<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Cevdet arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/tag/ali-cevdet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/tag/ali-cevdet</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Oct 2022 18:20:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Sanrı &#8211; III</title>
		<link>https://utopikdunya.com/sanri-iii.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/sanri-iii.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2022 18:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sanrı - III]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başını yavaşça yana eğerek filmini izlemeye devam etti. İşten geldiği gibi ekranın başına geçmiş, merak ettiği filmi izlemeye koyulmuştu. Kimsenin bu heyecanını bölememesi için tüm iletişim kanallarını kapatmıştı. Heyecan ile filmini izlemeye devam ederken mutfaktan bir çıtırtı duydu. Ne kadar dikkat ile izliyor olsa da içerisinde bir kuşku oluşmuştu bir kere. Birkaç dakika hiçbir şey...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sanri-iii.html">Sanrı &#8211; III</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Başını yavaşça yana eğerek filmini izlemeye devam etti. İşten geldiği gibi ekranın başına geçmiş, merak ettiği filmi izlemeye koyulmuştu. Kimsenin bu heyecanını bölememesi için tüm iletişim kanallarını kapatmıştı. </p>



<p>Heyecan ile filmini izlemeye devam ederken mutfaktan bir çıtırtı duydu. Ne kadar dikkat ile izliyor olsa da içerisinde bir kuşku oluşmuştu bir kere. Birkaç dakika hiçbir şey olmamış gibi filmine devam etmek istedi fakat içinden bir ses, içeriden gelen çıtırtı sesinin derin kaynağını merak ediyordu. </p>



<p>Eline televizyon kumandasını alarak filmini durdurdu ve üzerindeki yıllardır değiştirmeye kıyamadığı yumuşak battaniyesini kenara atarak kalktı. Hızlı adımlar ile mutfağa gitmek istese de içerisindeki korku onu aşama aşama durdurmaya yetiyordu. </p>



<p>Mutfağın kapısına geldiğinde kapı koluna elini götürdü ve birkaç saniye bekledi. Açıp açmamak konusunda kararsızdı. Korkacak ya da bu kadar bekleyecek ne vardı? diye içinden geçirdi. Kapıyı büyük bir hışım ile açarak mutfağa giriş yaptı. Saniyeler içerisinde mutfağın ışığını da açmıştı. </p>



<p>Dün ki yemeğinden kalan kirli tabaklardan başka bir şey göremiyordu. Bir süre tabaklara dalarak olduğu yerde kalakaldı. Nasıl bir yaşamdı bu? Hiçbir anlamı olmadan sadece bir filmin heyecanı ile süregelen bir yaşam. </p>



<p>Kafasını yukarı aşağı sallayarak mutfağın ışığını kapattı ve kendini tüm ağırlığı ile kanepeye bıraktı. Kumandanın tuşuna basarak filmini izlemeye devam etti&#8230;.</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sanri-iii.html">Sanrı &#8211; III</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/sanri-iii.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanrı &#8211; II</title>
		<link>https://utopikdunya.com/sanri-ii.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/sanri-ii.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2022 17:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sanrı - II]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim verdiği kurumun oynayan kapı kolunu, yaşamının tüm yorgunluğu ile düşünerek çekti ve vücudunu dışarı attı. Uzun bir çalışma gününün ardından dışarıda olmak onu mutlu etmişti. Sürekli yaşamını sürdürebilmek için çalışıyor olmak onu tüm insanlık gibi fazlasıyla yoruyordu. Fakat o yine de fazla itirazda bulunmadan bu rutinine devam ediyor, bir şekilde geçimini sağlıyordu. Gördüğü tadilatlardan...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sanri-ii.html">Sanrı &#8211; II</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-drop-cap">Eğitim verdiği kurumun oynayan kapı kolunu, yaşamının tüm yorgunluğu ile düşünerek çekti ve vücudunu dışarı attı. Uzun bir çalışma gününün ardından dışarıda olmak onu mutlu etmişti. Sürekli yaşamını sürdürebilmek için çalışıyor olmak onu tüm insanlık gibi fazlasıyla yoruyordu. Fakat o yine de fazla itirazda bulunmadan bu rutinine devam ediyor, bir şekilde geçimini sağlıyordu. </p>



<p>Gördüğü tadilatlardan bıkmış olan kaldırımlarda kendi de zihnini biraz olsun başka bir şey ile oyalayabilmek için çizgilere basmadan yürüyordu. Bilmesine rağmen itiraz etmeden bu oyunu sürdürüyordu: Ayağı kaldırım taşının çizgisinden çok daha büyüktü. </p>



<p>Yaptığı zihin oyunu ile ilerlemeye devam ederken bir noktada durmak zorunda kalmıştı. Kaldırım taşları yerinden sökülmüş ve bir şerit ile çevrilmişti. Anlaşılan belediyenin bir başka oyunuydu bu. Yine de tüm bu duruma itiraz etmeden bir can hakkının yandığını düşünerek kaldırımın diğer kısmına geçti. Geriye 2 canı kalmış, o ise tüm dikkati ile kaldırım taşının çizgilerine dikkat ederek yürüyordu&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sanri-ii.html">Sanrı &#8211; II</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/sanri-ii.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</title>
		<link>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2019 17:37:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye serisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerre hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1252</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; “Adınız ne idi?” &#160;   Doğum lekesi olan kolunu kaldırıp saatine baktı, öğle arası sona eriyordu. Süngerine kadar kül olmuş sigarasını ağır ağır söndürdü. Hayattan pek bir beklentisi olmayan bakışlarıyla, ciğerlerindeki son dumanı üfleyerek doğruldu. Beş adım atarak acil çıkış kapısından içeri, hiçbir aksiyona yer vermeden süzüldü. Çalıştığı alana geçebilmek için bankonun ahşap parçasını...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html">Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;">“Adınız ne idi?”</span></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">  Doğum lekesi olan kolunu kaldırıp saatine baktı, öğle arası sona eriyordu. Süngerine kadar kül olmuş sigarasını ağır ağır söndürdü. Hayattan pek bir beklentisi olmayan bakışlarıyla, ciğerlerindeki son dumanı üfleyerek doğruldu. Beş adım atarak acil çıkış kapısından içeri, hiçbir aksiyona yer vermeden süzüldü. Çalıştığı alana geçebilmek için bankonun ahşap parçasını kaldırdı. Aldığı kiloların verdiği zorlukla, sandalyesine hızlıca oturdu. Bilgisayarın birkaç tuşuna basmasının ardından ağzında maske olan bir hasta belirdi. “Onkoloji bölümü için gelmiştim.” “Adınız ne idi?” “Cemre” “Bekleme alanında bekleyin. Size sesleneceğiz.” Dün ki oynadığı kupon aklına geldi. Hızlıca bahis sitesine girerek, üyeliğine giriş yaptı. Kupon tutmamıştı. Önünden geçen onkolog, “Kolay gelsin” “Teşekkür ederim, hastaları almaya başlayalım mı?” “Altı dakika içinde başlayalım, lütfen” Oturup tekrar kupona odaklandı. Masasındaki plastik şişeyi, gözlerini ekrandan ayırmadan, içmeye başladı. Kapağı hızlıca kapatıp, “Cevdet Bey!” otuz yaşlarında biri ağır ağır bankonun karşısında belirdi. Ekrana bakmaya devam ederek, “Soldan ikinci kapıya geçin.” dedi. Bankonun önünde, ayaklarını sürüyerek gelen birinin sesi işitildi. Kendine yaklaşan sesi görmek için başını kaldırdı fakat ortalıklarda kimse görünmüyordu.</p>
<p style="text-align: center;">Burnun ucunda küflenmiş peynir kokusu hissetti. Gözlerini güçlükle araladığında gördüğü tek şey sineklerdi. Yatağından doğrulup, perdeleri kaldırdı. Gün çoktan başlamıştı. Kaçırdığı şey ise evindeki kokuydu. Neyin nesi idi bu? Duvardan destek alarak lavaboya yöneldi. Koridordan hızlıca geçerek, kapıyı açtı. Kapının karşısında yıllara meydan okuyan ayna da ilk gördüğü, sapsarı olmuş yüzüydü. Yaklaşıp yüzünü daha yakından inceledi. Derisinin, gözenekleri açılmıştı. Biraz dikkatle bakan herkes bunun farkına varabilirdi. Armatürü sıcak bölümüne çevirerek açtı. Kombinin arızalı olduğunu bir kez daha hatırlamıştı. Armatürü ters yöne çevirerek, irkilerek yüzünü yıkadı. Elinin tersi ile armatürü kapadı. Islak yüzünü havluluğa döndüğünde boş askıyı gördü. “Ne güzel bir sabah” diyerek ıslak elleriyle yüzünü hırpaladı. Birinin kapıyı alacaklı gibi çaldığını duydu. Kapıya yönelirken, banyonun eşiğine serçe parmağını vurdu. Sekerek kapıya yöneldi. Tüm vücuduyla kapı koluna yüklenerek, kapıyı açtı. Nefes nefese kalmış biri ile karşılaştı. “Buyrun?”</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="text-align: right;"><span style="color: #999999;"><strong>ALİ CEVDET</strong></span></h4>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html">Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşüncelerin Olgunlaşması</title>
