Zaman

Zaman

Kaldırım da hızlıca yürüyüp, yaya yoluna ulaşmadan karşıya geçti. Hava son bir haftaya göre daha sıcaktı. Geç kalmadığını umarak saatine baktı. Öğle molasının bitmesine 15 dakika vardı. Kaldırımlarda adımlarını sıklaştırarak, yoluna devam etti. Bildiği yolun sonuna geldiğini anlayınca hızlıca çantasından telefonu çıkardı. Haritayı açarak, yürümeye devam etti. “Yaklaşmışım, hızlanmalıyım.” Haritada hedefinize ulaştınız ibaresi belirmesinin ardından kafenin tabelasına göz gezdirdi. Doğru yere gelmişti. Apar topar telefonu çantasına koyup, kapıdan içeri girdi. Saatine baktı, 10 dakikası vardı. Hızlıca masalara göz gezdirdi. Aradığı yüzü görmeyince henüz gelmediğini anladı. Yanında canlı olmayacak kadar yıpranmış bitkilerin olduğu masaya yöneldi. Bitkilere nazaran yeni olan ahşap sandalyeyi çekip, oturdu. Menü ile ona yönelen garsona, elindekini almadan bir su işareti yaptı.

Soluk alışverişi henüz yavaşlamamıştı. Gözleri sürekli kapıyı gözlüyordu. Garson, bir su ve üzeri çizilmiş cam bardak bıraktı. Bardağı sağ eli ile kenara itip, şişenin kapağını hızlıca açıp, içti. Soluk almayı unutunca, şişe içe göçmeyi başladı. Saniyeler içinde ses çıkarmadan şişeyi nasıl eski haline getireceğini düşündü. Dudağı ve şişenin ağzı arasında oluşan boşluk nedeniyle geç kalmıştı. Düşündüğü ölçüde tepki almamıştı. İki masa ötede oturan dört yaşlarında kumral kız dışında kimse dönüp bakmamıştı bile. Ona dönmüş olan minik gözlere, kızararak gülümsedi. Durum karşılıklı hal aldı. İçe göçük şişeyi en az sesi çıkarak şekilde masaya bıraktı. Hızlıca çantaya uzanıp telefonunu çıkardı. Üç dakika içinde kalkmalıydı. Eşyalarını toplayıp, şişenin kapağını kapattı. Hızlıca kasaya yönelip hesabı ödeyip, kapıya yöneldi. Mekandan çıktığı an sıcaklığı tüm vücudunda hissetti. Şişede kalan son suya gözü takıldı. Şişenin kapağını açıp, tüm gücüyle şişeyi sıkarak hızlıca yüzünü ıslattı. Yanından geçen mavi gömlekli adama sıçrattığı suya aldırış etmeden, şişeyi kafenin camından içeri fırlattı. Adımlarını hızlandırıp, araçlara bakmadan karşıya geçti. Kulaklarında sağır edici bir çınlama duyuyordu. Elleri pul pul olmaya başlamıştı bile. Çalıştığı plazanın kapısını omuzuyla ittirerek içeri girdi. Cihazın başında ki güvenlik şaşkınlık içerisinde onu izliyordu. Cihazdan çıkan sese aldırış etmeden asansöre yöneldi…

Zaman
Zaman

Yazar Hakkında
Toplam 134 yazı
Ali Cevdet
Ali Cevdet
Yazar, çizer, anlatır. Yaşamının yegane amacı varoluşunu ortaya koymaktır.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara