<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikoloji arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/category/psikoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/category/psikoloji</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Jul 2025 14:17:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>1984 DİSTOPYASININ DOĞRULANMASI: GULAG -1-</title>
		<link>https://utopikdunya.com/1984-distopyasinin-dogrulanmasi-gulag-1.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/1984-distopyasinin-dogrulanmasi-gulag-1.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Nov 2021 20:26:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DİSTOPYA]]></category>
		<category><![CDATA[GEORGE ORWELL]]></category>
		<category><![CDATA[GULAG ARCHİPELAGO]]></category>
		<category><![CDATA[GULAG TAKIM ADALARI]]></category>
		<category><![CDATA[SOLZENİTSİN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soljenitsin; bir diktatörlüğün sancılarını halkıyla beraber yaşayan ve bunu en derinden anlatma cesaretini gösterebilmiş bir aydın. Bu yargımın gerçekliğini Gulag Takım Adaları kapağında yazan şu cümle ile kanıtlayabililiriz: Tamamladığım bu kitabı sızlayan bir kalple yıllarca yayınlamadım. Çünkü hala yaşayanlara karşı vazifem ve ölenlere karşı bir borcum vardı.Fakat artık kitabımın müsvettesi emniyet makamlarının eline geçti. Bana...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/1984-distopyasinin-dogrulanmasi-gulag-1.html">1984 DİSTOPYASININ DOĞRULANMASI: GULAG -1-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Soljenitsin; bir diktatörlüğün sancılarını halkıyla beraber yaşayan ve bunu en derinden anlatma cesaretini gösterebilmiş bir aydın. Bu yargımın gerçekliğini Gulag Takım Adaları  kapağında yazan şu cümle ile kanıtlayabililiriz:</p>



<p style="text-align:center"><em>Tamamladığım bu kitabı sızlayan bir kalple yıllarca yayınlamadım. Çünkü hala yaşayanlara karşı vazifem ve ölenlere karşı bir borcum vardı.<br>Fakat artık kitabımın müsvettesi emniyet makamlarının eline geçti. Bana bunu hemen yayinlamaktan baska yol kalmadı.</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="693" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-1024x693.jpg" alt="" class="wp-image-1508" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-1024x693.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-300x203.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-768x520.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-375x254.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-450x305.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/CAmps-at-Molotov-children-in-camps_1-775x525.jpg 775w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Gulag kampında Stalinistler tarafından vatan haini suçlamasıyla esir edilen Rus halkı</figcaption></figure>



<p>Soljenitsin bu kitabında bir toplumun korku ile yönetildiğinde ortaya çıkan hastalıklı hali gözler önüne seriyor. Kitabın şu anda baskısı yok. Elimde kitabın ingilizce bir metni var. Kapakta yazan bu borcun bir şekilde insanlığın bu coğrafyasında yaşayanlar tarafından da hatırlanması ve bilinmesi için Solzhenitsyn tarafından üzerimize edeple bırakıldığını düşündüğüm için romanda yaşananları bir yazı serisi olarak aktarmayı deneyeceğim. </p>



<p>Bugün Gözaltı bölümünden bir cümle üzerine konuşarak başlayalım:</p>



<p style="text-align:center"><em>&#8221;A submissive sheep is a find for a wolf.&#8221; </em></p>



<p style="text-align:center"><em>&#8221; İtaatkar koyun, kurt bulmak için bakınır.&#8221;</em></p>



<p>Gulak Takım Adaları&#8217;nda geçen bu cümle; Orwell&#8217;ın 1984 distopyasında SSCB dönemine dair yaptığı toplumsal ve bireysel tespitlerin Solzhenitsyn tarafından  birinci elden doğrulamasıdır. Ayrıca romanda geçen bu çarpıcı cümlenin bizlere meselelerimizi yeniden düşünmemiz için bir fırsat niteliğinde olduğunu düşünmekteyim. Zira bu cümleyle tarihteki  SSCB tecrübesinin Rus halkı için ne denli bir trajediye dönüştüğünü gözlemlemeye başlıyorsunuz.</p>



<p> Sayfalar ilerlerken insan haklarının ihlali, fikir özgürlüğünün ortadan kalktığı bir toplumda ansızın yaşanan gözaltıların bir halkın sağlığını ne denli bozduğunu görmeye başlıyorsunuz. </p>



<p>Zira korku pompalanarak itirazı elinden alınan bireylerin oto sansürün yanında adaletsizliğe, ötekileştirilmeye, insan haklarının ihlallerine bile ses çıkaramadıkları bir duruma büründüklerine şahit olmaktayız. İşin en enteresan ve çarpıcı tarafı tüm bunların tarihin bir zamanında ve bir mekanında gerçekten yaşanmış olması.</p>



<p>Gulag&#8217;ta yaşanan travmalara ve insan doğasının ne denli yozlaştığına dair incelemeleri ileriki bölümlerde devam ettireceğim. Ayrıca Gulag&#8217;ın ekonomik, politik ve soyolojik çıkarımlarını coğrafi unsurları ve araçları kullanarak aktarmaya çalışacağım. Bir giriş niteliğindeki bu bölüme son olarak Gulag&#8217;ta yaşanan tarihsel gerçeklikleri anlatan ve gösteren fotoğrafların olduğu siteyi link olarak ekleyeceğim. İleriki bölümlerde anlatacaklarımızın zihninizde canlanması ve bu acıları çekenleri anlayabilmeniz için bunu yapmaktayım. Zira empati duygusundan yoksunluk entelektüel körlüğün başlangıcıdır.</p>



<p><em><strong>Gulag: Sovyetler Birliği&#8217;nde Stalin döneminde milyonlarca insanın &#8220;halk düşmanı&#8221; suçlamasıyla cezalandırılmak üzere gönderildiği kamplara verilen isimdir.</strong></em></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="920" height="558" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/d042b0dc7e9620508a1b2a270601ce5e.gif" alt="" class="wp-image-1507"/><figcaption>Gulag haritası</figcaption></figure>



<p><a href="http://gulaghistory.org/nps/onlineexhibit/stalin/work.php">http://gulaghistory.org/nps/onlineexhibit/stalin/work.php</a></p>



<p><a href="http://gulaghistory.org/nps/onlineexhibit/stalin/women.php">http://gulaghistory.org/nps/onlineexhibit/stalin/women.php</a></p>



<ul class="wp-block-gallery columns-0 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"></ul>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/1984-distopyasinin-dogrulanmasi-gulag-1.html">1984 DİSTOPYASININ DOĞRULANMASI: GULAG -1-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/1984-distopyasinin-dogrulanmasi-gulag-1.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sirayet</title>
		<link>https://utopikdunya.com/sirayet.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/sirayet.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Göksu Samar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 22:44:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dokunmak]]></category>
		<category><![CDATA[Margaret Atwood]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimizin ilk öğrendiği dil hangisidir diye sorsak yanıtınız ne olurdu?  Henüz ilk dünyaya geliş anımızda, yaş alırken, birini severken, birine kızarken ve daha nice eylemimizde farklı varyasyonlarıyla gerçekleştirdiğimiz dokunma duyumuz desek yanılmış olur muyuz? Annenin seni ilk kucağa aldığı, senin onun parmağını ilk sıktığın anda artık ben de varım diyebildiğimiz bir iletişim aracı. Margaret Atwood “Dokunma konuşmadan önce gelir.” diyerek bu durumu net bir şekilde ifade ediyordu aslında. Belki de dokunmayı diğer duyularımızdan ayıran en büyük vaziyet ise bunu karşılıksız gerçekleştiremeyecek oluşumuzdur. </p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sirayet.html">Sirayet</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="How to Be at Home (2020)" width="1300" height="731" src="https://www.youtube.com/embed/OT40Rmjwd-Q?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Hepimizin ilk öğrendiği dil hangisidir diye sorsak yanıtınız ne olurdu? &nbsp;Henüz ilk dünyaya geliş anımızda, yaş alırken, birini severken, birine kızarken ve daha nice eylemimizde farklı varyasyonlarıyla gerçekleştirdiğimiz <strong>dokunma</strong> duyumuz desek yanılmış olur muyuz? Annenin seni ilk kucağa aldığı, senin onun parmağını ilk sıktığın anda artık ben de varım diyebildiğimiz bir iletişim aracı. Margaret Atwood “Dokunma konuşmadan önce gelir.” diyerek bu durumu net bir şekilde ifade ediyordu aslında. Belki de dokunmayı diğer duyularımızdan ayıran en büyük vaziyet ise bunu karşılıksız gerçekleştiremeyecek oluşumuzdur. Biri bize bakmadığı halde biz ona bakabilirken, ortada dokunma var ise karşılığında dokunulma gerçekleşiyor demektir. </p>



<p>Biri ile ilk tanıştığımızda, bir iş anlaşmasında karşılıklı güvenimizi temsil eden basitçe bir tokalaşmaktır. Aslında birbirimizin elini uzun uzun sıkarken, karşılıklı anlaşıp anlaşamayacağımıza dair sinyaller veririz. Hatta Antik Yunan döneminde iki insanın karşılıklı silah taşımadığını göstermenin bir usulü olarak görülmüştür bu durum. İnsanlar arasındaki bağları, samimiyeti göstermesinin yanı sıra kimimiz ise öğrenmeyi bile en iyi bu şekilde gerçekleştirir. Varlığa dokunarak vakıf olur. Onun için görmek dokunmaktır.</p>



<p>İşte hayatımızda böyle bir yer edinmişken, pandemi dönemi boyunca, dokunmadan hayat bize nasıl görünürdü senaryosunu en derin şekilde yaşamak durumunda kaldık. Virüs yalnız koku ve tat kaybını değil beraberinde hepimizden dokunma hissini de uzaklaştırdı. &nbsp;Sağlığımız için mesafeleri korumamız gerekirken yeni normal deyip birbirimize sarılmaktan endişe duyar hale geldik. Halbuki bu süreç içerisinde belki de en ihtiyacımız olan şeydi birinin öylesine sırtımızı sıvazlaması. Bundandır ki bunu kabullenemeyip alternatif olarak yumruk ya da dirsek tokuşturma gibi fiziksel bağlantılar kurmaya çalışıp durduk.</p>



<p>Bu ihtiyacın yüzeysel bir ihtiyaç olmadığını yapılan araştırmalar sonucunda da görmekteyiz. Yetimhanedeki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda henüz hayatının ilk yıllarında temasın kısıtlı olduğu çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişimin de kısıtlı olduğu gözlemlenmiştir. Çünkü birine dokunmak kalp atış hızımızı ve kandaki kortizon düzeyini dengelerken, <strong>oksitosin</strong> salgılatıp kendimizi iyi hissetmemizi de sağlıyor. Oksitosin sayesinde iletişim kurma becerilerimizi güçlendirip yine kendi içimizdeki dengeyi de sağlamamıza yardımcı oluyor.&nbsp; Yani kısaca <strong>ruh sağlığımız</strong> ile oldukça bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz.</p>



<p>&nbsp;Tüm bunlara rağmen bu süreçte hepimizin iyiliği için temasın asgari düzeyde olmasına özen göstermek durumundayız ve bu vaziyet uzun da bir süre devam edecek gibi görünüyor. Fakat eğer bu durum alışkanlıklarımızı tamamen değiştireceğimiz anların habercisi ise işte o zaman <strong>gerçeklik</strong>ten kopuşun birinci dereceden tanıkları olacağız demektir.</p>



<p>Salgını atlattığımız ve yeni normal de olsa sarılabileceğimiz günlerin çok uzaklarda olmaması dileğiyle…</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Erkan Oğur &amp; Derya Türkan &amp; İlkin Deniz - Dokunmak [ Dokunmak © 2020 Kalan Müzik ]" width="1300" height="731" src="https://www.youtube.com/embed/Y0gDoI1ynx0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/sirayet.html">Sirayet</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/sirayet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batının Günah Çıkarması İçin Yapılmış Dizi: Genç Papa (The Young Pope)</title>
		<link>https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2019 17:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Algı]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Papa]]></category>
		<category><![CDATA[Jude Law]]></category>
		<category><![CDATA[Perception]]></category>
		<category><![CDATA[The Young Pope]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batı dünyası bugünlerde, gerçekliğin kodlarını sinema ve dizi sektörü ile yeniden yazmakla meşgul. Bir çok klişeden dili kurtarıp angaryaya mahal vermeden ne demek istediğimi anlatacağım. Yeni dönemin paradigması psikoloji, sosyoloji, iktisat, reklam gibi alanların yardımıyla gerçeği bozmak için sinemanın kurgusundan faydalanmak. Gerçeğin içini dışına çıkarıp yeni bir sahteliği gerçek diye sunmak ise bu paradigmanın sonraki...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html">Batının Günah Çıkarması İçin Yapılmış Dizi: Genç Papa (The Young Pope)</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Batı dünyası bugünlerde, gerçekliğin kodlarını sinema ve dizi sektörü ile yeniden yazmakla meşgul. Bir çok klişeden dili kurtarıp angaryaya mahal vermeden ne demek istediğimi anlatacağım.</p>



<p>Yeni dönemin paradigması psikoloji, sosyoloji, iktisat, reklam gibi alanların yardımıyla gerçeği bozmak için sinemanın kurgusundan faydalanmak. Gerçeğin içini dışına çıkarıp yeni bir sahteliği gerçek diye sunmak ise bu paradigmanın sonraki aşaması. </p>



<p>Batı dünyası tarihsel anlamdaki günahlarının kefaretini ödeyememenin altında ezildiğinin farkında. Çünkü yapılan batı eylemleri geçmişten bugüne ve geleceğe doğru son sürat dünyayı çiğnemekle meşgul. Bu dünya toplumların genelinde büyük travmalara sebep olmakta. Bugün Batı dünyasının içerisinde gerçeği görmeyi reddetmeyen elit kesimden insanlar bile distopik eserler ile seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Ancak çok kısık kalıyor.</p>



