p style="text-align: right;">Hakikati arayıp düşünen zihinlere..</p>
<p><iframe title="The City (1939)" width="1300" height="975" src="https://www.youtube.com/embed/OaTn36YjLf8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The City is a pioneering short documentary film from 1939 that contrasts the problems of the contemporary urban environment with the superior social and physical conditions that can be provided in a planned community. It was directed and photographed by Ralph Steiner and Willard Van Dyke based on a treatment by Lewis Mumford based on an outline by Pare Lorentz. Aaron Copland wrote the musical score and Morris Carnovsky provided the narration.</p>
<p>Kent belgeseli; planlanmış toplumda sosyal ve fiziki şartlar ile çağdaş kentsel çevre sorunlarını karşılaştıran kısa belgesel filmlerine öncülük etmiştir. Fotoğraflanma ve yönetmenlik koltuğundaki Ralp Steiner ve Willard Van Dyke; Lewis Mumford&#8217;un kent ile ilgili fikirlerine ve film yapımcısı Pare Lorentz&#8217;in taslaklarına dayanarak bu kısa filmi çekmişlerdir. Aaron Copland müzikal planlamasını yaparken Morris Carnovsky kısa filmin kurgu kısmını oluşturmuştur.</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Volkan BARTIK</strong></em></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/lewis-mumford-the-city1939-kisa-filminin-isiginda-kentleri-anlamlandirma-cabasi.html">Lewis Mumford: The City(1939) Kısa Filminin Işığında Kentleri Anlamlandırma Çabası</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/lewis-mumford-the-city1939-kisa-filminin-isiginda-kentleri-anlamlandirma-cabasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-04-18 09:57:13 by W3 Total Cache
-->