		<link>https://utopikdunya.com/dusuncelerin-olgunlasmasi.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/dusuncelerin-olgunlasmasi.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2018 18:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Düşüncelerin Olgunlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[Mahatma Gandhi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizler düşünen varlıklarız. Bunu yerine getirmiyorsak insan olmanın anlamını yitiririz. Maddi olarak bir insan kalır ortada. İşte bu farklılığı sürdürmek için insan sürekli düşünme halindedir. Dışarıda yürürken düşünür, Araba sürerken, Oyun oynarken&#8230; Aslına bakılırsa bunu engellemek pek mümkün sayılmaz. İnsandan insana değişen şey ise düşünülen konulardır. Kimi mecburi olduğundan o konuyu düşünür, kiminin düşünceleri ise...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/dusuncelerin-olgunlasmasi.html">Düşüncelerin Olgunlaşması</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizler düşünen varlıklarız. Bunu yerine getirmiyorsak insan olmanın anlamını yitiririz. Maddi olarak bir insan kalır ortada. İşte bu farklılığı sürdürmek için insan sürekli düşünme halindedir. Dışarıda yürürken düşünür, Araba sürerken, Oyun oynarken&#8230; Aslına bakılırsa bunu engellemek pek mümkün sayılmaz. İnsandan insana değişen şey ise düşünülen konulardır. Kimi mecburi olduğundan o konuyu düşünür, kiminin düşünceleri ise yaşamını sürdürme mecburiyetinden değildir. Bununla birlikte sorulsa onlarda artık olgunlaşmış beyinde mecburiyet halini almıştır.</p>
<p>İnsan beyni gitgide evrilir, daha fazla yetkinlik kazanır. Bu evrim uzun zamandır gelen ve devam eden bir olaydır. Bizler gelişmiş varlıklarız. Bunu da Dünyaya zarar vermeden kullanmaktayız.(!) Bizi ayıran özelliğimizi -düşüncelerimizi- olgunlaştırmak için kendimizi geliştirmek şart. Tabii bu geliştirme sözcüğünden ne anladığınız ile de alakalı bir durum. Gelişimi direkt olarak teknolojide olduğu gibi bağdaştırmamak gerek. Düşünce gelişimi daha çok insanın kendini bulmasıdır. Aslında var olan bizi, ortaya koymaktır. Bir nevi ele alınan cevizin kabuğunu kırarak ardındaki meyveye ulaşmaktır.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">Beni bende deme bende değilim<br />
Bir ben vardır bende benden içeri</p>
<p style="text-align: center;">Yunus Emre</p>
</blockquote>
<p>Yunus Emre&#8217;nin de özetlediği gibidir durum. Aşama katetmek için, insan kimi acılara rastlar dünyada. Bu acılarla yaşamayı öğrenecektir. Bu acıları öğrenmek demek, onlara karşı duyarsız olmak değildir. Bu acının farkına varan birey, acıyı içinde hissedir. Bu sayede olgunlaşır. Ruhuna bir ağırlık çöker.Bu ağırlık zamanla kendini kuş gibi hissettirir. Yoğrulan ruh, farklı bir hal alır.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;"> Hakikat, bir taş kadar sert bir gonca kadar da yumuşaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Mahatma Gandhi</p>
</blockquote>
<p>Yegane amaç Hakikattir. Ona ulaşmaktır. Bunun ateşiyle yanıp tutuşur ruh. Gün gelir onunla bir olup, huzura ereceğinin hayalini kurar. İsteği biraz daha artar. Bu meşakkatli yolda ne yazık ki herkesin hakikate ulaşmasını beklemek gerçekçi olmaz.</p>
<blockquote><p>Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.</p>
<p style="text-align: right;">                                                                                                Mevlana</p>
</blockquote>
<p>Bu uğurda birey yalnız yol alacaktır. Bunu bilerek yola çıkmalıdır. Ve Hakikat içimizde bizi sessizce beklemektedir&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_481" aria-describedby="caption-attachment-481" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/05/tasavvuf-resimleri-91.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-481" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/05/tasavvuf-resimleri-91.jpg" alt="Düşüncenin Olgunlaşması" width="600" height="450" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/05/tasavvuf-resimleri-91.jpg 600w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/05/tasavvuf-resimleri-91-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><figcaption id="caption-attachment-481" class="wp-caption-text">Düşüncenin Olgunlaşması</figcaption></figure></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">&#8230;..Ali Cevdet</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/dusuncelerin-olgunlasmasi.html">Düşüncelerin Olgunlaşması</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/dusuncelerin-olgunlasmasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-04-28 22:00:42 by W3 Total Cache
-->