<p>Bu metnin esas yazılış amacı ise bir takım batı kaynaklı dezenformasyonları ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda son zamanların meşhur dizisi  Genç Papa (The Young Pope) hakkında çıkarımlarla devam edelim.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://filmschoolrejects.com/wp-content/uploads/2016/12/The-Young-Pope-glasses-700x525.jpeg" alt="the young pope ile ilgili görsel sonucu"/></figure>



<p>Genç Papa dizisi baştan aşağıya bir PR(public relations) ve Marketing (pazarlama) çalışması. Dizinin baş rolünde yakışıklı ve karizmatik aktör Jude Law genç Papa&#8217;yı canlandırıyor. Karakter dizi içerisinde bilinmez bir çaylaktan azize dönüştürülüyor.  Jude Law fiziksel olarak dizi içerisinde kendisini İsa peygamber ile kıyaslıyor ve İsa&#8217;dan bile daha yakışıklı olduğunu dile getiriyor. Fiziksel olarak genç Papamız bir anda İsa&#8217;yı geçiyor. Dizi devam ederken Papa figürüne kattıkları inanılmaz. Tahmin edilemez davranışları, dünya malından vazgeçtiğine dair tavırları, insanlığa sevgiye dair olan inançları ile Papa figürü azizlikte de İsa&#8217;yı geçiyor. Öyle ki dizide Papa&#8217;nın geriden gelip İsa&#8217;yı geçtiği de hissettiriliyor.</p>



<p>Vatikan içerisindeki entrikalarla başlıyormuş gibi gözüken kısa bir sürenin ardından tüm dizi karakterleri yüce Papa&#8217;nın kutsallığı, yakışıklılığı altında eziliyor. Hiç kimsenin şantaj yapmaya cesaret bile edemeyeceği kutsallıktaki Papa kısır bir kadının doğum yapmasından tutunda, bir benzin istasyonunda tırların önünde dua ederek Afrika&#8217;daki kötü bir rahibenin Tanrı tarafından cezalandırılmasını sağlıyor.</p>



<p>Gerçeğin bu kadar ironik bir şekilde bozulması tarihi ve günümüze dair düşünen insanları aptal yerine koymak değil de nedir? Lütfedip Afrika&#8217;ya ilk seyahatini düzenleyen Papa hizmet köyü kuran bir misyoner rahibeyi takım taklavat ziyarete gidiyor. Yol üzerinde iç savaşta vurulan Afrikalı fakir insanları görüyor ve elem içerisine giren Papa bir günah çıkarma sırasında İngilizce bilmeyen Afrikalı bir rahipten bir not alıyor. Bu notta rahibenin susuzluk ile kavrulan köyün tüm suyunun rahibe tarafından el konulduğu belirtiliyor. Dramatik sahneleri görmeniz için izlemelisiniz. Hollandalı bir şirketin yaptığı naylona yapışan nem suya dönüşürken gecenin bir vakti gelip bu naylonu emen Afrikalı cılız, susuz, aç çocuklar yine Afrikalı bekçiler tarafından cop ile dövülüyor.</p>



<p>Peki bizim papamız ne yapıyor, dersiniz? Eş cinsel ilişki içerisinde rahibeleri kullanan, suyu kendi tekeline alan bu rahibeye hiçbir şey yapmıyor ve Napoli&#8217;de benzinlikte tırların önünde ellerini açarak Tanrı&#8217;ya dua ediyor. Sonuç tam dua sırasında soğuk su içen rahibe ölüyor. Dramatik müziklerle an be an ilerleyen kutsallık seviyesi genç Papa kutsal ruh ile bütünleşmeye başladığı iması veriliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/wSMe3yU6qZA/maxresdefault.jpg" alt="İlgili resim"/></figure>



<p>Neresinden tutsan elinde kalır. Sanırım bu cümle tam olarak böyle bir durum için söylenmiş. Papalık makamı modern dünyanın verdiği nimetlerle kendi günahını çıkarmakla kalmayıp aynı zamanda sanki tüm bu dünya düzenini Batı medeniyeti oluşturmamış gibi kötülüğün karşısında olduğu mesajını veriyor. O kadar korkakça bir mesaj ki hiç bir rasyonal tabanda sorumluluğu almadan veriliyor. Papa sorumluluğu almaktan kaçıp sorumluluğu Tanrı&#8217;ya yüklerken ileriki sahnelerde bu tavrı sarsılmaz bir inanç olarak tanımlanıyor. Peki gerçek nasıldır? </p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://pbs.twimg.com/media/DmcKKiKX4AAcYxV.jpg" alt="tordesillas antlaşması ile ilgili görsel sonucu" width="580" height="391"/><figcaption>Tordesillas Antlaşmasının Sınırları</figcaption></figure>



<p>Tordesillas antlaşması ile Papa Dünyayı ikiye bölüyor. Bir tarafını sömürmeleri için İspanyollara diğer tarafını ise Portekizlilere veriyor. Sonuç olarak İspanyol ve Portekiz valileri gittikleri yerde milyonlarca yerliyi soykırıma uğratıyor. Yerlilerin doğal kaynaklarını çalıp kendi ülkelerine getirip yığıyorlar. Yetmiyor yerlileri köle edip ticaretini yapıyorlar.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://d1lexza0zk46za.cloudfront.net/coursepacks/history/give5/imgs/ch04_slave_broadside.jpg" alt="İlgili resim"/><figcaption>Köle Ticaretine dair bir afiş( 39 erkek, 15 çocuk, 24 kadın ve 16 kız taze geldi!)</figcaption></figure>



<p> Merkantalizm ekonomik paradigması bugünkü Sanayileşmiş Modern Avrupa&#8217;nın temasını oluşturuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://springfield.instructure.com/courses/169/files/8373/preview?verifier=k2NLCKlqUnbP37ifZaCCgxmM25kn7uvGgYS0cNGD" alt="slave trade triangle ile ilgili görsel sonucu"/><figcaption>Üçgen Ticaret Sistemi (1451-1870 yılları arasında uygulanan sistem/ Köle Ticareti)</figcaption></figure>



<p>Kolonileştirdikleri, emperyalize ettikleri bölgede yerel kültürleri, dilleri yok edip buraları ötekileşirmek Batı dünyasının kilisesinin gerçeğidir. Kilise Batılı burjuvazinin emperyal maşası olmuştur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img decoding="async" src="https://scholarblogs.emory.edu/violenceinafrica/files/2016/02/Missionaries-430x270.jpg" alt="missionaries in africa and slave ile ilgili görsel sonucu"/><figcaption>Misyonerler Afrika&#8217;da</figcaption></figure></div>



<p>Lafı eğmenin bükmenin anlamı yok. Amerika&#8217;da soyu tükenen Aztek, Maya, İnka, Kızılderililerin; Avustralya&#8217;da talan edilen Aborjinlerin, Yeni Zelanda&#8217;da katledilen Maorilerin ve en önemlisi belki de onurları yok edilip emperyalizme hala derinden konu olan Afrikalıların yaşadıkları iç savaşların, soykırımlarında sorumlusu Batı elitizmi, Batı Burjuvası ve Batı kilisesidir. Tarihsel gerçekliği sinema ve dizi sektörüyle eğip büküp yapılan bu pazarlama, PR çalışmaları ile sahte bir gerçeklik algısı yaratmak en hafif ifadeyle aşağılıkçadır.</p>



<p>Konuyu bir din eleştirisi haline getirmek değil niyetim. Eğer öyle yapsaydım konuyu Pavlus&#8217;a getirir ve Hristiyanlığı hangi temellerle ne gibi amaçlarla yeniden inşa ettiğini tartışmaya açardım. Ancak inanç bağlamında bunların hiç bir kıymeti olmazdı. </p>



<p>Burada yapılan Batının gerçeğin sorumluluğunu almaktan çocuk gibi kaçtığını haykırmaktır. İnternet ile birlikte iletişimin genişleyen boyutu düşünüldüğünde yeni neslin Hristiyan kilisesini karizmatik Jude Law&#8217;dan öğrenmesini engellemektir. Çünkü Jude Law&#8217;ın ortaya koyduğu aziz genç Papa&#8217;nın kilisesinin gerçek kiliseyle alakası yoktur. Gerçeği bir örnekle keskinleştirelim:</p>



<p>Avustralya Kardinali George Pell Hristiyan kilisesi için çok önemki bir hatipti. Kardinal Ateist düşüncenin savunucularından Richard Dawkins ile karşılıklı bir tartışma programı yapıp Kilisenin savunuculuğunu bile yapmıştı. </p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.youtube.com/watch?v=tD1QHO_AVZA
</div><figcaption>Programın kaydı</figcaption></figure>



<p>O programda sunduğu imajla iyiliği, sevgiyi temsiliyle Hristiyan kilisesinin yeni yüzü olmuştu. Peki gerçekte Kardinal Pell kimdi?</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn.newsapi.com.au/image/v1/206c3068990a17c83dfd44f4e37f90e2" alt="cardinal pell guilty ile ilgili görsel sonucu"/><figcaption>Kardinal George Pell Solda</figcaption></figure>



<p>AVUSTRALYA KARDİNALİ GEORGE PELL  GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE 2 ÇOCUĞA CİNSEL TACİZDE BULUNMAKTAN 6 YIL HAPSE MAHKUM EDİLDİ!</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://static.euronews.com/articles/stories/03/72/14/70/602x338_cmsv2_febd1e25-7b0b-53c2-b4ec-8d689c74d32c-3721470.jpg" alt="Avustralya Kardinali George Pell'e cinsel tacizden 6 yıl hapis cezası"/><figcaption>Kardinal yaşlılığı sayesinde cezadan kaçmayı başaramadı!</figcaption></figure>



<p>Evet gerçek bu kadar sade. Evet bir o kadar da ağır! Kilise pedofili skandalları ile savrulurken dizide ne oluyor dersiniz? Genç Papa devrim başlatıp eşcinselliği, kürtajı yasaklıyor ve pedofili suçundan bir kardinali yargılayıp Alaska&#8217;ya sürüyor. Ancak bunu yaparken de pedofili kardinalin böyle olmasını başka bir sapıktan kaynaklandığını ve aslında pedofili kardinalin de mağdur olduğunu anlatan sahneleri kurguluyorlar.</p>



<p>Batı algının yeni gerçeklik olduğunun farkında. Bu paradigmayı kullanarak gerçekliği tahrip etmeye ve internet aracılığıyla sinema ve dizi kurgularıyla yeni gerçeklikler yaratmaya çalışıyor. Bir zamanlar Holywood, Soysuzlar Çetesi, Rambo tüm bu amaca hizmet eden diğer yapımlar. </p>



