<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kurgu arşivleri - Ütopik Dünya</title>
	<atom:link href="https://utopikdunya.com/category/kurgu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://utopikdunya.com/category/kurgu</link>
	<description>Ütopyanın İzinde, Sınırları Aşan Düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Aug 2019 16:02:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Zaman</title>
		<link>https://utopikdunya.com/zaman.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/zaman.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Aug 2019 16:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Gecikme]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye serisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurgu Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=2324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaldırım da hızlıca yürüyüp, yaya yoluna ulaşmadan karşıya geçti. Hava son bir haftaya göre daha sıcaktı. Geç kalmadığını umarak saatine baktı. Öğle molasının bitmesine 15 dakika vardı. Kaldırımlarda adımlarını sıklaştırarak, yoluna devam etti. Bildiği yolun sonuna geldiğini anlayınca hızlıca çantasından telefonu çıkardı. Haritayı açarak, yürümeye devam etti. “Yaklaşmışım, hızlanmalıyım.” Haritada hedefinize ulaştınız ibaresi belirmesinin ardından...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zaman.html">Zaman</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kaldırım da hızlıca yürüyüp, yaya yoluna ulaşmadan karşıya geçti. Hava son bir haftaya göre daha sıcaktı. Geç kalmadığını umarak saatine baktı. Öğle molasının bitmesine 15 dakika vardı. Kaldırımlarda adımlarını sıklaştırarak, yoluna devam etti. Bildiği yolun sonuna geldiğini anlayınca hızlıca çantasından telefonu çıkardı. Haritayı açarak, yürümeye devam etti. “Yaklaşmışım, hızlanmalıyım.” Haritada hedefinize ulaştınız ibaresi belirmesinin ardından kafenin tabelasına göz gezdirdi. Doğru yere gelmişti. Apar topar telefonu çantasına koyup, kapıdan içeri girdi. Saatine baktı, 10 dakikası vardı. Hızlıca masalara göz gezdirdi. Aradığı yüzü görmeyince henüz gelmediğini anladı. Yanında canlı olmayacak kadar yıpranmış bitkilerin olduğu masaya yöneldi. Bitkilere nazaran yeni olan ahşap sandalyeyi çekip, oturdu. Menü ile ona yönelen garsona, elindekini almadan bir su işareti yaptı.</p>



<p> Soluk alışverişi henüz yavaşlamamıştı. Gözleri sürekli kapıyı gözlüyordu. Garson, bir su ve üzeri çizilmiş cam bardak bıraktı. Bardağı sağ eli ile kenara itip, şişenin kapağını hızlıca açıp, içti. Soluk almayı unutunca, şişe içe göçmeyi başladı. Saniyeler içinde ses çıkarmadan şişeyi nasıl eski haline getireceğini düşündü. Dudağı ve şişenin ağzı arasında oluşan boşluk nedeniyle geç kalmıştı. Düşündüğü ölçüde tepki almamıştı. İki masa ötede oturan dört yaşlarında kumral kız dışında kimse dönüp bakmamıştı bile. Ona dönmüş olan minik gözlere, kızararak gülümsedi. Durum karşılıklı hal aldı. İçe göçük şişeyi en az sesi çıkarak şekilde masaya bıraktı. Hızlıca çantaya uzanıp telefonunu çıkardı. Üç dakika içinde kalkmalıydı. Eşyalarını toplayıp, şişenin kapağını kapattı. Hızlıca kasaya yönelip hesabı ödeyip, kapıya yöneldi. Mekandan çıktığı an sıcaklığı tüm vücudunda hissetti. Şişede kalan son suya gözü takıldı. Şişenin kapağını açıp, tüm gücüyle şişeyi sıkarak hızlıca yüzünü ıslattı. Yanından geçen mavi gömlekli adama sıçrattığı suya aldırış etmeden, şişeyi kafenin camından içeri fırlattı. Adımlarını hızlandırıp, araçlara bakmadan karşıya geçti. Kulaklarında sağır edici bir çınlama duyuyordu. Elleri pul pul olmaya başlamıştı bile. Çalıştığı plazanın kapısını omuzuyla ittirerek içeri girdi. Cihazın başında ki güvenlik şaşkınlık içerisinde onu izliyordu. Cihazdan çıkan sese aldırış etmeden asansöre yöneldi… </p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-1024x680.jpg" alt="Zaman" class="wp-image-2325" srcset="https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-1024x680.jpg 1024w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-300x199.jpg 300w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-768x510.jpg 768w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-375x249.jpg 375w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-450x299.jpg 450w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920-791x525.jpg 791w, https://utopikdunya.com/wp-content/uploads/2019/08/urban-438393_1920.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Zaman</figcaption></figure>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zaman.html">Zaman</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/zaman.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>0000000   -2.kısım-</title>
		<link>https://utopikdunya.com/0000000-2-kisim.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/0000000-2-kisim.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2019 22:14:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[Babilonya]]></category>
		<category><![CDATA[Hammurabi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nisan 2772. Birazdan uyanır, efendim. Tüm gece işkence gördü. Doktoru çağırın adrenalin iğnesini yapsın, değerli vaktimi şu aşağılık kalıntı Babil torunu için bu kum cehenneminde harcayamam. Yakutsk kolonisindeki tarım alanlarını kontrole gitmem gerekiyor. Parti liderliğinin ani emirleri olmasa bu cehenneme hangi aklı başında insan gelir. Nasıl nefes alıyor insanlar burada, Tanrı aşkına? Efendim, adrenalin için...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/0000000-2-kisim.html">0000000   -2.kısım-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.youtube.com/watch?v=eNmCKpJ52W0
</div></figure>



<p>Nisan 2772.</p>



<p>Birazdan uyanır, efendim. </p>



<p>Tüm gece işkence gördü.</p>



<p>Doktoru çağırın adrenalin iğnesini yapsın, değerli vaktimi şu aşağılık kalıntı Babil torunu için bu kum cehenneminde harcayamam. Yakutsk kolonisindeki tarım alanlarını kontrole gitmem gerekiyor. Parti liderliğinin ani emirleri olmasa bu cehenneme hangi aklı başında insan gelir. Nasıl nefes alıyor insanlar burada, Tanrı aşkına?</p>



<p>Efendim, adrenalin için hazırız. Emirlerinizi bekliyoruz.</p>



<p>Yap şu lanet olasıca adrenalini bitsin bu işkence.</p>



<p>aaaaaaaaah!..</p>



<p>Ali Bey, şekerlemenizden uyandınız Tanrı&#8217;ya şükürler olsun. Lafı fazla uzatmadan durumu özetlemek istiyorum. Dün gece kolluk kuvvetlerimiz tarafından Eski Türkiye adıyla bilinen kadim dünya topraklarında ele geçirildiniz. Parti tarafından kırmızı bülten ile arananlar listesindesiniz. Hakkınızda açılan dosyaların ortak tarafı; Kuraklık sonrası kurulan insanlık uygarlığı için tehlike arz ettiğiniz, yönünde. Parti liderleri tarafından eylemleriniz ölümcül seviye olarak nitelendirilmiş. Bunun anlamını kavrayabiliyor  musunuz?</p>



<p>Lanet olası paradigmasal sıçramalarınız ve mekanik dünya anlayışınızın hangi fare deliğindeki mahkemesinden çıkan yasalarına göre suçluyum?</p>



<p>Hakkınızdaki tüm konular tek tek araştırılacak ve denetlenecektir. Gereği yasalarının ışığında yerine getirilecektir.<br></p>



<p>Bu bok çukurunda kurduğunuz kamuya kapalı mahkemelerinizi aydınlatabilecek mi o yüce yasalarınız?</p>



<p>Yüce uygarlığımız yasalarımızın temelinde yükselir. Siz meraklanmayın.</p>



<p>Asıl endişelendiğim yüce yasalarınız, Sayın müfettiş bey. İşkenceyi sorgulamanın bir parçası yapıp herkes için alışılmış bir olgu haline getiren bir düzenin temsilcisisiniz. İnsan toplumunu istediğiniz gibi gütmek için kullandığınız binbir iblis yönteminden birisini daha anlatmak için söze gireceksiniz. Boşunuza nefesinizi tüketmeyin, benim size söyleyecek sözüm yok.</p>



