Terk Ederken Tapınağı

Şimdi gözümü açsam geçer mi bu sınırsız aydınlık? Renkler çizmez mi manzaramı ya da kör kalmaz mıyım erkenden? Gözlerim kapalıyken kör olmamamın ne yansıması var, işte bu görememe korkusu değil mi kederimi yaratan?

Ayağa kalktım.

Vermek istiyorum efendiler, alın tüm sahip olduklarımı. Yarın sabah güneş doğmasın tepeme, gözlerimi açacağım ama görmek istediğimden midir bilinmez. Kilidini kırın kapımın, dışarı çıkacağım! Bir de dışarı çıkaracağım içeriyi. İşte alın! Benim sandığım ne varsa terk etmek istiyorum yarın sabah. Ama işte o Ay batmasa bu gece,karanlığı görmek istiyorum tenimi soyarken.
Giysi diye giydiğim korkumdur. Korkularımı kabul etmez gündüz, derimi değiştirmeme müsaade etmez bu aydınlık.

Bir bardak su içtim.

Çıkmadığım ev benim midir, sizin mi? Evimi -benim sandığım- serbest bırakacağım yarın sabah. Zannedeceksiniz ki size vereceğim varlığımı. Yokluğumu alacağım şu kapıdan çıkınca. Kendimi bırakacağım gökyüzü içeri dolunca.

Bardak masaya devrildi, içinde biraz su.

Arkadaşımlar da izlemeye gelir mi, eski dostlarım?
Ya annem, beni doğurduğunu var sayan? Gözlerimi açınca görecek miyim yüzlerinizi? Tanrı korusun! Şimdiye kadar benim sandığım sizi terk edeceğim kendimle birlikte ve yüzlerinizi kirli kanımla akıtacağım damarlarımdan. Şahit olmak istemeyeceksiniz bu patırtıya çünkü kapımın kilidi dahi hesap soracak yarın sabah(!).

Kağıtlar ıslandı, birkaç kitap.

Tüylerimin yanık kokusunu bastıramayacak absürt parfümleriniz. Pencereyi açın, diye bağırmama gerek kalmayacak dışarı çıkınca. Bedenimi de terk edeceğim, işte benim sandığım ne varsa! Ruhumu arşınlayamacak insan olma sancısı. Terk ediyorum yarın sabah insanlığımı!

Suyu temizledim, kitaplar kurur.

Tırnak diplerimde biriken yalanları önünüze sunacağım terk ederken sabahı. Ben inanmıyorum. Siz de inancınızı kaybedeceksiniz ben yanınızdan geçip giderken. Karanlıkta kara kedi arar gibi arayacaksınız kaybettiklerinizi. Ben gözlerimi açtığımda siz de geride kalacaksınız hayattan. Bu acımı insanlığa dağıtacağım doyamadığınız için almaya! Kederimi bölüşün ben karanlığa karşı parçalanırken yarın sabah.

Yere bağdaş kurup belgeleri okumaya başladım.

Siz gidiyorum sanacaksınız arkamdan bakarken. Ruhum yok olduğunda öldüğüme inanacaksınız. Ertesi gece doğacağım bu sefer benim olanlarla.
Geride sadece benim sandığım her şey kalacak. Ama dikmeyeceğim ölü ruhumu yaşama. Yarın sabah verdiklerim, sizde kalacak sonsuza kadar.
Bu gece uyumadan bekleyeceğim sabahın yenilişini izlemeyi. Güneş aydınlığını sunamadığı sırada açın kilidi! 

Cereyan yaptı, birkaç kağıt uçuştu.

Hasat ayı.

Yazar Hakkında
Toplam 1 yazı
DisconnectusErectus
DisconnectusErectus
Kendimi, kendimden içeri koşarken izliyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara