<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tanrı arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/tag/tanri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/tag/tanri</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Aug 2019 12:43:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Terk Ederken Tapınağı</title>
		<link>https://utopikdunya.com/terk-ederken-tapinagi.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/terk-ederken-tapinagi.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[DisconnectusErectus]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Aug 2019 12:43:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Blog Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[Terk Ederken Tapınağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2365</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdi gözümü açsam geçer mi bu sınırsız aydınlık? Renkler çizmez mi manzaramı ya da kör kalmaz mıyım erkenden? Gözlerim kapalıyken kör olmamamın ne yansıması var, işte bu görememe korkusu değil mi kederimi yaratan? Ayağa kalktım. Vermek istiyorum efendiler, alın tüm sahip olduklarımı. Yarın sabah güneş doğmasın tepeme, gözlerimi açacağım ama görmek istediğimden midir bilinmez. Kilidini...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terk-ederken-tapinagi.html">Terk Ederken Tapınağı</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> Şimdi gözümü açsam geçer mi bu sınırsız aydınlık? Renkler çizmez mi manzaramı ya da kör kalmaz mıyım erkenden? Gözlerim kapalıyken kör olmamamın ne yansıması var, işte bu görememe korkusu değil mi kederimi yaratan?</p>



<p><em>Ayağa kalktım.</em></p>



<p>Vermek istiyorum efendiler, alın tüm sahip olduklarımı. Yarın sabah güneş doğmasın tepeme, gözlerimi açacağım ama görmek istediğimden midir bilinmez. Kilidini kırın kapımın, dışarı çıkacağım! Bir de dışarı çıkaracağım içeriyi. İşte alın! Benim sandığım ne varsa terk etmek istiyorum yarın sabah. Ama işte o Ay batmasa bu gece,karanlığı görmek istiyorum tenimi soyarken. <br>
Giysi diye giydiğim korkumdur. Korkularımı kabul etmez gündüz, derimi değiştirmeme müsaade etmez bu aydınlık. </p>



<p><em>Bir bardak su içtim. </em></p>



<p>Çıkmadığım ev benim midir, sizin mi? Evimi -benim sandığım- serbest bırakacağım yarın sabah. Zannedeceksiniz ki size vereceğim varlığımı. Yokluğumu alacağım şu kapıdan çıkınca. Kendimi bırakacağım gökyüzü içeri dolunca.</p>



<p><em>Bardak masaya devrildi, içinde biraz su.</em></p>



<p>Arkadaşımlar da izlemeye gelir mi, eski dostlarım?<br>
Ya annem, beni doğurduğunu var sayan? Gözlerimi açınca görecek miyim yüzlerinizi? Tanrı korusun! Şimdiye kadar benim sandığım sizi terk edeceğim kendimle birlikte ve yüzlerinizi kirli kanımla akıtacağım damarlarımdan. Şahit olmak istemeyeceksiniz bu patırtıya çünkü kapımın kilidi dahi hesap soracak yarın sabah(!).</p>



<p><em>Kağıtlar ıslandı, birkaç kitap.</em></p>



<p>Tüylerimin yanık kokusunu bastıramayacak absürt parfümleriniz. Pencereyi açın, diye bağırmama gerek kalmayacak dışarı çıkınca. Bedenimi de terk edeceğim, işte benim sandığım ne varsa! Ruhumu arşınlayamacak insan olma sancısı. Terk ediyorum yarın sabah insanlığımı!</p>



<p><em>Suyu temizledim, kitaplar kurur.</em></p>



<p>Tırnak diplerimde biriken yalanları önünüze sunacağım terk ederken sabahı. Ben inanmıyorum. Siz de inancınızı kaybedeceksiniz ben yanınızdan geçip giderken. Karanlıkta kara kedi arar gibi arayacaksınız kaybettiklerinizi. Ben gözlerimi açtığımda siz de geride kalacaksınız hayattan. Bu acımı insanlığa dağıtacağım doyamadığınız için almaya! Kederimi bölüşün ben karanlığa karşı parçalanırken yarın sabah. </p>



<p><em>Yere bağdaş kurup belgeleri okumaya başladım. </em></p>



<p>Siz gidiyorum sanacaksınız arkamdan bakarken. Ruhum yok olduğunda öldüğüme inanacaksınız. Ertesi gece doğacağım bu sefer benim olanlarla. <br>
Geride sadece benim sandığım her şey kalacak. Ama dikmeyeceğim ölü ruhumu yaşama. Yarın sabah verdiklerim, sizde kalacak sonsuza kadar. <br>
Bu gece uyumadan bekleyeceğim sabahın yenilişini izlemeyi. Güneş aydınlığını sunamadığı sırada açın kilidi!&nbsp;</p>



<p><em>Cereyan yaptı, birkaç kağıt uçuştu. </em></p>



<p><strong>Hasat ayı.</strong> <br> </p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/terk-ederken-tapinagi.html">Terk Ederken Tapınağı</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/terk-ederken-tapinagi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkar</title>
		<link>https://utopikdunya.com/inkar.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/inkar.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Göksu Samar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2019 06:56:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[En büyük hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[İnkar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1389</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın&#160; hayatını tek başına oluşturabilmesi, kendini etkileyen etmenlerin yalnızca yine kendiyle ilgili olabilmesi mümkün müdür? Var mıdır etrafımızda bir insana, bir inanca, bir dünyaya bağlı kalmadan, ona tutunmadan yaşayabilen? Yoksa bizi asıl var eden onların ta kendisi midir? Anlamlandırma çabamız, dünyayı, evreni anlamak için midir yahut Tanrı&#8216;yı ya da bir başka hakikat için mi? Etrafına...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/inkar.html">İnkar</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İnsan</strong>ın&nbsp; hayatını tek başına oluşturabilmesi, kendini etkileyen etmenlerin yalnızca yine kendiyle ilgili olabilmesi mümkün müdür?</p>



<p>Var mıdır etrafımızda bir insana, bir inanca,
bir dünyaya bağlı kalmadan, ona tutunmadan yaşayabilen? Yoksa bizi asıl var
eden </p>



<p>onların ta kendisi midir? Anlamlandırma çabamız, dünyayı, evreni anlamak için midir yahut <strong>Tanrı</strong>&#8216;yı ya da bir başka <strong>hakikat</strong> için mi? </p>



<p>Etrafına bakmaya başlayan insan içinde birçok
şey biriktiriyor. Sonra zamanla bir bakıyor ki ne kadar çok şey birikmiş ise
içeride, o kadar</p>



<p>az şey sızıyor dışarıya artık. O anlamlandırma meselesinin en çok kendini arayış meselesi olduğunu anladıkça, zamanla susmaya başlıyor insan. Bu sükunet kimi zaman sessizlikle kimi zaman aslolanı saklayan sözcükleri bağırmakla oluyor. Fark ediyorsun ki bazen en çok inkar ettiğin, senin <strong>en büyük hakikat</strong>in oluvermiş. Bazen hakikat sandığın, en büyük inkarın&#8230; Kendi gerçeğine yaklaştıkça kimi acıya yaklaşıyor, kimi acının ta kendisi oluveriyor. İçini kaplayan huzursuzluk sana ait sandıklarını bertaraf edip uykularını kaçırırken, kendinle arana giren mesafelerin içerisinde buluyorsun kendini. Olduğun yerle, olman gereken yer arasındaki mesafenin kavgası içerisinde&#8230;</p>



<p>Tüm bunlar olurken insanı insan yapan o müthiş
hediye giriveriyor devreye. Unutmak diyor biri, senin en kıymetli hazinen.
Sürekli</p>



<p>hatırlayarak hangimiz yaşayabilirdik? Bizi her
seferinde yenileyen hayatımızdaki değişiklikler değildir her zaman. Kimi zaman
unuttuğun şeyde gizlidir yüzündeki ifadenin kaynağı. Kimi zaman
hatırladıklarının (ya da hatırlatılanların) ağırlığı içinde.</p>



<p>Günün sonunda karar vermesi gerekir insanın. Senin lisanın konuştuğun lisan mıdır yoksa sustuğun mu? <strong>Arayış</strong>ın sonucunda bulduğun sanrılar mıdır seni var eden, yoksa arayışın ta kendisi mi? Hadi topla cesaretini ve sor kendine. Sana ilk ne hatırlatıldı, onu unutabildin mi?</p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1000" height="504" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar.png" alt="İnkar" class="wp-image-1392" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar.png 1000w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar-300x151.png 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar-768x387.png 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar-375x189.png 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/02/İnkar-450x227.png 450w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption>İnkar</figcaption></figure>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/inkar.html">İnkar</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/inkar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstila 10003</title>
		<link>https://utopikdunya.com/istila-10003.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/istila-10003.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Aug 2018 20:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sci-fi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=704</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ölüm, size bir kez gelecektir Ölüm, bedeninize bir kez dokunacaktır Ama siz, o mavi bulutların ötesinde bir yerde Sonsuza dek yaşayacaksınız&#8230;” Gözlerini açtığında, karanlık bir yerde idi. Başında bir ağrı hissetti. Ayağa kalkmaya çalıştı, bacağı buna engel oluyordu. “Neredeyim ben? Hey, kimse yok mu?” Göz gözü görmüyordu. Birden gözyaşları akmaya başladı. Cece karanlıktan korkardı. 24...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10003.html">İstila 10003</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ölüm, size bir kez gelecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ölüm, bedeninize bir kez dokunacaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ama siz, o mavi bulutların ötesinde bir yerde</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sonsuza dek yaşayacaksınız&#8230;”</strong></p>
</blockquote>
<p>Gözlerini açtığında, karanlık bir yerde idi. Başında bir ağrı hissetti. Ayağa kalkmaya çalıştı, bacağı buna engel oluyordu. “Neredeyim ben? Hey, kimse yok mu?” Göz gözü görmüyordu. Birden gözyaşları akmaya başladı. Cece karanlıktan korkardı. 24 yaşında bir delikanlı olmasına rağmen yanında annesi olmasını yeğlerdi. Yarım adımlarla yürümeye çalışırken ayağına bir şey takıldı. Ağır ağır eğilip ayağına takılan şeyi aldı. Görmeye çalışıyordu ama etraf zifiri karanlıktı. Kendini bir boşluk içindeymiş gibi hissediyordu. Eliyle yerden aldığı şeyi yoklamaya başladı. “Kıvrımları var, boru gibi bir şey bu. Neredeyim ki ben?” Kafası iyice karışmaya başlamıştı. Bir yandan gözyaşlarını siliyor, bir yandan elindeki şeyi yoklamaya devam ediyordu. ”Hey!” Bir ses duymak umuduyla bağırıyordu. Şuan Tek ihtiyacı olan bir canlı varlığı hissetmekti.</p>
<p>“Artık biri bana burada neler olduğunu anlatacak mı? Kafayı yemek üzereyim!” Sonradan gelen iki kişi  bakıştılar. Biri diğerine haydi anlat dercesine kafasıyla işaret etti.  “O uçan yaratıklar, şey” “Ee, uçan yaratıklar?” “Bilmiyoruz! O lanet olası uçan yaratıkların ne olduğunu bilmiyoruz. Cece, onların bir çukurdan çıktıklarını söylemişti.” Üçünün kafası karışık haldeydi. Boş gözlerle birbirlerine bakıyorlardı.</p>
<p>Cece, zifiri karanlıkta ayağının verdiği acıyla ağır ağır ilerlemeye devam ediyordu. Bir yandan içinden tanrıyla yalvarıyordu. Üniversitede okurken tanrıyla ilgili o kadar çok kitap okumuştu ki. Kendi içinde tanrıyı bulduğunu umuyordu. Ta ki zifiri karanlıkta yalnız kalana kadar. Sanki tanrı onu yalnız bırakmıştı. Sabahlara kadar kafa yormak, Allah’ın belası bir yerde yalnız başına gözyaşı dökme için miydi? Çaresizlik insanın içindeki çatışmayı ortaya çıkarıyordu. Bir gariplik sezmeye başlamıştı. Bir gaz bulutu zifiri karanlıkla birlikte çevresini sarıyordu. İçinden sanırım yolun sonuna geldim diye geçiriyordu&#8230;</p>
<h3 style="text-align: right;"> Ali Cevdet</h3>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p><a href="https://utopikdunya.com/istila-10001.html">İstila Serisinin 1. Bölümü için</a></p>
<p><a href="https://utopikdunya.com/istila-10002.html">İstila Serisinin 2. Bölümü için</a></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10003.html">İstila 10003</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/istila-10003.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mantığın Serüveni</title>
		<link>https://utopikdunya.com/mantigin-seruveni.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/mantigin-seruveni.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jun 2018 10:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Mantık]]></category>
		<category><![CDATA[Mantıklı düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[Şans]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrının Varlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama zorluk ile başlayanlar vardır. Yaşamları o zorlukları aşmakla geçer. Bunu bir alışkanlık haline getirmiş haldedirler. Kimileri ise daha uygun yaşam koşulları sürer. Bu ayrımı yapan kimdir? Böyle olmasını sağlayan? Tanrı mı? Tanrı bizim hangi hayatları yaşayacağımızı mı seçiyor? Peki ya tanrı yoksa? Tanrı yoksa nasıl bir dünyaya geleceğimizi ne belirliyor? Şans? Şu çok bahsedilen...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/mantigin-seruveni.html">Mantığın Serüveni</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşama zorluk ile başlayanlar vardır. Yaşamları o zorlukları aşmakla geçer. Bunu bir alışkanlık haline getirmiş haldedirler. Kimileri ise daha uygun yaşam koşulları sürer. Bu ayrımı yapan kimdir? Böyle olmasını sağlayan? Tanrı mı? Tanrı bizim hangi hayatları yaşayacağımızı mı seçiyor? Peki ya tanrı yoksa? Tanrı yoksa nasıl bir dünyaya geleceğimizi ne belirliyor? Şans? Şu çok bahsedilen şans kelimesine değinelim biraz. Nedir şans? Sebebini açıklayamadığımız olaylara genellikle şans ibaresi yerleştirir. Aynı şeyi tanrıyı kabul edenler de uygulamıştır. Açıklayamadıkları olaylar için Tanrı ibaresini ortaya koymuşlardır. Burada dikkati çeken nokta insanların açıklayamadıkları olayları bir kalıba sokma ihtiyacı duyarlar. Burada akıl devre dışı kalır. Sadece temsili bir kelime yer alır.</p>
<p>Neden böyle bir ihtiyaç duyuyoruz? Her şeye o anın şartları ile kavramamız mümkün olmayabilir. Kavrandığı takdirde bu iki ifade de yerini açıklamaya bırakır. Eski çağlarda yağmur olayını açıklayamayan insanlar bunun Tanrının insanlara kızması sonucu bir ceza olarak ortaya çıktığını varsaymışlardır. Fakat gelişen toplumlar bunun açıklamasını yaparak bu görüşü ortadan kaldırmıştır.</p>
<p>Şans ibaresi de bu şekildedir. Bir takım şeylerin rastgele olarak yaşanıp o olayda meydana gelmesi, olayın sonuçları ortaya konunca gerekli olduğu kanısına varıldığında işlevini yitirir. Artık ortada bir açıklama vardır. Mantık devreye girer.</p>
<h3>          MANTIK</h3>
<p>Mantık tarih boyunca çoğu düşüncenin baş belası olmuştur. Açıklanamayan olaylara karşı mantık geçici ibareleri reddeder. Akla uygun bir açıklama arar. Bu açıklama belirinceye kadar sabırla bir köşede bekler.</p>
<p>Bu sebeple çoğu düşüncenin açıklamasının yapılma sürecini hızlandırmış yeni olaylara cevap aramayı kendine göre edinmiştir. Bunu sağlamak için çeşitli yollar üretmiş, yeni mantıkçıların olayları özümsemesini daha kolay kılmıştır.</p>
<p>Yaşam önemlidir, açıklanmaya değerdir. Bunu sağlayacak kişilerde her zaman olmaya devam edecektir. Bize düşen mantığı bir kenara atmamaktır.</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/mantigin-seruveni.html">Mantığın Serüveni</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/mantigin-seruveni.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-04-16 08:09:15 by W3 Total Cache
-->