<p>Ali Bey, bu hayattaki en önemli şeyin hakikat olduğu konusunda hem fikiriz, değil mi? Hakikate ulaşmak için kullandığımız yöntemlerin ne önemi var gerçekten?</p>



<p>Hakikat tanımlamalarınızı subjektif temellere oturttuğunuzdan bu yana her şeyin önemi var artık. Hakikat diye önümüze ihtiyaçlarınız doğrultusunda sunduğunuz yalanlarınıza uydurmak için insanın fiziksel ve mental acılarını kullanıyorsunuz. Sizin adalet sisteminizin temelinde ACI yatıyor. Acı ile sahip olduğunuz bedenlerin zihinlerini kontrol ettiniz, bugüne kadar. Sizin kanunlarınızın ve yasalarınızın beslendiği şey Mutlak Güç arzularınızdır. Arayışınız hakikat değildi, hiçbir zaman da olmayacak. </p>



<p>Ali Bey, sizi tanıyoruz. Sistemimizin ilkelerine karşı gelmek için nefes alan bir Babillisiniz. Siz sistemimiz için bir fabrikasyon hatası  defolu bir ürünsünüz. Varlığınızın sistem ile uyumsuzluğu onarılmak zorunda. Görebilmeniz için dikilmiş göz kapaklarınızın bağını çözeceğiz. Hakikatin ışığının geçebilmesi için gerekirse göz kapaklarınızı keseceğiz. Tüm bu bedeller sonunda varlığınız varlığımızın bir parçası olacak. Huzura kavuşacaksınız.</p>



<p>Kelimelerin anlamını yeniden kazandığı bir sahaya girmeye cesaret edebileceğinizi mi iddia ediyorsunuz, siz?</p>



<p>Bakın size karşı dürüst olacağım. Bu lanet olası susuz Babil&#8217;de bulunmak hiç hoşuma gitmiyor.  Tanrı aşkına kum fırtınalarından maskesiz dolaşamadığınız bir rezalet diyarı burası. Ancak ben Medeniyetimizin değerlerine inanmış ve bu uğurda savaşan bir dünya vatandaşıyım. Sizin ışığı bulabilmeniz için savaşacağıma emin olabilirsiniz. Netice de medeniyetimizin meşhur sözünü hatırlayın; <strong><em>Hakikat karşısında her fani diz çökecektir!  </em></strong></p>



<p>Üstelik sizi tanıyoruz ve hakkınızdaki her şeyi biliyoruz.</p>



<p>Bir bok bildiğin yok, seni moron.</p>



<p>Evet bakalım: 2732 yılında bir zamanlar Mezopotamya adı verilen ve burayı sulayan Fırat Nehri civarındaki bir mülteci kampında doğmuşsunuz. Tabi siz doğduğunuzda kumdan başka bir şey yoktu. Kayıtlara göre; anneniz siz 3 yaşındayken açlıktan ölmüş ve sizin anne diye çağırdığınız teyzeniz sizi yetiştirmiş. Babanız Gizli servis sorgularında kalp krizi geçirerek ölmüş. Başka yakın akrabanız gözükmüyor. Mülteci kampında geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra kaybolup yeraltına karışmışsınız. Kadim dünyanın saçma sapan öğretileri ile ilgilendiğiniz partimiz tarafından tespit edilmiş. Bir çok parti ve düzen karşıtı eylemin baş suçlusu olarak aranıyorsunuz. Bilinen hiç evlilik yok, çocuk yok. </p>



<p>Hammurabi&#8217;yi hiç duydunuz mu, müfettiş bey?</p>



<p>Kim?</p>



<p>Bu toprakların yetiştirdiği hükümdarlardan biridir. Dişe diş, göze göz der. Onun bu sözleri tohum olarak bu topraklarda binlerce yıldır kanla sulanmıştır. Adalet için yaşar adalet için ölürüz biz. </p>



<p>An <strong>eye</strong> for an <strong>eye</strong>, and a <strong>tooth</strong> for  a tooth. ( Göze göz, dişe diş) sözü saçmalığından mı bahsediyorsunuz? </p>



<p>Saçmalık dediğiniz bu topraklardaki kadim kitapların temelini oluşturur, müfettiş bey. Putları baltasıyla kıran o gencin soyundan gelenlerin kutsal kitabının temelidir bu ilke. Hakikat arayışının sonucunda tecelli eden adalet! Hakikat arayışımız adalet içindir bizim bu topraklarda, Müfettiş bey! Kısas her şeyin temelidir bu topraklarda!</p>



<p>HANGİ TOPRAKLAR ALİ BEY? BURADA TOZ VE KUMDAN BAŞKA NE VAR ?</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/0000000-2-kisim.html">0000000   -2.kısım-</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/0000000-2-kisim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>0000000</title>
		<link>https://utopikdunya.com/0000000.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/0000000.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Volkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Mar 2019 20:54:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[DİSTOPYA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zemheri bir günün sabahına yorgan altında yapayalnız uyanmak ne zor. Balkon kapısının altından esen buz gibi rüzgar tenini öpmeye ne kadar da meraklı. Kaçmalı, sonsuza kadar o lanet olasıca utanmaz, arlanmaz rüzgardan kaçmalı. Asla çıkmamalı bu yorgandan yapılma kalenin içinden. Hem diyelim ki çıktı; ne görecekti yalandan başka. Nasıl olsa her defasında tüm o rezil...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/0000000.html">0000000</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Zemheri bir günün sabahına yorgan altında yapayalnız uyanmak ne zor. Balkon kapısının altından esen buz gibi rüzgar tenini öpmeye ne kadar da meraklı. Kaçmalı, sonsuza kadar o lanet olasıca utanmaz, arlanmaz rüzgardan kaçmalı. Asla çıkmamalı bu yorgandan yapılma kalenin içinden. Hem diyelim ki çıktı; ne görecekti yalandan başka. Nasıl olsa her defasında tüm o rezil yaşanmışlıkları unutmak için geri dönmüyor muydu o yorgandan kalesinin altına.</p>



<p>Lanet olasıcalar ne kadar da meraklıydılar; etimin her zerresini dişlerinin arasında çiğnemeye. Bitmek tükenmek bilmeyen iştahları ve yorulmaz demir çeneleri ile her gün doğumundan batımına kadar devam ettirdikleri o şirret döngü. İniltilerim Allahu Ekber dağlarında her gün leş kurt ve çakal yabanıllarının iniltilerine karışmakta&#8230;</p>



<p>Ahhhhhhhhhhhhhhhhhhhh&#8230;.</p>



<p>O seste neyin nesi? Yataktan kalkmamak için düşündüğüm o aforizmaların hiç sırası değil. Sabah 5.45&#8217;te sokaktan gelen koşuşturmalar da neyin nesi?</p>



<p>Günün en soğuk vakitlerinde insanlar koşmak ve çığlık atmak için sokağa çıkmış olamazlar. Nefesim hiç bu kadar hızlı atmamıştı. Kalbimi dün gece yediğim iğrenç makarna parçaları ile birlikte kusacağım, galiba&#8230;</p>



<p>Anne. Anne.</p>



<p>Neler oluyor Allah aşkına? İyi misin? Lütfen ses ver. </p>



<p>Çelik kapı neden açık?</p>



<p>?Siz de kimsiniz? Annem nerede? </p>



<p>Artık yolun sonuna geldin. Tüm lanet olasıca adamlarını ele geçirdik. Numara yapmanızın bir alemi kalmadı, Ali Bey. </p>



<p>Ne numarası aşağılık herif, ne adamları, annem nerede? Ne yaptınız ona?</p>



<p>Sorgulamak için karargaha götürdük. Tüm yaptığın suçları itiraf etmen için ona ihtiyacımız olacak. Sizin ne denli ketum bir aşağılık olduğunuzu biliyoruz. Değer verdiğiniz şeyleri korumak için sizi bülbül gibi şakırken görmek&#8230; Lanet olası bir sevişmeden bile daha güzel&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/0000000.html">0000000</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/0000000.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</title>
		<link>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2019 17:37:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye serisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerre hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=1252</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; “Adınız ne idi?” &#160;   Doğum lekesi olan kolunu kaldırıp saatine baktı, öğle arası sona eriyordu. Süngerine kadar kül olmuş sigarasını ağır ağır söndürdü. Hayattan pek bir beklentisi olmayan bakışlarıyla, ciğerlerindeki son dumanı üfleyerek doğruldu. Beş adım atarak acil çıkış kapısından içeri, hiçbir aksiyona yer vermeden süzüldü. Çalıştığı alana geçebilmek için bankonun ahşap parçasını...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html">Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;">“Adınız ne idi?”</span></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">  Doğum lekesi olan kolunu kaldırıp saatine baktı, öğle arası sona eriyordu. Süngerine kadar kül olmuş sigarasını ağır ağır söndürdü. Hayattan pek bir beklentisi olmayan bakışlarıyla, ciğerlerindeki son dumanı üfleyerek doğruldu. Beş adım atarak acil çıkış kapısından içeri, hiçbir aksiyona yer vermeden süzüldü. Çalıştığı alana geçebilmek için bankonun ahşap parçasını kaldırdı. Aldığı kiloların verdiği zorlukla, sandalyesine hızlıca oturdu. Bilgisayarın birkaç tuşuna basmasının ardından ağzında maske olan bir hasta belirdi. “Onkoloji bölümü için gelmiştim.” “Adınız ne idi?” “Cemre” “Bekleme alanında bekleyin. Size sesleneceğiz.” Dün ki oynadığı kupon aklına geldi. Hızlıca bahis sitesine girerek, üyeliğine giriş yaptı. Kupon tutmamıştı. Önünden geçen onkolog, “Kolay gelsin” “Teşekkür ederim, hastaları almaya başlayalım mı?” “Altı dakika içinde başlayalım, lütfen” Oturup tekrar kupona odaklandı. Masasındaki plastik şişeyi, gözlerini ekrandan ayırmadan, içmeye başladı. Kapağı hızlıca kapatıp, “Cevdet Bey!” otuz yaşlarında biri ağır ağır bankonun karşısında belirdi. Ekrana bakmaya devam ederek, “Soldan ikinci kapıya geçin.” dedi. Bankonun önünde, ayaklarını sürüyerek gelen birinin sesi işitildi. Kendine yaklaşan sesi görmek için başını kaldırdı fakat ortalıklarda kimse görünmüyordu.</p>
<p style="text-align: center;">Burnun ucunda küflenmiş peynir kokusu hissetti. Gözlerini güçlükle araladığında gördüğü tek şey sineklerdi. Yatağından doğrulup, perdeleri kaldırdı. Gün çoktan başlamıştı. Kaçırdığı şey ise evindeki kokuydu. Neyin nesi idi bu? Duvardan destek alarak lavaboya yöneldi. Koridordan hızlıca geçerek, kapıyı açtı. Kapının karşısında yıllara meydan okuyan ayna da ilk gördüğü, sapsarı olmuş yüzüydü. Yaklaşıp yüzünü daha yakından inceledi. Derisinin, gözenekleri açılmıştı. Biraz dikkatle bakan herkes bunun farkına varabilirdi. Armatürü sıcak bölümüne çevirerek açtı. Kombinin arızalı olduğunu bir kez daha hatırlamıştı. Armatürü ters yöne çevirerek, irkilerek yüzünü yıkadı. Elinin tersi ile armatürü kapadı. Islak yüzünü havluluğa döndüğünde boş askıyı gördü. “Ne güzel bir sabah” diyerek ıslak elleriyle yüzünü hırpaladı. Birinin kapıyı alacaklı gibi çaldığını duydu. Kapıya yönelirken, banyonun eşiğine serçe parmağını vurdu. Sekerek kapıya yöneldi. Tüm vücuduyla kapı koluna yüklenerek, kapıyı açtı. Nefes nefese kalmış biri ile karşılaştı. “Buyrun?”</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="text-align: right;"><span style="color: #999999;"><strong>ALİ CEVDET</strong></span></h4>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html">Zerre.1 / Bir Dizi Kurgu</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/zerre-1-bir-dizi-kurgu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstila 10003</title>