<p>Doğu ve Batı toplumlarında vicdanı ölmemiş olan insanlar kurguları değil gerçekliği sahiplenin! Çünkü gerçeklik ne kadar ağır olursa olsun ancak ondan tohumlar filizlenir!</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html">Batının Günah Çıkarması İçin Yapılmış Dizi: Genç Papa (The Young Pope)</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/batinin-gunah-cikarmasi-icin-yapilmis-dizi-genc-papa-the-young-pope.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Renklerin Psikoloji</title>
		<link>https://utopikdunya.com/renklerin-psikoloji.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/renklerin-psikoloji.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2019 09:27:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[colors theory]]></category>
		<category><![CDATA[Renkler]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak Renkler]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Renkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Renklerin Psikolojisi Bilindiği üzere insan bilinci, karşılaştığı birçok şeyi kendi içinde yorumlamaktadır. Bu yorumlama bilim insanları tarafından her zaman merak konusu olmuştur. Monokrom (Monochrome) bir dünyada yer almadığımızdan dolayı (En azından öyle varsayıyoruz) bir çok renk çeşidi bulunmaktadır. Renkler üzerine araştırmalarını sürdüren bilim insanları, bu konuda bir takım veriler elde etmişlerdir. Onlardan bazıları;   Kırmızı...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/renklerin-psikoloji.html">Renklerin Psikoloji</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Renklerin Psikolojisi</h1>
<p>Bilindiği üzere insan bilinci, karşılaştığı birçok şeyi kendi içinde yorumlamaktadır. Bu yorumlama bilim insanları tarafından her zaman merak konusu olmuştur. Monokrom (Monochrome) bir dünyada yer almadığımızdan dolayı (En azından öyle varsayıyoruz) bir çok renk çeşidi bulunmaktadır. Renkler üzerine araştırmalarını sürdüren bilim insanları, bu konuda bir takım veriler elde etmişlerdir. Onlardan bazıları;</p>
<p> </p>
<h2>Kırmızı</h2>
<p>										<img decoding="async" width="700" height="629" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519.jpg" alt="Kırmızı" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519.jpg 700w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519-300x270.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519-375x337.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519-450x404.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/Solid_Red_Sized__25214.1507754519-584x525.jpg 584w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" />											</p>
<p style="text-align: center;">Kırmızı <strong>sıcak</strong> bir <strong>renk</strong>tir. <strong>Güç, kan, şehvet, aşk, samimiyet, ateş, heyecan ve agresiflik</strong> gibi kavramları simgeler. </p>
<h2>Mavi</h2>
<p>										<img decoding="async" width="1024" height="640" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-1024x640.jpg" alt="Mavi" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-1024x640.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-300x188.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-768x480.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-375x234.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-450x281.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517-840x525.jpg 840w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/blue0517.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" />											</p>
<p style="text-align: center;">Mavi <strong>soğuk</strong> bir <strong>renktir</strong>. <strong>Yalnızlığı, üzüntüyü, depresyonu, bilgeliği, güveni ve sadakati</strong> simgeler. </p>
<h2>Sarı</h2>
<p>										<img decoding="async" width="500" height="500" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1.jpg" alt="Sarı" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1.jpg 500w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1-150x150.jpg 150w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1-300x300.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1-375x375.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1-450x450.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/solid-yellow-fabric-Robert-Kaufman-USA-Citrus-179483-1-70x70.jpg 70w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" />											</p>
<p style="text-align: center;">Sarı <strong>sıcak</strong> bir <strong>renk</strong>tir. <strong>Geçiciliği</strong> temsil eder.</p>
<h2>Yeşil</h2>
<p>										<img decoding="async" width="512" height="512" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608.jpg" alt="" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608.jpg 512w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608-150x150.jpg 150w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608-300x300.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608-375x375.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608-450x450.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/1_f87fbb63-1587-40ad-b2df-57e94acfa608-70x70.jpg 70w" sizes="(max-width: 512px) 100vw, 512px" />											</p>
<p>Yeşil <strong>soğuk</strong> bir <strong>renk</strong>tir. <strong>Kan akışını dengeleme</strong> özelliğe sahiptir. Bu sebeple <strong>sakinliği</strong> simgeler.</p>
<p>Verilen bilgilendirme, renklerin ana özelliklerini belirtmektedir. Renklerin ton değerlerinin farklılaşması, farklı simgelere sebebiyet verebilir.</p>
<p>										<img decoding="async" width="457" height="280" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/warm-and-cool-color-exercise-1157-hotcold_mask_mn.jpg" alt="Sıcak ve Soğuk Renkler" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/warm-and-cool-color-exercise-1157-hotcold_mask_mn.jpg 457w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/warm-and-cool-color-exercise-1157-hotcold_mask_mn-300x184.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/warm-and-cool-color-exercise-1157-hotcold_mask_mn-375x230.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/warm-and-cool-color-exercise-1157-hotcold_mask_mn-450x276.jpg 450w" sizes="(max-width: 457px) 100vw, 457px" /><br />
										<img decoding="async" width="640" height="518" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/drawn-fire-warm-color-535313-8109981.jpg" alt="Soğuk ve Sıcak Renkler" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/drawn-fire-warm-color-535313-8109981.jpg 640w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/drawn-fire-warm-color-535313-8109981-300x243.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/drawn-fire-warm-color-535313-8109981-375x304.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/03/drawn-fire-warm-color-535313-8109981-450x364.jpg 450w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" />											</p>
<p><strong>Tasarım aşaması</strong>nda tercih edilecek renkler, kullanıcılar için bir hayli önemlidir. (Farkı belirtmek adına yukarıda örnekler eklenmiştir.) </p>
<p><strong>Renk kullanımı</strong>nda, kullanıcı gereksinimlerine gerekli önem verilmelidir. </p>
<p>Hatalı renk kullanımı, tasarımın sorunlu olmasına birçok kez sebebiyet vermiştir. </p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/renklerin-psikoloji.html">Renklerin Psikoloji</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/renklerin-psikoloji.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimari Psikoloji</title>
		<link>https://utopikdunya.com/mimari-psikoloji.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/mimari-psikoloji.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2019 08:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Gün ışığı analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık ve Nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarımcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevrenin insanlar üzerindeki etkisini anlamak, davranışlarını etkileyebilecek iş, dinlenme ve yaşam alanlarının tasarım ve yapımını mümkün kılar. Shivangi Vats Tasarımcı Araştırma bulguları, mimarlar ve psikologlar tarafından bina alanlarımızı planlamak için yeni tasarım araçları ve yaklaşımları oluşturmak için giderek yaygınlaşmaktadır.&#160;Bu alanlar, davranışımız, sağlığımız üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmanın yanı sıra mimari sonuçlara ulaşılabilecek şekilde ortaya...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/mimari-psikoloji.html">Mimari Psikoloji</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çevrenin insanlar üzerindeki etkisini anlamak, davranışlarını etkileyebilecek iş, dinlenme ve yaşam alanlarının tasarım ve yapımını  mümkün kılar.<br />
Shivangi Vats<br />
Tasarımcı</p>
<p>Araştırma bulguları, <strong>mimar</strong>lar ve <strong>psikolog</strong>lar tarafından bina alanlarımızı planlamak için yeni tasarım araçları ve yaklaşımları oluşturmak için giderek yaygınlaşmaktadır.&nbsp;Bu alanlar, davranışımız, sağlığımız üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmanın yanı sıra <strong>mimari</strong> sonuçlara ulaşılabilecek şekilde ortaya konulmalıdır.&nbsp;“Mükemmel” <strong>mekan</strong> yaratmak imkansız ve <strong>subjektif</strong>tir. Mükemmel hastane, işyeri veya evi yaratamayacağız, ama en azından en iyisini elde etmeye çalışabiliriz.&nbsp;Bu konuda <strong>bilim</strong> yardımcı olmak için giderek daha fazla veri ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu konuda araştırmalar gitgide artmakta, <strong>Mimarlık</strong>, <strong>psikoloji</strong>, <strong>Nörobilim</strong> gibi disiplinler çağın gereklilikleriyle birlikte çalışmaya başlamıştır.</p>
<p><img decoding="async" width="900" height="540" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_.jpg" alt="Gün ışığı analizi" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_.jpg 900w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_-300x180.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_-768x461.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_-375x225.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_-450x270.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/0__ePyMuZCtHz32Dj_-875x525.jpg 875w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px"></p>
<p style="text-align: center;">Zaha Hadid&#8217;in Galaxy SOHO Pekin Tasarımının, <strong>Gün ışığı analizi</strong></p>
<p>Günümüz <strong>tasarımcı</strong>ları, tasarımlarının merkezine insanı yerleştirmektedir.(Tartışma konusudur.) Bunu gerçekten başarabilmek için, tasarımcılar, insanı bilimsel açıdan incelemek zorundadır.</p>
<p>Mimarlardan öğrendiklerimden daha çok şeyi diğer disiplinlerdeki yaratıcı insanlardan öğrendim. Çünkü onlar dünyaya bakmanın bir yolunu bulmuşlar ve bunu çok önemli buluyorum.<br />
<img decoding="async" width="220" height="220" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/220px-Tom_Kundig.jpg" alt="Tom Kundig" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/220px-Tom_Kundig.jpg 220w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/220px-Tom_Kundig-150x150.jpg 150w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/220px-Tom_Kundig-70x70.jpg 70w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px"><br />
Tom Kunding<br />
Mimar</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/mimari-psikoloji.html">Mimari Psikoloji</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/mimari-psikoloji.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bipolar Algılar</title>
		<link>https://utopikdunya.com/bipolar-algilar.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/bipolar-algilar.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Feb 2019 09:34:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bipolar]]></category>
		<category><![CDATA[Bipolar bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[iki uçlu duygudurum bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Tedx]]></category>
		<category><![CDATA[Timuçin Oral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seminer Bülteni Hepimizin coşkun ve çökkün olduğu anlar olmuştur ama ya çok coşkun ve çok çökkün oluyorsak? Timuçin Oral bu uçlardaki duygu durumunu anlatıyor! Tıp doktoru ve Psikiyatri profesörüdür. İki yıl pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra 23 yıl Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi&#8217;nde görev yapmıştır. Daha önce Yeditepe Üniversitesi Tıp ve Dişhekimliği Fakültelerinde sözleşmeli...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/bipolar-algilar.html">Bipolar Algılar</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Seminer Bülteni</h2>
<p>Hepimizin coşkun ve çökkün olduğu anlar olmuştur ama ya çok coşkun ve çok çökkün oluyorsak? <strong>Timuçin Oral</strong> bu uçlardaki duygu durumunu anlatıyor! Tıp doktoru ve <strong>Psikiyatri</strong> profesörüdür. İki yıl pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra 23 yıl <strong>Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi&#8217;</strong>nde görev yapmıştır. Daha önce Yeditepe Üniversitesi Tıp ve Dişhekimliği Fakültelerinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak psikiyatri dersleri, altı yıl da İstanbul Ticaret Üniversitesi&#8217;nde <strong>psikoloji</strong> lisans ve yüksek lisans, Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde doktora dersleri vermiştir. Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği (ISBD) üyesi ve 2012-16 yılları ISBD Board of Counselors Avrupa Temsilci&#8217;sidir. Temel ilgi alanı bipolar bozukluklar birçok ulusal ve uluslararası bildiri ve makale sahibidir. Aynı zamanda birçok kitap bölümü, kitap editörlüğü ve eş yazarı olduğu “Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri- <strong>Duygudurum Bozuklukları</strong>” adlı bir de kitabı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kaynak: Tedx</strong></p>
<p>							İki uçlu bozukluk (bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif hastalık) iki ayrı hastalık dönemleriyle karakterize bir ruhsal bozukluktur.<br />
													Türkiye Psikiyatri Derneği<br />
																			Bipolar Bozukluk Nedir?</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/bipolar-algilar.html">Bipolar Algılar</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/bipolar-algilar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otokontrol</title>
		<link>https://utopikdunya.com/otokontrol.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/otokontrol.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2019 17:57:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[otokontrol]]></category>
		<category><![CDATA[öz denetim]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sigmund freud]]></category>
		<category><![CDATA[Tdk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1323</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;&#160; İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için bir takım işler ile meşgul olurlar. Zaman geçtikçe, yaptıkları işte uzmanlaşırlar. Uzmanlıklarına kısa disiplin diyebiliriz. İcra ettiği disiplin ile ne kadar uzun süre meşgul olursa eylemleri otokontrole (!) dönüşür. Otokontrol, eylemleri düşünerek yapmayı bir kenara bırakmış olan sistemdir. Otokontrol fr. Öz denetim Türk Dil Kurumu Sözlük Öz denetim; daha önemli...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/otokontrol.html">Otokontrol</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp; İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için bir takım işler ile meşgul olurlar. Zaman geçtikçe, yaptıkları işte uzmanlaşırlar. Uzmanlıklarına kısa <strong>disiplin</strong> diyebiliriz. İcra ettiği disiplin ile ne kadar uzun süre meşgul olursa eylemleri otokontrole (!) dönüşür. <strong>Otokontrol</strong>, eylemleri düşünerek yapmayı bir kenara bırakmış olan sistemdir.</p>
<p>Otokontrol fr. Öz denetim<br />
<img decoding="async" width="600" height="360" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect.jpeg" alt="" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect.jpeg 600w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-300x180.jpeg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-375x225.jpeg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-450x270.jpeg 450w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px"><br />
Türk Dil Kurumu<br />
Sözlük<br />
Öz denetim;  daha önemli bir amaca ulaşabilmek için kişinin tepkilerini, davranışlarını veya başka amaca yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması, otokontrol<br />
<img decoding="async" width="600" height="360" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect.jpeg" alt="" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect.jpeg 600w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-300x180.jpeg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-375x225.jpeg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/1081366_1_cover_rect-450x270.jpeg 450w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px"><br />
Türk Dil Kurumu<br />
Sözlük</p>
<p>&nbsp;<strong>Türk Dil Kurumu</strong> verilerinden anlaşılacağı üzere otokontrol, beynin eylemi otomatikleştirmesi sonucu <strong>bilinçaltı</strong>na atması diyebiliriz.</p>
<p>&nbsp;Eylemleri otokontrolleşen birey, mesleğini bilinçaltında otomatikleşen<strong> bilgi</strong>leri sayesinde gerçekleştirip, odağını farklı yönlere kaydırır. Bu durumda olan bireylere, yaptıkları işi tam anlamayı anlatmalarını istediğinizde o an işleri karıştırmaları kuvvetle muhtemeldir. Sebebi ise otomatik yapılan işin artık bilinçli bir şekilde yapılmaya çalışılmasıdır.</p>
<h2>Hey, Freud!</h2>
<p>Sanat, çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.<br />
<img decoding="async" width="276" height="183" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/images.jpg" alt="Sigmund Freud"><br />
Sigmund Freud</p>
<h4>&nbsp;</h4>
<h4>&nbsp;</h4>
<h4 style="text-align: right;">&nbsp;Ali Cevdet</h4>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/otokontrol.html">Otokontrol</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/otokontrol.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazgı filminin baş kahramanı Musa&#8217;ya dair bir analiz</title>
		<link>https://utopikdunya.com/yazgi-filminin-bas-kahramani-musaya-dair-bir-analiz.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/yazgi-filminin-bas-kahramani-musaya-dair-bir-analiz.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2018 17:53:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arthouse analysis]]></category>
		<category><![CDATA[Ötekileşme]]></category>
		<category><![CDATA[othering]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazgı]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Demirkubuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu noktada nihilist bir farkındalığın yanı sıra bizi derinden rahatsız eden şey aslında Musa&#8217;nın Tanrı&#8217;dan bu denli rahat vazgeçmesi. İnsan, insan olma merhalesine yaklaştığı oranda daha fazla yalnızlık hisseder.Ali Şeraiti&#8217;nin bu cümlesinin ışığında Yazgı filminin baş karakteri Musa&#8217;yı anlamaya çalışmak niyetindeyim. Zira bu cümle toplumdan kopmak zorunda bırakılmış her bireyin yaşadığı durumun en açık tespiti....</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/yazgi-filminin-bas-kahramani-musaya-dair-bir-analiz.html">Yazgı filminin baş kahramanı Musa&#8217;ya dair bir analiz</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<h3 class="wp-block-heading">Bu noktada nihilist bir farkındalığın yanı sıra bizi derinden rahatsız eden şey aslında Musa&#8217;nın Tanrı&#8217;dan bu denli rahat vazgeçmesi.</h3>
</blockquote>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz.jpg"><img decoding="async" width="300" height="200" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz-300x200.jpg" alt="" class="wp-image-606" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz-300x200.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz-768x512.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz-1024x683.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz-400x267.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/zeki-demirkubuz.jpg 1600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>


<p>İnsan, insan olma merhalesine yaklaştığı oranda daha fazla yalnızlık hisseder.Ali Şeraiti&#8217;nin bu cümlesinin ışığında Yazgı filminin baş karakteri Musa&#8217;yı anlamaya çalışmak niyetindeyim. Zira bu cümle toplumdan kopmak zorunda bırakılmış her bireyin yaşadığı durumun en açık tespiti. Sanırım bu cümleler bile toplumda Musa gibi yalnızlaşmış insanların anlayabileceği cinsten olacak.</p>



<p><br> Öncelikle Demirkubuz&#8217;un yazgı filmi üzerine yazılmış eleştirileri incelediğimde doğal olarak herkes Camus ve Sartre gibi varoluşçu feylosoflardan dem vurarak aslında meseleyi bir nihilizm boyutunda anlamaya çaba göstermiş. Zaten sayın yönetmen de film içerisinde Musa karakterini tanımlarken savcının ağzıyla; üniversitede okuduğum bir roman karakterine çok benziyorsunuz, nitelemesini yaparak Camus&#8217;un yabancısını işaret etmektedir. Bununla birlikte saygıdeğer yönetmenin filmi Fransız varoluşsal düşünür krizlerinin çok ötesinde düşünsel krizleri de işaret ediyor.<br> Filmin örgüsünü kısaca açıklayarak işe koyulursak:<br> Annesiyle yaşayan Musa karakteri hukuk fakültesi son sınıfı sıkıldığı için terk etmiş ve bir gümrük yazıhanesinde rutin bir hayat sürmektedir. Bir sabah annesinin öldüğünü fark etmiş olsa da ilk başta kendisine itiraf edemediği için rutin işine devam etmiş ve kendi isteğiyle mesaiye kalmıştır. Gün içinde iş arkadaşlarına annesinin sabah kalkmadığını söylemiş ve işe devam etmiştir. Eve döndüğünde annesinin öldüğünü fark etse de hiçbir şey olmamış gibi sütlü kahvesini içip televizyon izlemeye devam etmiştir. Ertesi sabah işe gidip annesinin öldüğünü çok sakince bir şekilde patronuna söyledikten sonra benim hiç bir kabahatim yok uyarısını ekler. Ancak suratında hüzüne dair bir belirti olmasa da suçluluk ona bu uyarıyı yaptırmıştır. Bir süre sonra hayat tekrar rutine döner.<br> Film devam ederken Musa; patronu,patronunun eşi ve patronunun metresi arasında çapraşık bir ilişki içerisine düşüverir. Bu gizli ilişki, film ilerlerken ihanetin çok ötesinde aşağılamanın söz konusu olduğu bir katliama sebep olur. Patron kendi elleriyle evlendirdiği Musa ve Sinem&#8217;in yatağında Sinem ile birlikte olurken her şeyden haberdar olan patronun karısı, bu aşağılanmayı kabul edemeyip evi terk etmek için hazırlanır. Patron bunu engellemek için karısını kazayla öldürdükten sonra görgü tanığı olan kendi çocuklarını da öldürür. Musa bu olaydan sonra adalet sistemi tarafından baş şüpheli olarak göz altına alınır ve hiçbir suçlamaya itiraz etmez.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/yazgc4b11.jpg"><img decoding="async" width="300" height="158" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/yazgc4b11-300x158.jpg" alt="" class="wp-image-603" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/yazgc4b11-300x158.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/yazgc4b11-400x211.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/yazgc4b11.jpg 492w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>


<p>Patronda günah keçisi olarak Musa&#8217;yı suçlayarak mağdur rolü oynarken Musa ise ağır ceza reisi tarafından idam cezasına çarptırılır. Yıllar geçtikten sonra Patron yaptıklarının altında ezilir ve suçunu itiraf ettiği mektubu geride bırakarak intihar eder. Aklanan Musa film biterken savcıyla varoluş ve adalet üzerine bir diyaloğa girdikten sonra evine karısı Sinem&#8217;in yanına geri döner. Evde az kalsın ölümüne sebep olacak eşi Sinem ve karısının patronundan olan çocuğu ile hiç bir şey olmamış gibi sütlü kahvesini içer.Filmin sonunda bu sefer sabaha kadar karısı ile Musa sevişir ve film bir karanlıkla sona erer.</p>



<p>Bu örgüyü okurken yaşayacağınız sıkıntı filmi izlerken yaşayacağınız sıkıntının kısa bir özetidir aslında. Filmin içine daldığımızı varsayıp Musa&#8217;nın başına gelenler bizim başımıza geldiğinde nasıl tepki verebileceğimizi bir düşünelim. Muhtemelen bu olaylar silsilesi karşısında akıl sağlığımızı kaybedeceğimizi ve bu ihanetler karşısında herkesten ve her şeyden nefret edeceğimizi düşünürüz. Gel gelelim Musa nihilist kişiliğinin tam tersi bir biçimde sanki bir biyofilik (yaşam sevici) tipoloji gibi davranışlar sergiliyor. Ancak Musa bu tarz bir tipoloji tanımlamasıyla tanımlanamayacak denli karmaşık.</p>



<p>Annesinin ölümünü ilk başta reddeden, daha sonra ölümden sorumlu olmadığını savunan filmin ileri kısımlarında ise annesinin öldüğüne sevindiğini söyleyen bir karakter Musa. Musa&#8217;nın annesini sevmediğini yahut ondan nefret ettiğini düşünebilirsiniz. Oysa tam tersi rutininde olan her şeye çok bağlı Musa. Annesinin ölümünden çok kısa bir süre sonra iş yerinde çalışan Sinem&#8217;i annesinin yerine koymaya çalışmasını düşünün. Musa karakteri Sinem ile sevişmeye çalışarak aslında Oedipus karmaşası yaşıyor. Sinem Musa için ulaşmaya çalıştığı bir kadından öte aynı zamanda annesinin boşluğunu dolduracak bir figür. Fark etmez söylemlerinin altından rutini kaybetmekten delice korkan bir karakter Musa. Musa&#8217;nın filmin sonunda evine dönmesi ve sütlü kahve içmesi ise rutine bağlılığının bir kanıtı.</p>



<p>Film devam ederken arzularının pençesinde kaybolan patron, eşinin haberi olmasına rağmen kendi metresi Sinem&#8217;i Musa ile evlendiriyor. Hatta ihanetin boyutunu arttırarak karısına yaptığı ihanete bir yenisini ekliyor; Musa&#8217;ya olan ihaneti.<br>
Musa ise bir öğle arasında eve geldiğinde eşini çırılçıplak bir vaziyette yataklarında uzandığı sırada birisinin banyolarında duş aldığını görür. Ancak gerçeği öğrenmek istemeyen Musa kimse fark etmeden evi terk eder. Musa, ilerleyen sahnelerde kapının önündeki ayakkabıdan duş alanın patronu olduğunu anlamasına rağmen hiçbir şey değişmemiş gibi hayatına devam eder. Bu tutum karakterimizin rutini kaybetmemeye dair ikinci belirgin çabası.Musa bu umursamaz tavırları devam ederken psikolojik yıkımlar yaşama belirtileri gösteriyor. Bir pezevenk olan kapı komşusu için silah ie adam öldürmeye teşebbüs etmesi ve bilgisayarı kurmak için gittiği patronun evinde patronunun karısını ve çocuğunu öldürmek istemesi aslında eşine ve patronuna olan nefret tepkisinin bir dışavurumu.</p>



<p class="has-text-align-left">Sahneler devam ederken Musa, patronu tarafından iftiraya uğrayıp ağır ceza reisi tarafından idam ile hüküm giyerken kasıtlı olarak adalet makamının nasıl tecelli edeceğini bir deneye tabi tutuyor. Hukuk fakültesi okumuş biri olarak adalete ve Tanrı&#8217;ya bir inancı kalmamasını haklı çıkarırcasına eylemlerde bulunuyor. Sükutunu ikrar olarak algılayan toplum kendisinden nefret ediyor ve onu damgalayarak önce deliler hastahanesine sonra zindana tıkıyor. Musa&#8217;ya dair ellerinde bir kanıt olmamasına rağmen adalet makamları Musa&#8217;ya idam hükmünü veriyor. Görünenin aksine toplum ve onun adalet kurumu aslında Musa&#8217;nın Tanrı&#8217;ya olan inançsızlığı ve annesinin ölümüne sevinmiş olma itirafını hazmedemediği için Musa&#8217;nın varlığından tiksinmektedir. Ki zaten toplum mekanizması Musa&#8217;yı önce ötekileştirip varlığından nefret ederek onu yok etme çabasına girişiyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x.jpg"><img decoding="async" width="300" height="212" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x-300x212.jpg" alt="" class="wp-image-604" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x-300x212.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x-768x543.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/napoleon___laplace_by_yathish-d6qoy6x-400x283.jpg 400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>


<p>İşte bu noktada Musa yıllardır ötekileşmiş olmanın son yaptırımını tam çekecekken kimilerinin Tanrı&#8217;nın adaleti bazılarımızın ise vicdan diye tanımladığı olgu sayesinde aklanır. Patronunun intihar etmeden önceki mektubu hakikatleri açığa çıkarırken Musa kendini bu sefer savcının ağzından yeni bir toplum yargılamasının karşısında buluyor. Musa film boyunca ilk defa bu kadar kendini savunduğu bu sahnede toplumun kutsal diye itibar ettiği çıkarımlara karşı savaşıyor. Beni; annemin ölümüne sevindiğim ve karımın aldatmasına bir şey yapmadığım için öldürmeye çalıştınız, tespitiyle karşısındaki savcıyı çok doğru bir yerden yakalayan Musa iyi ve kötü arasındaki sınırların o kadar da keskin olmadığı teziyle Tanrı kavramını tümden reddetmektedir.</p>



<p>Musa bu çıkarımı yaptığında; &#8221;Savcı tarafından Tanrı üzerine gerçekten çok düşündünüz mü?&#8221; sorgulamasına girmeye yelteniyor.Oysa Musa Laplace&#8217;ın Napolyon karşısında verdiği tepki gibi Tanrı&#8217;yı düşünmek benim için gereksiz söylemi ile savcının&nbsp;sorgulamasını başlamadan sona erdirmiştir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/Yazgı-Filmi.jpg"><img decoding="async" width="300" height="163" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/Yazgı-Filmi-300x163.jpg" alt="" class="wp-image-607" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/Yazgı-Filmi-300x163.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/Yazgı-Filmi-400x217.jpg 400w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2018/08/Yazgı-Filmi.jpg 620w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></div>


<p>Bu noktada nihilist bir farkındalığın yanı sıra bizi derinden rahatsız eden şey aslında Musa&#8217;nın Tanrı&#8217;dan bu denli rahat vazgeçmesi. Gerekçe bile öne sürmeden vazgeçmesini hazmedemeyişimiz aslında insanın varoluşundan beri yapmaya çalıştığı anlamlandırma çabasından öte gelmektedir. Gökteki yıldızlara kutsiyet atfeden Mayalar, ateşe kutsiyet atfeden Zerdüştler, öze anlam vermeye çalışan Siddhartha&#8217;dan tutun da İbrahimi peygamberlerin varlık nedeni olan sonsuz Tanrı tanımlamaları bize insanın nasıldan ziyade niçin sorusunun da peşinde koştuğunun kanıtı. İşte tam da bu sebepten Musa&#8217;nın niçini önemsemeyen tavırları; gerek içinde bulunduğu yakın çevre, gerek toplumu, gerekse savcı tarafından kabul edilememektedir.<br>
Musa; karmaşıklaştırmaktan zevk alıp basit olan nedenleri göremiyorsunuz çünkü kendinizi tanımıyorsunuz, mesajıyla son sahneye girerken rutinine geri dönüyor. Sütlü kahvesine ve kendisini aldatan karısının koynuna&#8230;</p>



<p>Tarkovsky, gençler yalnızlığı kötü bir şey olarak görmeyin derken tam olarak bundan bahsediyordu. Yalnızlık size düşünüp varlığı ve var oluşunuzu keşfetmeyi sağlar. Ali Şeriati&#8217;nin dediği gibi insan olmak istiyorsanız öncelikle yalnızlığı hissetmeniz gerekmektedir. Burada ben ise yoksunluk ve yalnızlık kavramlarının farkına dair bir çıkarım yaparak yazıyı sonlandırmak istiyorum. Yalın olmaktan gelen yalnızlık bir insanın ömrü boyunca kaybetmemesi gereken bir olgudur. Yalnız gelirsiniz, yalnız yaşarsınız, yalnız ölürsünüz. Bunu reddetmenin bir anlamı yoktur. Burada yoksun olmanızı gerektiren bir durumda yoktur. Sevebiliriz, sevişebiliriz. Bir eşten, anneden, babadan, kardeşlerden, çocuklardan mahrum olmak size yalnızlığı değil yoksunluğu getirir. Yoksun olan eşya ve insan ile olan temasını kaybeder. Musa yalnız olmanın uçurumunda düşüp yoksun kalmış bir karakter. Ben ise bu bağlamda Musa&#8217;nın filmin sonundaki dik başlılığını ve rutine dönüşünü yoksun olmanın cehennemini yaşayan yalnız bir insanın reaksiyonu olarak tanımlıyorum.</p>



<p>Dünyanın herhangi bir yerinde yalnızlığı yaşayanlara&#8230;</p>



<h4 class="wp-block-heading">Volkan BARTIK</h4>



<p>&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/yazgi-filminin-bas-kahramani-musaya-dair-bir-analiz.html">Yazgı filminin baş kahramanı Musa&#8217;ya dair bir analiz</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/yazgi-filminin-bas-kahramani-musaya-dair-bir-analiz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-06-02 01:21:47 by W3 Total Cache
-->