		<link>https://utopikdunya.com/istila-10003.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/istila-10003.html?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Aug 2018 20:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sci-fi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=704</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ölüm, size bir kez gelecektir Ölüm, bedeninize bir kez dokunacaktır Ama siz, o mavi bulutların ötesinde bir yerde Sonsuza dek yaşayacaksınız&#8230;” Gözlerini açtığında, karanlık bir yerde idi. Başında bir ağrı hissetti. Ayağa kalkmaya çalıştı, bacağı buna engel oluyordu. “Neredeyim ben? Hey, kimse yok mu?” Göz gözü görmüyordu. Birden gözyaşları akmaya başladı. Cece karanlıktan korkardı. 24...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10003.html">İstila 10003</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ölüm, size bir kez gelecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ölüm, bedeninize bir kez dokunacaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ama siz, o mavi bulutların ötesinde bir yerde</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sonsuza dek yaşayacaksınız&#8230;”</strong></p>
</blockquote>
<p>Gözlerini açtığında, karanlık bir yerde idi. Başında bir ağrı hissetti. Ayağa kalkmaya çalıştı, bacağı buna engel oluyordu. “Neredeyim ben? Hey, kimse yok mu?” Göz gözü görmüyordu. Birden gözyaşları akmaya başladı. Cece karanlıktan korkardı. 24 yaşında bir delikanlı olmasına rağmen yanında annesi olmasını yeğlerdi. Yarım adımlarla yürümeye çalışırken ayağına bir şey takıldı. Ağır ağır eğilip ayağına takılan şeyi aldı. Görmeye çalışıyordu ama etraf zifiri karanlıktı. Kendini bir boşluk içindeymiş gibi hissediyordu. Eliyle yerden aldığı şeyi yoklamaya başladı. “Kıvrımları var, boru gibi bir şey bu. Neredeyim ki ben?” Kafası iyice karışmaya başlamıştı. Bir yandan gözyaşlarını siliyor, bir yandan elindeki şeyi yoklamaya devam ediyordu. ”Hey!” Bir ses duymak umuduyla bağırıyordu. Şuan Tek ihtiyacı olan bir canlı varlığı hissetmekti.</p>
<p>“Artık biri bana burada neler olduğunu anlatacak mı? Kafayı yemek üzereyim!” Sonradan gelen iki kişi  bakıştılar. Biri diğerine haydi anlat dercesine kafasıyla işaret etti.  “O uçan yaratıklar, şey” “Ee, uçan yaratıklar?” “Bilmiyoruz! O lanet olası uçan yaratıkların ne olduğunu bilmiyoruz. Cece, onların bir çukurdan çıktıklarını söylemişti.” Üçünün kafası karışık haldeydi. Boş gözlerle birbirlerine bakıyorlardı.</p>
<p>Cece, zifiri karanlıkta ayağının verdiği acıyla ağır ağır ilerlemeye devam ediyordu. Bir yandan içinden tanrıyla yalvarıyordu. Üniversitede okurken tanrıyla ilgili o kadar çok kitap okumuştu ki. Kendi içinde tanrıyı bulduğunu umuyordu. Ta ki zifiri karanlıkta yalnız kalana kadar. Sanki tanrı onu yalnız bırakmıştı. Sabahlara kadar kafa yormak, Allah’ın belası bir yerde yalnız başına gözyaşı dökme için miydi? Çaresizlik insanın içindeki çatışmayı ortaya çıkarıyordu. Bir gariplik sezmeye başlamıştı. Bir gaz bulutu zifiri karanlıkla birlikte çevresini sarıyordu. İçinden sanırım yolun sonuna geldim diye geçiriyordu&#8230;</p>
<h3 style="text-align: right;"> Ali Cevdet</h3>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p><a href="https://utopikdunya.com/istila-10001.html">İstila Serisinin 1. Bölümü için</a></p>
<p><a href="https://utopikdunya.com/istila-10002.html">İstila Serisinin 2. Bölümü için</a></p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10003.html">İstila 10003</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/istila-10003.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstila 10002</title>
		<link>https://utopikdunya.com/istila-10002.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/istila-10002.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Aug 2018 12:38:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu oku]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İstila]]></category>
		<category><![CDATA[Kurgu dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[science fiction]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=677</guid>

					<description><![CDATA[<p>   BÖLÜM 2 Heyecanı gitgide artıyordu. Ne yapacağını bilemez halde yukarı -yardım çığlıkları ile- koşanlara bakıyordu. Çok geçmeden koşanlar onunla aynı kata çıkmıştı bile. “Ne olur yardım et bize.” Üçü birlikte hızlıca içeriye geçtiler. Kapıyı sıkı sıkıya kapatıp, kapıdan uzaklaştılar. Hepsi panik haline duvara yaslanmış, olanları anlamaya çalışıyordu. Ne oluyor, der gibi yabancılara dönmüş bakıyordu....</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10002.html">İstila 10002</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>   BÖLÜM 2</h3>
<p>Heyecanı gitgide artıyordu. Ne yapacağını bilemez halde yukarı -yardım çığlıkları ile- koşanlara bakıyordu. Çok geçmeden koşanlar onunla aynı kata çıkmıştı bile. “Ne olur yardım et bize.” Üçü birlikte hızlıca içeriye geçtiler. Kapıyı sıkı sıkıya kapatıp, kapıdan uzaklaştılar. Hepsi panik haline duvara yaslanmış, olanları anlamaya çalışıyordu. Ne oluyor, der gibi yabancılara dönmüş bakıyordu. “Ne oluyor burada?” demekle yetindi. “Mimi nerede?” dedi yabancılardan biri. Birlikte koşuyorduk. “Aşağı yuvarlanan arkadaşınız?” “Ne! Mimi düştü mü?” “Eyvah!” Ortalık iyice karışmıştı. Olayları anlamaya çalışırken bir de mimi çıkmıştı başına. “Nasıl bir gün bu! Hiçbir şey anlamıyorum.” “En son ne zaman dışarı çıktın?” dedi yabancılardan biri. “Birkaç gün oluyor?” “Belli” “Biri bana burada neler olduğunu açıklayacak mı?!” Yabancıların soluk alıp-verişi düzene girmeye başlıyordu. “Önce her yeri kontrol edelim. Açıkta ne ufak bir delik kalmamalı.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sokakta birden Beyaz garip elbiseler içinde iki kişi belirdi. Havada uçuşan siyah canlılar o kadar çoktu ki, göz bu iki beyaz elbiseli adamı göremiyordu bile. Hızlıca bir kapıdan içeri girdiler. Ellerinde ki hortumları masanın üzerine bırakıp, perdelere yöneldiler. Perdenin ardına geçen adamlar aniden gözden kayboldular. Günlerdir masanın altına saklanan Cece’nin ağzı açık kalmıştı.  Perdelere büyük bir heyecanla koştu. Fakat ardından bir çarpma sesi duyuldu. Cece duvara toslamıştı. “S.ktir!” diye söylendi Cece. “Nereye kayboldu bunlar?” Günlerdir yemek yememiş, kenarda bulduğu suları tüketmişti. Onların da sonu gelmek üzereydi. Perdenin çevresinde gizli bir kol olmalıydı. Sabırsızlıkla kolu aramaya koyuldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Beyaz elbiseli adamlar, zifiri karanlık bir koridorda hızlıca ilerliyordu. Koridor en ufak bir ışık hüzmesi yoktu. Adımları daha da hızlandı. Bir süre ilerledikten sonra adamların üç katı uzunluğunda iki katı genişliğinde bir kapıya vardılar. Kapıda yıllanmış olacak ki bir yaşlının yürüyüşü gibi ağır ağır açılmaya başladı. Kapı açıldıkça büyük bir ışık hüzmesi ortaya çıkıyordu. İçeriden yankılı bir şekilde çığlık sesleri geliyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: right;">ALİ CEVDET</h3>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://utopikdunya.com/istila-10001.html">İstila Serisinin 1. Bölümü için</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10002.html">İstila 10002</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/istila-10002.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstila 10001</title>
		<link>https://utopikdunya.com/istila-10001.html</link>
					<comments>https://utopikdunya.com/istila-10001.html?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Cevdet]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2018 18:32:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İstila]]></category>
		<category><![CDATA[Sinek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://utopikdunya.com/?p=605</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Nefes alamıyorum lala, nefes alamıyorum!&#8221; Oyununu son kez oynamıştı. İnsanlar yabancıydı artık ona. Sadece okuyor ve nefes alıyordu. Her şeyden elini eteğini çekmişti. Anne ve babasından uzaklaşmış, kardeşlerinin yüzüne bakmıyordu. Yine bir gün kitap okurken, pencere açıldı. Sinekler odaya doluşmaya başlamıştı. şaşkınlıkla pencereye koştu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. &#8220;Bu da ne böyle!&#8221; Bu sahne...</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10001.html">İstila 10001</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2 style="text-align: center;">&#8220;Nefes alamıyorum lala, nefes alamıyorum!&#8221;</h2>
</blockquote>
<p>Oyununu son kez oynamıştı. İnsanlar yabancıydı artık ona. Sadece okuyor ve nefes alıyordu. Her şeyden elini eteğini çekmişti. Anne ve babasından uzaklaşmış, kardeşlerinin yüzüne bakmıyordu. Yine bir gün kitap okurken, pencere açıldı. Sinekler odaya doluşmaya başlamıştı. şaşkınlıkla pencereye koştu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. &#8220;Bu da ne böyle!&#8221; Bu sahne ile ilk defa karşılaşıyordu. Pencereyi sıkı sıkıya kapattığından emin oldu. Ardından diğer odalara koştu. Odaların pencereleri kapalıydı. &#8220;S.ktir! Banyonun Camı açık!&#8221; Hemen banyoya koştu. Banyo sinekten geçilmiyordu. &#8220;Bu Allah&#8217;ın cezaları da ne böyle?&#8221; Tam bunları söylerken ağzından bir sinek girdi. Tükürdü. &#8220;Bu ne lan!&#8221; diye bağırarak banyodan hızlıca çıktı. Kapıyı kilitledi. Sinekler artık kapının alt boşluğundan çıkıyordu. Mutfağa koşarak birkaç el bezi kaptı. Hepsini ıslatarak kapının alt boşluğuna sıkıştırdı. Şimdilik ucuz atlatmıştı.</p>
<p>Dışarıda neler olduğunu görmek için salona koştu. Dışarısı sinek istilasına uğramıştı. &#8220;Ne ola ki?&#8221; diye düşünmekten kendini alamadı. Hızlıca koridora gidip banyonun kapısını kontrol etti. Şimdilik bir sorun gözükmüyordu. Kötü bir koku yayılmaya başlamıştı. Sinirleri bozulmaya başladı. Yalnız olmasına içerliyordu artık. Çaresiz anlardı insanlara yalnızlığın iyi bir şey olmadığını anlatan. Beyin Fırtınası yapacak biri bile yoktu yanında. Ne kitaplarla bu konuyu dertleşebilirdi ne de başka bir şeyle. En azından bir evcil hayvanı olmasını yeğlerdi.</p>
<p>Dış kapının ardından bir takım sesler geliyordu. Hemen kapıya koştu. Delikten baktığında ortaklıkta kimsecikler gözükmüyordu. Fakat bağırış seslerini duyuyordu. Derin nefes alarak kapıyı açtı. Bağırış ve vızıldamaları duyuyordu. &#8220;Noluyor Orada?&#8221; Bağırış ve vızıldamalar devam ediyordu. Merdiven boşluğundan aşağı baktı. Gördüğü manzara karşısında ne yapacağını şaşırdı. 4 kişi merdivenlerden yukarı doğru koşuyor arkasından da bir sinek bulutu onları takip ediyordu. &#8220;Yardım Edin! Yardım!&#8221; Derken biri aniden merdivenlerden aşağı yuvarlandı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="text-align: right;">ALİ CEVDET</h4>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://utopikdunya.com/istila-10001.html">İstila 10001</a> appeared first on <a href="https://utopikdunya.com">Ütopik Dünya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://utopikdunya.com/istila-10001.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/


Served from: utopikdunya.com @ 2026-05-25 20:47:37 by W3 Total Cache
-->